|
astroloji servisi
Haber:
Ümit Çilingiroğlu
Astroloji Servisi, İstanbul
– Agustos
2008
Hazır Ol!
Bu emir cümleciğini
askerlik yapmış olanlar daha çok duymuşlardır. İkinci emre kadar sabit duruş
anlamına gelen komutun, neden, nasıl ve ne zaman yapılması gerektiği
kurallarla belirlenmiştir. Günlük yaşantımızda bizde çeşitli vesilelerle,
emirden çok kesinlik belirmek için kullanırız ve o durum için hazır olmanın
gereklerini yerine getiririz.

Bir ön konuşmadan sonra,
birisine “Dört gibi hazır ol geleceğim” dediğimizde, gidilecek yer, varış
zamanı ve o yere göre hazırlık şartları her iki taraf için de bellidir.
Bildiğimiz durumlar için hazırlanmak kolay. Ya bilmediklerimiz?
Şimdilerde yoğunlaşmalar,
gerek ülkemizin gerekse dünyanın gittikçe büyüyen doğal, sosyal, siyasal ve
ekonomik sorunlarında kilitleniyor. Herkes ayrı telden çalıyor. Yorumlar,
öneriler ve çözümler çeşitli. Dünya geneline baktığımızda, hemen hemen her
ülkede benzer sorunlar olduğuna göre, düzensizliğin düzeni yaşanıyor
diyebiliriz. Problemin parçası olan bizler, çözümünde parçası olduğumuzu
kabul ettiğimizde gerçek düzen olasılığını yaşayabilir miyiz? Olasılık bir
şeyin olabilme şansı veya olabilirliğidir. Burada somut olmayan için;
gözlemi yapan, karar veren ve düşünene göre farklı sonuçlar çıkarılabilir.
Yükleme Teorisi’ni (Attribution
Theory) kuramlaştıran Fritz Heider’e göre, insanların iki güçlü güdüsü
vardır. Dünya’yı güçlü bir motivasyona göre anlama ve çevreyi kontrol etme
ihtiyacı. İnsanlar yüklemeyi sıklıkla otomatik bir şekilde, kişiler ve
durumlar hakkındaki izlenimlerine göre yaparlar. Neden, niçin sorusu
üzerinde fazla düşünmezler ancak beklenmeyen bir etkiyle karşılaştıklarında
nedenselliği ön plana çıkarırlar. Harold Kelley ise, Kovaryasyon Teorisi’nde
(Covariation Theory) insanların belli bir etkinin, belli bir nedenle farklı
durumlarda bir arada olup olmadığını görmeye çalıştıklarını ortaya
koymuştur. Kelley nedensel yüklemelerimizi yaparken kullandığımız üç tip
bilgiye dikkat çeker.
Tutarlılık,
ayırt edicilik ve fikir birliği. Bir durum nedeninin yüklemesi yapılırken bu
üç unsur öne çıkar. Tutarlılık, davranışlar her zaman aynı etki tepkide mi?
Ayırt edicilik, davranışlar kişinin karakter özelliği mi, duruma özel mi?
Fikir birliği, herkes aynımı davranıyor? Bu üç boyutlu düşünme formlarıyla
durumlar karşısında davranışların yüklemesi ve çözümlemesi yapılır.
Kelley’in indirgeme ilkesine göre ise, eğer olası bir neden varsa yükleme
ona yönlendirilir. Gelecek kazanımlarıyla ilgili durum yüklemeleri bu ilke
çerçevesinde ölçümlenir. Olası bir satışın gerçekleşmesinden önce satıcının
ikramıyla, bir kazazedeye yapılan ikram farklı değerlendirilir. Genellikle,
insan davranışlarının gerçekleştiği duruma değil, insanların özelliklerine
yükleme yapma eğilimindeyizdir. Bu eğilim, Temel Yükleme Hatası (Ross, 1977)
olarak adlandırılır. Daha iyi tanıdığımız insanların davranışlarının
nedenlerini, kişisel özelliklerden çok duruma yüklerken en belirgin
faktörler, sosyal çevre, kültürel, siyasal itki ve dindir.
