Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

astroloji servisi


Haber: Ümit Çilingiroğlu

Astroloji Servisi, İstanbul –  Agustos 2008

Hazır Ol!

Bu emir cümleciğini askerlik yapmış olanlar daha çok duymuşlardır. İkinci emre kadar sabit duruş anlamına gelen komutun, neden, nasıl ve ne zaman yapılması gerektiği kurallarla belirlenmiştir. Günlük yaşantımızda bizde çeşitli vesilelerle, emirden çok kesinlik belirmek için kullanırız ve o durum için hazır olmanın gereklerini yerine getiririz.

Bir ön konuşmadan sonra, birisine “Dört gibi hazır ol geleceğim” dediğimizde, gidilecek yer, varış zamanı ve o yere göre hazırlık şartları her iki taraf için de bellidir. Bildiğimiz durumlar için hazırlanmak kolay. Ya bilmediklerimiz?  

Şimdilerde yoğunlaşmalar, gerek ülkemizin gerekse dünyanın gittikçe büyüyen doğal, sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlarında kilitleniyor. Herkes ayrı telden çalıyor. Yorumlar, öneriler ve çözümler çeşitli. Dünya geneline baktığımızda, hemen hemen her ülkede benzer sorunlar olduğuna göre, düzensizliğin düzeni yaşanıyor diyebiliriz. Problemin parçası olan bizler, çözümünde parçası olduğumuzu kabul ettiğimizde gerçek düzen olasılığını yaşayabilir miyiz? Olasılık bir şeyin olabilme şansı veya olabilirliğidir. Burada somut olmayan için; gözlemi yapan, karar veren ve düşünene göre farklı sonuçlar çıkarılabilir.

Yükleme Teorisi’ni (Attribution Theory) kuramlaştıran Fritz Heider’e göre, insanların iki güçlü güdüsü vardır. Dünya’yı güçlü bir motivasyona göre anlama ve çevreyi kontrol etme ihtiyacı. İnsanlar yüklemeyi sıklıkla otomatik bir şekilde, kişiler ve durumlar hakkındaki izlenimlerine göre yaparlar. Neden, niçin sorusu üzerinde fazla düşünmezler ancak beklenmeyen bir etkiyle karşılaştıklarında nedenselliği ön plana çıkarırlar. Harold Kelley ise, Kovaryasyon Teorisi’nde (Covariation Theory) insanların belli bir etkinin, belli bir nedenle farklı durumlarda bir arada olup olmadığını görmeye çalıştıklarını ortaya koymuştur. Kelley nedensel yüklemelerimizi yaparken kullandığımız üç tip bilgiye dikkat çeker.  

Tutarlılık, ayırt edicilik ve fikir birliği. Bir durum nedeninin yüklemesi yapılırken bu üç unsur öne çıkar. Tutarlılık, davranışlar her zaman aynı etki tepkide mi? Ayırt edicilik, davranışlar kişinin karakter özelliği mi, duruma özel mi? Fikir birliği, herkes aynımı davranıyor? Bu üç boyutlu düşünme formlarıyla durumlar karşısında davranışların yüklemesi ve çözümlemesi yapılır. Kelley’in indirgeme ilkesine göre ise, eğer olası bir neden varsa yükleme ona yönlendirilir. Gelecek kazanımlarıyla ilgili durum yüklemeleri bu ilke çerçevesinde ölçümlenir. Olası bir satışın gerçekleşmesinden önce satıcının ikramıyla, bir kazazedeye yapılan ikram farklı değerlendirilir. Genellikle, insan davranışlarının gerçekleştiği duruma değil, insanların özelliklerine yükleme yapma eğilimindeyizdir. Bu eğilim, Temel Yükleme Hatası (Ross, 1977) olarak adlandırılır. Daha iyi tanıdığımız insanların davranışlarının nedenlerini, kişisel özelliklerden çok duruma yüklerken en belirgin faktörler, sosyal çevre, kültürel, siyasal itki ve dindir.  