Genellikle bir durum
karşısındaki tutum değerlendirilirken; kişinin akrabamız, arkadaşımız,
partilimiz veya dindaşımız olması, yüklemenin duruma yapılmasıyla
sonuçlanır. Tutum sergileyenin kişisel özellikleri ikinci planda kalır. Bir
durumda yada bir olasılıkta yükleme, her ne kadar neden ve niçin sorularının
yanıtıysa da bizler onu rahatlıkla sorumluluklardan kaçınmak için
kullanabiliriz. Karar verici yada gözlemci olmamıza, daha doğrusu o anki
konumumuza göre sonuç çıkarırız. Ancak; Dünya’nın içinde bulunduğu ve
gelişmekte olan durumlar, tüm yönleriyle rolleri üstlenmemiz gerekliliğini
ortaya koyuyor. Yaşam alanında; gözlemci, karar verici ve uygulayıcı gibi
rollerin hepsini aynı durum için kendimize yüklememiz çözümleri
yakınlaştırabilir. Bizler seçimlerimiz ve tercihlerimizle varlığımızı
arttırmaya çalışırken, sayısız senaryolar olasıdır ama bu düzende sadece
biri yaşanacaktır. Bunun için en büyük hazırlık güçlü olmaktır. Güç,
hissedilen kuvvettir ve en büyük korkudan büyük olmalıdır. Herkes
güçlüdür. Sadece bazılarının farkındalığı daha fazladır.
Bazılarının
da ihtiyaçları diğerlerinden farklıdır. İçsel veya dışsal ne yaşanacaksa
yaşansın, senaryoların en büyüğü gerçekleşecek olsun önemli olan, en büyük
korkudan güçlü olmaktır. Bu güçse, başkaları tarafından sağlanamayan içsel
olgudur. Maddi manevi kaybedileceklerden kaynaklanan korkularla,
gerçekleşmeden önce yüzleşmek gücü attıracaktır. Daha derinlere dalmadan,
biz bu ay dünyamız ve ülkemizdeki olasılıklara göz atalım, bakalım
hazırlıklı olduklarımız neler?
AĞUSTOS AYI
POTANSİYELLERİ
Bu ay gökyüzü çok
şenlikli. İkinci yarıda başlayacak meteor yağmurları geceleri
ışıklandıracak. İki büyük fenomen, 1 Ağustos Güneş Tutulması ve 16 Ağustos
Ay Tutulması, gökyüzü etkileşimlerini dünyaya yansıtacak. Yansımaların pek
şenlikli olacağı söylenemez. Genele baktığımızda değişen pek bir şey yok.
Ekonomik, sosyal ve politik gerginlikler tırmanmaya devam ediyor. Doğa
olayları şiddetini arttırıyor. Daha çok yağışlar, seller, kasırgalar,
fırtınalar, hortumlar, depremler, volkanik patlamalar ve en önemlisi flora
ve faunada tür kayıpları görülebileceklerden. Global tatlı su krizi
büyüyecek ve çatışmalara neden olacak. Pakistan ve Hindistan arasındaki
çatlak büyüyecek. Dünya çehresini değiştirirken insanlığı da değişime
zorluyor. Bu arada bilim, tıp ve teknolojide büyük gelişimler ve keşifler
yüz güldürücü olacak. İnsan genomu projesinde beklenmeyen tıkanıklıklar
yaşanacak. Yeni enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerjiler gündemi
işgal edecek. Güneş’teki dönüşümsel olayları vurgulayan döngülerden,
24üncüsü (Solar 24) beklenenden daha farklı aktive olduğu için kozmik
fırtınalar yoğunlaşabilir. Manyetik fırtınaların şiddeti uydu
haberleşmelerini etkileyebilir. Radyoaktif kazalar ve buna bağlı radyasyon
ölümleri olabilir. İlginç bir galaktik olaya şahitlik edebiliriz. Uzaydan
gelecek kütle çekimsel dalgalar yeni açılımlara neden olabilir. Açılan yeni
enerji yollarında ilerlemekten korkmadan, hedefleri ve istekleri belirleyip,
büyük bir aşk ve sevgiyle kalbinizden geçenlere erişebilirsiniz. Günlük
potansiyellere geçmeden tutulmalara bir göz atalım.