Genellikle bir durum karşısındaki tutum değerlendirilirken; kişinin akrabamız, arkadaşımız, partilimiz veya dindaşımız olması, yüklemenin duruma yapılmasıyla sonuçlanır. Tutum sergileyenin kişisel özellikleri ikinci planda kalır. Bir durumda yada bir olasılıkta yükleme, her ne kadar neden ve niçin sorularının yanıtıysa da  bizler onu rahatlıkla sorumluluklardan kaçınmak için kullanabiliriz. Karar verici yada gözlemci olmamıza, daha doğrusu o anki konumumuza göre sonuç çıkarırız. Ancak; Dünya’nın içinde bulunduğu ve gelişmekte olan durumlar, tüm yönleriyle rolleri üstlenmemiz gerekliliğini ortaya koyuyor. Yaşam alanında; gözlemci, karar verici ve uygulayıcı gibi rollerin hepsini aynı durum için kendimize yüklememiz çözümleri yakınlaştırabilir. Bizler seçimlerimiz ve tercihlerimizle varlığımızı arttırmaya çalışırken, sayısız senaryolar olasıdır ama bu düzende sadece biri yaşanacaktır. Bunun için en büyük hazırlık güçlü olmaktır. Güç, hissedilen kuvvettir ve en büyük korkudan büyük olmalıdır. Herkes güçlüdür. Sadece bazılarının farkındalığı daha fazladır.  

Bazılarının da ihtiyaçları diğerlerinden farklıdır. İçsel veya dışsal ne yaşanacaksa yaşansın, senaryoların en büyüğü gerçekleşecek olsun önemli olan, en büyük korkudan güçlü olmaktır. Bu güçse, başkaları tarafından sağlanamayan içsel olgudur. Maddi manevi kaybedileceklerden kaynaklanan korkularla, gerçekleşmeden önce yüzleşmek gücü attıracaktır. Daha derinlere dalmadan, biz bu ay dünyamız ve ülkemizdeki olasılıklara göz atalım, bakalım hazırlıklı olduklarımız neler?


AĞUSTOS AYI POTANSİYELLERİ

Bu ay gökyüzü çok şenlikli. İkinci yarıda başlayacak meteor yağmurları geceleri ışıklandıracak. İki büyük fenomen, 1 Ağustos Güneş Tutulması ve 16 Ağustos Ay Tutulması, gökyüzü etkileşimlerini dünyaya yansıtacak. Yansımaların pek şenlikli olacağı söylenemez. Genele baktığımızda değişen pek bir şey yok. Ekonomik, sosyal ve politik gerginlikler tırmanmaya devam ediyor. Doğa olayları şiddetini arttırıyor. Daha çok yağışlar, seller, kasırgalar, fırtınalar, hortumlar, depremler, volkanik patlamalar ve en önemlisi flora ve faunada tür kayıpları görülebileceklerden. Global tatlı su krizi büyüyecek ve çatışmalara neden olacak. Pakistan ve Hindistan arasındaki çatlak büyüyecek. Dünya çehresini değiştirirken insanlığı da değişime zorluyor. Bu arada bilim, tıp ve teknolojide büyük gelişimler ve keşifler yüz güldürücü olacak. İnsan genomu projesinde beklenmeyen tıkanıklıklar yaşanacak. Yeni enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerjiler gündemi işgal edecek. Güneş’teki dönüşümsel olayları vurgulayan döngülerden, 24üncüsü (Solar 24) beklenenden daha farklı aktive olduğu için kozmik fırtınalar yoğunlaşabilir. Manyetik fırtınaların şiddeti uydu haberleşmelerini etkileyebilir. Radyoaktif kazalar ve buna bağlı radyasyon ölümleri olabilir. İlginç bir galaktik olaya şahitlik edebiliriz. Uzaydan gelecek kütle çekimsel dalgalar yeni açılımlara neden olabilir. Açılan yeni enerji yollarında ilerlemekten korkmadan, hedefleri ve istekleri belirleyip, büyük bir aşk ve sevgiyle kalbinizden geçenlere erişebilirsiniz. Günlük potansiyellere geçmeden tutulmalara bir göz atalım.


TAM GÜNEŞ TUTULMASI (1 AĞUSTOS 2008)

Hava şartları uygun olursa, Türkiye’nin kuzey bölgelerinden kısmen izlenebilecek tam tutulma, Kanada’nın kuzeyinden başlayacak. Grölland ve kuzey kutbunu geçip, Rusya’nın kuzeyinden, Kuzey Buz Denizinden, Sibirya ve Altay’lardan gelerek Çin üzerinde sonlanacak. Türkiye saatiyle 13.21de kuzey Marmara ve Doğu Karadeniz’de Güneş’in %20si kapanmış olarak gözlenebilecek. Tutulmanın en önemli etkileri, teknolojik gerilim ve kapitalizm mekanizmalarının değişmesi olarak söylenebilir. Tutulmadan en çok etkilenebilecek ülke Çin. Can ve mal kayıplı büyük bir deprem, olimpiyatlarda sorunlar, özgürlük hareketlenmeleri yaşanabileceklerden. İran’da da sıcak noktalar hareketleniyor, deprem olasılığının yanı sıra tansiyonlar yükselebilir. Ekonomik yaptırımlar ve baskılar artabilir. İran hükümeti uykusuz geceler geçirebilir. Ülkemizde ise “Kaderi değişim zamanı”. Son geri sayım başlıyor. Güneş tutulmasının, hem Cumhuriyet’in ilan edilmesi (29.10.1923) hem de Meclis’in açılışı (23.04.1920) haritaları üzerindeki vurguları göz önün alındığında, toplum olarak büyük geçişler yaşayacağımızı söyleyebiliriz. Toplumsal korkularımızı açığa çıkaracak politik olayların yanı sıra doğada rahat durmuyor. Şiddetli bir deprem, aşırı yağışların neden olacağı büyük bir yer kayması (Karadeniz) can ve mal kayıpları getirebilir. Politik arenada karşılıklı çekilen silahlar hedefini bulmayabilir. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi baş gösterebilir. Baskıcı tutumlar ve olası suikastlar tüm hesapları değiştirebilir. Korkulanın beklendiği kadar güçlü olmadığı görülebilir. Hukuk sürecine müdahaleler ters tepkilere neden olabilir. Üretim ve tüketim arasındaki açık büyürken, ekonomik değişkenler sıkıntıları arttırabilir. Yönetim sistemleri ve askeri mekanizmalar karşı karşıya kalabilir. Büyük dağın efsanesi ardına saklanmak istenen, asıl gerçek açığa çıkabilir. Pandorra'nın kutusundan, umulmadık kişilerin (büyük bir şirket patronu, meşhur bir sanatçı, eski bir din adamı, dışişlerinden bir bürokrat) akıl almaz ilişkileri fırlayabilir.


PARÇALI AY TUTULMASI  (16 AĞUSTOS 2008)

Yuzde 80'lik Parçalı Ay Tutulması, 16 Ağustos’ta Antarktika’dan başlayıp Kuzey Amerika haricinde dünyanın her yerinden, özellikle Avrupa, Afrika ve Asya’nın batısından tam tutulmaya yakın bir kararmayla gözlenebilecek. Hava açık olursa tutulmanın tamamı ülkemizde de izlenebilecek. Türkiye saatiyle 21.23te Ay Dünya’nın gölgesinden geçmeye başlayacak. Tutulma, Dünya üzerinde yaşanmakta olanları güçlendirirken, Türkiye’deki külleri alevlendirecek. Tutulmanın en büyük etkisi, halkımızın geçmiş acılarının şekillenmesinde yaşanacak. Toplumsal kutuplaşmalar büyüyerek, geri dönülmez noktalara gelinebilir. Siyasal araçlar değişebilir. Terörle bağlantılı olduğu farz edilen olayların asıl nedenleri açığa çıkabilir. Gecikmiş hesaplaşmaları tetikleyen çarpıcı yeni sosyo-politik olaylar, gelişim sancıları içindeki halkın önlenemez tepkilerine neden  olabilir. Politika sahnesine çıkan yeni isimler bekleneni vermeyebilir. Yönetim mekanizmalarındaki büyük değişim, ekonomide ve dış politikada sarsıntılar getirebilir.


1 AĞUSTOS: Yeni Ay Aslan burcundayken, Güneş’te ve Merkür gezegeninde tutulma yaşanmakta. Hayal gücü, sezgisel güç, konuşma gücü ve entelektüel bilincin yüksek olduğu bir gün. Pandora kutusu aralanıyor. Diğer insanların tepkilerine karşı aşırı duyarlılık gözlenebilir. Ev ve sağlıkla ilgili olaylara dikkat.