TAM GÜNEŞ TUTULMASI (1
AĞUSTOS 2008)

Hava şartları uygun
olursa, Türkiye’nin kuzey bölgelerinden kısmen izlenebilecek tam tutulma,
Kanada’nın kuzeyinden başlayacak. Grölland ve kuzey kutbunu geçip, Rusya’nın
kuzeyinden, Kuzey Buz Denizinden, Sibirya ve Altay’lardan gelerek Çin
üzerinde sonlanacak. Türkiye saatiyle 13.21de kuzey Marmara ve Doğu
Karadeniz’de Güneş’in %20si kapanmış olarak gözlenebilecek. Tutulmanın en
önemli etkileri, teknolojik gerilim ve kapitalizm mekanizmalarının değişmesi
olarak söylenebilir. Tutulmadan en çok etkilenebilecek ülke Çin. Can ve mal
kayıplı büyük bir deprem, olimpiyatlarda sorunlar, özgürlük hareketlenmeleri
yaşanabileceklerden. İran’da da sıcak noktalar hareketleniyor, deprem
olasılığının yanı sıra tansiyonlar yükselebilir. Ekonomik yaptırımlar ve
baskılar artabilir. İran hükümeti uykusuz geceler geçirebilir. Ülkemizde ise
“Kaderi değişim zamanı”. Son geri sayım başlıyor. Güneş tutulmasının, hem
Cumhuriyet’in ilan edilmesi (29.10.1923) hem de Meclis’in açılışı
(23.04.1920) haritaları üzerindeki vurguları göz önün alındığında, toplum
olarak büyük geçişler yaşayacağımızı söyleyebiliriz. Toplumsal korkularımızı
açığa çıkaracak politik olayların yanı sıra doğada rahat durmuyor. Şiddetli
bir deprem, aşırı yağışların neden olacağı büyük bir yer kayması (Karadeniz)
can ve mal kayıpları getirebilir. Politik arenada karşılıklı çekilen
silahlar hedefini bulmayabilir. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi
baş gösterebilir. Baskıcı tutumlar ve olası suikastlar tüm hesapları
değiştirebilir. Korkulanın beklendiği kadar güçlü olmadığı görülebilir.
Hukuk sürecine müdahaleler ters tepkilere neden olabilir. Üretim ve tüketim
arasındaki açık büyürken, ekonomik değişkenler sıkıntıları arttırabilir.
Yönetim sistemleri ve askeri mekanizmalar karşı karşıya kalabilir. Büyük
dağın efsanesi ardına saklanmak istenen, asıl gerçek açığa çıkabilir.
Pandorra'nın kutusundan, umulmadık kişilerin (büyük bir şirket patronu, meşhur
bir sanatçı, eski bir din adamı, dışişlerinden bir bürokrat) akıl almaz
ilişkileri fırlayabilir.
PARÇALI AY TUTULMASI
(16 AĞUSTOS 2008)

Yuzde 80'lik
Parçalı Ay Tutulması, 16 Ağustos’ta Antarktika’dan başlayıp Kuzey Amerika
haricinde dünyanın her yerinden, özellikle Avrupa, Afrika ve Asya’nın
batısından tam tutulmaya yakın bir kararmayla gözlenebilecek. Hava açık
olursa tutulmanın tamamı ülkemizde de izlenebilecek. Türkiye saatiyle
21.23te Ay Dünya’nın gölgesinden geçmeye başlayacak. Tutulma, Dünya üzerinde
yaşanmakta olanları güçlendirirken, Türkiye’deki külleri alevlendirecek.
Tutulmanın en büyük etkisi, halkımızın geçmiş acılarının şekillenmesinde
yaşanacak. Toplumsal kutuplaşmalar büyüyerek, geri dönülmez noktalara
gelinebilir. Siyasal araçlar değişebilir. Terörle bağlantılı olduğu farz
edilen olayların asıl nedenleri açığa çıkabilir. Gecikmiş hesaplaşmaları
tetikleyen çarpıcı yeni sosyo-politik olaylar, gelişim sancıları içindeki
halkın önlenemez tepkilerine neden olabilir. Politika sahnesine çıkan yeni
isimler bekleneni vermeyebilir. Yönetim mekanizmalarındaki büyük değişim,
ekonomide ve dış politikada sarsıntılar getirebilir.