2 AĞUSTOS: Duygusal açıdan tatmin olmak için gerekli olanlarla ilgili istenmeyen olaylar yaşanabilir. Kalabalık ortamlarda terörist eylemler gözlenebilir. Yeni guruplaşmalar ve politik açılımlar tepki çekebilir. Güzellik ihtiyacını tatmin için, yaratıcı enerjiler sanata, müziğe yönlendirilebilir. Tüm olaylardan uzak doğayla baş başa bir hafta sonu planlanabilir.

4 AĞUSTOS: Ay güney yarıküre hareketinde. Skandal açıklamalar, suçlamalar duyulabilir. Duygular Aşil cehennemini andırabilir. İletişim sektöründe aksilikler, tıkanıklıklar görülebilir. Banka ve borsa sektöründe karışıklılar ekonomik kayıpların büyümesine, sıcak paranın kesilmesine neden olabilir. Kısa ve orta vadeli yatırımlardan kaçınıp, nakitte kalmak karlı olabilir.Aşırı yağışlar sel baskınlarına, can ve mal kayıplarına neden olabilir. Denizde oluşabilecek bir kaza doğal alanlara zarar verebilir.

5 AĞUSTOS: Gelecekle ilgili önemli kararların alınabileceği, yaratıcı düşüncelerin hayata geçirebileceği, kaza potansiyeli yüksek bir gün. Hava trafiğinde aksaklıklar yaşanabilir. Yönetim kadroları yeni uygulamaları hayata geçirebilirler. Askeri kadro değişiklikleriyle ilgili açıklamalar yapılabilir. Özgürlükçü hareket farklı boyutlara taşınabilir. Toplum önderlerinden disiplinsiz açılımlar, diktatörce söylemler duyulabilir. Aşk ilişkilerinde, eril ağırlıklı  huzursuzluklar gözlenebilir.  

6 AĞUSTOS: Venüs gezegeni Başak burcunda. Duygu ve düşüncelerin iş hayatında ve hizmet sektöründe yoğunlaşacağı bir dönem. İş yerindeki arkadaşlıklar ve dostluklar güçlenebilir. Tansiyonu yüksek, değişiklikler yapmaya uygun olmayan bir gün. Kızgınlık ve öfke nöbetlerine dikkat, kabaran fiziksel enerji istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Çatışmalardan kaçınılabilir. Her duyulana inanmak, sonucu beklememek yanlış anlaşılmalara ve yanlış yönlendirilmelere neden olabilir. Beklenilmeyen bir patlama yaşanabilir. 

7 AĞUSTOS: Sabah 10.00dan öğlen 12.30a kadar Ay boşlukta, önemli işlerinize bu süreçte ara verebilirsiniz. Olaylara soğukkanlı bakış açısı, sonuç değerlendirmelerini etkileyebilir. İyimser ve neşeli tavırlar çıkabilecek anlaşmazlıkları engelleyebilir. Sosyal yaşamda hareketlilik görülebilir. Asker sivil toplum etkileşimi yaşanabilir.

8.8.8: Sekiz Ağustos iki bin sekiz. Söylendiğinde veya harflerle yazıldığında pek te özel gelmiyor değil mi? Her sene böylesi bir özel addedilen bir tarih yaşanır. Bu senekinin en büyük özelliği 29. Yaz Olimpiyat oyunlarının başlama günü olmasıdır. Yaşanan her an özeldir ve tekrarı yoktur. Böylesi tarihlerde yaşananlar kolay hatırlanır. Bu günlere rastlatılmaya çalışılan doğum, nişan, düğün gibi özel anlar, gelecekte unutulma bahanelerine yetmeyebilir. Her ne kadar Ay, Jüpiter olumlu etkileşimiyle spor faaliyetlerine iyi bir yön veriyorsa da, bir takım protesto eylemleri, özellikle kadınlarda suiistimal ve doping olasılıkları gözlenebilir. Toplumda bir süredir yaşanan gerginlikler, büyük bir gelişme kaydedebilir. Yeni dini açılımlar gözlenebilir. Uzak doğuda, Pasifik’te büyük bir tayfun zararlara neden olabilir.                                

10 AĞUSTOS: Merkür gezegeni Başak burcunda. Bilişim ve iletişimde mükemmellik arayışları sürerken, uydu haberleşmelerinde ve medya sektöründe sıkıntılar yaşanabilir. İşkolikçe çalışmalara ara verip, dinlenmek ve eğlenmek performansı arttırabilir. Biyolojik çeşitlilik ve türler üzerindeki baskı, açlık ve susuzluk yok oluşları hızlandırabilir. Yetkin kişilerin, doğru yerlere, doğru işlere atanması problemlere çözüm getirebilir. 

11 AĞUSTOS: Duygularla benlik arasında kurulan köprüler ilişkilerin yönünü değiştirebilir. Kişisellik ifade edilirken soğuk ve hissiz davranışlar yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Toplumsal sağlıkla ilgili konularda yenilikler, uygulama güçlükleri sorunların büyümesine neden olabilir. Yiyecek zehirlenmeleri veya bağırsak salgınları görülebilir. Toplumdan saklananlarla ilgili uluslar arası bilgilendirme mekanizmaları harekete geçebilir. Skandal anlaşma ve sözleşmeler açıklanabilir.

12 AĞUSTOS: Sabahtan öğle tatiline kadar ay boşlukta, imzalanan önemi evraklara dikkat. Parti liderleri arasında sert atışmalar yaşanabilir. Ekonomi politikaları iflasın eşiğine gelebilir. Sigorta sektöründe büyük bir kriz patlak verebilir. Alış verişlerde sahte paralar kullanılabilir. Güney Amerika ülkelerinde (Bolivya) karışıklıklar ve çatışmalar yaşanabilir.

13 AĞUSTOS: Güven arayışlarının yüksek olduğu bir gün. İkili ilişkilerde ve ortaklıklarda güvensizliğe dayalı sorunlar yaşanabilir. Yönetim mekanizmalarının, toplumsal güveni tazelemek zorunda kalacakları olaylar gelişebilir. Finansla ilgili konularda sert etkiler, kayıplar yaşanabilir.

14 AĞUSTOS: Başarısızlık düşünceleri ve motivasyonun düşmesiyle değerlendirmelerde sorunlar yaşanabilir. İdari mekanizmalarda ve üst yönetimlerde skandallar arka arkaya gelebilir. Aldatılmalara karşı hazırlıklı olmak zararları azaltabilir. Çok duygusal olunduğu halde, bunu saklamaya çalışmak aşk ilişkilerinde anlaşmazlıklara neden olabilir. Galaktik anormaliler, Güneş’te patlamalar gözlenebilir. Dünya genelinde sıcaklık ve ateş yükselebilir.

15 AĞUSTOS: Skandallar uluslar arası boyuta taşınabilir. Hiç beklenilmeyen aldatılmalar yaşanabilir. Çok önemli kişilerin foyaları ortaya çıkabilir. Sorumluluk sahibi olanlar, fantezilerin ardına saklanarak asli görevlerinden kaçınabilirler. Uzun vadeli çalışmalar ve yatırımlarda, objektif yaklaşımlar ve ciddi tutumlar partner bulmayı kolaylaştırabilir. Yaygın ve yüksek öğrenimle ilgi yeni uygulamalar karışıklara neden olabilir.

16 AĞUSTOS: Ay, Kova burcundayken dolunay ve parçalı tutulma gerçekleşmekte. Ahlaki değer yargılarının değişmesini gerektirecek olaylar yaşanabilir. İdeallere ulaşmak için çalışma ritmini yükseltmek gerekebilir. Büyük paralar kazama hayaliyle yapılan yatırımlar uygunsuz ve zamansız olabilir. Para harcamalarında dikkat, gereksiz alımlar yapılabilir. Yersiz üstünlük ve egemenlik gösterileri yapılabilir. Olaylar karşısında duyulacak öfke, fiziksel zararlar getirebilir. Cinsel arzular güçlenebilir.

18 AĞUSTOS: Evrensel enerji akışı yoğunlaşabilir. İnsan sağlığıyla ilgili çok önemli keşifler açıklanabilir. Güçlenen hayal gücü ve yaratıcılık kabiliyeti beklenmeyen sanatsal eserlerin ortaya çıkmasına yardımcı olabilir. Uyuşturuculara ve ilaçlara dikkat, alerjilere yaşanabilir. Suyun neden olacağı toplu enfeksiyonlar çıkabilir.

19 AĞUSTOS: Ay kuzeyde ve Mars gezegeni Terazi burcuna giriyor. Öğlen 12.00den saat 15.00a kadar olan süreçte Ay boşlukta, önemli sözleşmelerin imzalanmasında dikkat. Öfke ve nefret duygularının kontrol edilmesinde zorluklar yaşanabilir. Diğerlerine karşı hoşgörülü ve toleranslı olmak problemlerin çözümüne yardımcı olabilir. İğneleyici sözler gerginlikleri arttırabilir. Doğru zamanda doğru sözler söylenemeyebilir. Duygusal çöküntülerle başa çıkmak için, enerjiler sportif faaliyetlere yönlendirilebilir

20 AĞUSTOS: Liderlik motivasyonun güçlü olduğu bir gün. Başkalarının kaybından doğan kazançlar uzun vadeli olmayabilir. Bu gün enerjiler, akıl ve iletişim, sevgi ve aşk üzerinde yoğunlaşmış durumda. İkilemler yaşanabilir. Kullanılan sözcüklere dikkat, mesafeler açılabilir.

21 AĞUSTOS: Duyguları kontrol etmekte zorlanılmayacak bir gün. Psişik ve ruhani yönden gelişim için duygu ve düşünceler yoğunlaştırılabilir. Drama eksenli bağımlılıklar artabilir. İki yüzlü karakterlere dikkat, oluşumlarda beklenen sağlamlık kurulamayabilir. İletişim ve bilişim sektöründe yeni atılımlar gözlenebilir. Asparagas haberler yayılabilir.

22 AĞUSTOS: Güneş Başak burcunda. Duygu ve düşünceler olası korkunç sonlar üzerinde yoğunlaşabilir. İtibar ve saygıyı sarsıcı bilgilere ulaşılabilir. Danışmanlık hizmetlerinden faydalananlar yanlış yönlendirilebilir. İbret alınacak olaylar ve suyla ilgili afetler yaşanabilir.

23 AĞUSTOS: Ay son dördün konumunda İkizler burcunda. Çatışmaların temeli yanlış anlaşılmalar olabilir. Yorum farlılıkları gerilimi arttırabilir. İnatçı ve dik kafalı tutumlar çözümsüzlüğü tırmandırabilir. Ortalığı daha da karıştırıcı provokasyonlar görülebilir. Din ve hukuk aktörleri sakinleştirici rol alabilir. Sert esen rüzgarlar aniden yön değiştirebilir.

25 AĞUSTOS: Doğu Asya ülkelerinde sıkıntılı olaylar, patlamalar yaşanabilir. Politikada sahnesinde, güven tazeleyici tasfiye işlemleri yapılabilir. Toplumun inanç mekanizmaları sarsılabilir. Kuruntular ve vesveseyle şekillenenler hayal gücünden kaynaklanabilir.. Duygu ve düşünceler gerilimli ortamdan çok etkilenebilir ve istenmeyen tepkisel davranışlar ortaya çıkabilir.

26 AĞUSTOS: Neyin başladığıyla ilgili ilk anlayış, kaderi oluşumlar ve beklentilerle örtüşmeyebilir. Özgürlükçü düşünceleri diktatörce söylemlerle dile getirmek hassasiyetleri arttırabilir. Bilerek riskli ve tehlikeli sularda gezinmek iflaslara neden olabilir. Sertleşme ve restleşmelerden kaçınılabilir. Sezgilere ve rüyalara dikkat, iç sesi dinlemek riskleri azaltabilir.

27 AĞUSTOS: Diplomasi örneği konuşmalar toplumun beklentilerine cevap vermeyebilir. Baskıcı politikalar kaos ortamlarını tetikleyebilir. Gereksiz alınan riskler, umulmadık şekilde tehlikenin erken gerçekleşmesine neden  olabilir. Beklenmeyen bir cinayet olaylar zincirini başlatabilir. Uluslar arası ekonomi ve para politikalarıyla ilgili yeni açılımların ardından kapitalizmin değişen mekanizmaları çıkabilir.

28 AĞUSTOS: Benzer otoriter pozisyonda olanlar farklı söylem ve eylem içinde olabilirler. Yapılmak istenen ayarlamalar, hukuki ve bürokratik engellere takılabilir. Toplumun tepkileri, yasa koyucular ve devlet liderlerinden gelecek sinyallerle değişebilir. Duygusal karmaşa ve konuşmalarda sertlikler gözlenebilir. Uzak diyarlardan gelecek ekonomik çöküş haberleri, ülkemizde hezeyanlara ve para işlemlerinde, bankacılık sektöründe büyük düşüşlere neden olabilir. Ani tepkilerden sakınmak gerekebilir. Acı verici, şiddet içeren terörist saldırılar yalanabilir.

29 AĞUSTOS: Merkür gezegeni Terazi burcunda. Entelektüel ve akıllı iletişimlerin kurulabileceği bir dönem. Konuşmalardaki denge unsurunun hissedilmesi problemlerin çözümünde önemli rol oynayabilir. Uç noktaları vurgulayan ve uçları koruyan diyaloglar faydadan çok zarar getirebilir. Değişimin acı yüzü aniden ortaya çıkabilir. Büyük yaratıcı enerjiler, yakıcı şiddette olabilir.

30 AĞUSTOS: Venüs gezegeni de, Merkür gibi bu ay ikinci burç değişimini gerçekleştiriyor ve Terazi burcuna geçiyor. Bu süreçte, simgelediği güzellik anlayışını her türlü ilişkiye yansıtabilir. Psişik vibrasyonlar yükselebilir. İdeolojik ve moral durumlarda gerginlik hissedilebilir.

31 AĞUSTOS: Yeniay Başak burcunda kendini gösteriyor. Yeni sistemler, yeni başlangıçlar için uygun hareketlilik gözlenebilir. Suçlamaları yönlendirenlerin gerçek amaçları ortaya çıkabilir. Başarı beklentileri boşuna olabilir. Kişisel güç deklare etmek isteyenlerin, amirane ve diktatörce söylemleri gerginlikleri arttırabilir. Politik ve siyasi atamalar hoşa gitmeyebilir.


BAŞAK BURCU

22 AĞUSTOS:  – 22 EYLÜL

Disiplinli, akıllı, titiz, temiz, merhametli, gerekçi, işkolik ve ekip çalışmasına düşkünlük Başak burcunu tanımlayan sıfatların başında gelir. Sosyal sorumluluk projelerinde, derneklerde ve vakıflarda  rol almaktan hoşlanabilirler. Hizmete yönelik işlerde başarılı olabilirler. Bilimsel ve metotlu çalışırlar. Mükemmeli ararlar. Bilgiçlik taslayabilirler. Şüphecidirler. Dikkatsizlikleri çok olabilir. Kimi zaman, ben merkezci ve melankoliktirler. Yoksulluk ve hastalıktan herkesten daha fazla korkarlar. Detaylara önem verirler. Görünen her şeyi didik didik inceleyip,  kritik edebilirler.

Yönetici gezegeni Merkür’dür.


Gökeşleğinde bir takım yıldız olan Başak, Bakire, Sünbüle, Huşe, Azra, Salkım ve Virgo gibi isimlerle de anılır. Tam olarak bu ismin nerden kaynaklandığı açık değildir. Bir öyküye göre, Grek mitolojisinde tarlaların ve büyümekte olan ürünlerin tanrıçası olan Demeter’den (Roman mitolojsinde Ceres) kaynaklandığı anlatılmaktadır. Bu anlatımda tanrıça, bir elinde bir palmiye dalı diğer elinde ise bir buğday başağı tutmaktadır. Takımyıldızın ve içerdiği yıldızların başakla ilgili olan adları bu imgeden gelmektedir.(Yıldız Adları Sözlüğü/Mustafa Putlar/T.İş Bank.Kül.Yay.)


2008 © indigodergisi.com


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ümit Çilingiroğlu, 1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği kurucusu. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11