1 AĞUSTOS:
Yeni Ay Aslan burcundayken, Güneş’te ve Merkür gezegeninde
tutulma yaşanmakta. Hayal gücü, sezgisel güç, konuşma gücü ve entelektüel
bilincin yüksek olduğu bir gün. Pandora kutusu aralanıyor. Diğer insanların
tepkilerine karşı aşırı duyarlılık gözlenebilir. Ev ve sağlıkla ilgili
olaylara dikkat.
2 AĞUSTOS:
Duygusal açıdan tatmin olmak için gerekli olanlarla ilgili
istenmeyen olaylar yaşanabilir. Kalabalık ortamlarda terörist eylemler
gözlenebilir. Yeni guruplaşmalar ve politik açılımlar tepki çekebilir.
Güzellik ihtiyacını tatmin için, yaratıcı enerjiler sanata, müziğe
yönlendirilebilir. Tüm olaylardan uzak doğayla baş başa bir hafta sonu
planlanabilir.
4
AĞUSTOS: Ay güney yarıküre hareketinde. Skandal
açıklamalar, suçlamalar duyulabilir. Duygular Aşil cehennemini andırabilir.
İletişim sektöründe aksilikler, tıkanıklıklar görülebilir. Banka ve borsa
sektöründe karışıklılar ekonomik kayıpların büyümesine, sıcak paranın
kesilmesine neden olabilir. Kısa ve orta vadeli yatırımlardan kaçınıp,
nakitte kalmak karlı olabilir.Aşırı yağışlar sel baskınlarına, can ve mal
kayıplarına neden olabilir. Denizde oluşabilecek bir kaza doğal alanlara
zarar verebilir.
5 AĞUSTOS:
Gelecekle ilgili önemli kararların alınabileceği, yaratıcı
düşüncelerin hayata geçirebileceği, kaza potansiyeli yüksek bir gün. Hava
trafiğinde aksaklıklar yaşanabilir. Yönetim kadroları yeni uygulamaları
hayata geçirebilirler. Askeri kadro değişiklikleriyle ilgili açıklamalar
yapılabilir. Özgürlükçü hareket farklı boyutlara taşınabilir. Toplum
önderlerinden disiplinsiz açılımlar, diktatörce söylemler duyulabilir. Aşk
ilişkilerinde, eril ağırlıklı huzursuzluklar gözlenebilir.
6 AĞUSTOS:
Venüs gezegeni Başak burcunda. Duygu ve düşüncelerin iş
hayatında ve hizmet sektöründe yoğunlaşacağı bir dönem. İş yerindeki
arkadaşlıklar ve dostluklar güçlenebilir. Tansiyonu yüksek, değişiklikler
yapmaya uygun olmayan bir gün. Kızgınlık ve öfke nöbetlerine dikkat, kabaran
fiziksel enerji istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Çatışmalardan
kaçınılabilir. Her duyulana inanmak, sonucu beklememek yanlış anlaşılmalara
ve yanlış yönlendirilmelere neden olabilir. Beklenilmeyen bir patlama
yaşanabilir.
7 AĞUSTOS:
Sabah 10.00dan öğlen 12.30a kadar Ay boşlukta, önemli
işlerinize bu süreçte ara verebilirsiniz. Olaylara soğukkanlı bakış açısı,
sonuç değerlendirmelerini etkileyebilir. İyimser ve neşeli tavırlar
çıkabilecek anlaşmazlıkları engelleyebilir. Sosyal yaşamda hareketlilik
görülebilir. Asker sivil toplum etkileşimi yaşanabilir.
8.8.8:
Sekiz Ağustos iki bin sekiz. Söylendiğinde veya harflerle
yazıldığında pek te özel gelmiyor değil mi? Her sene
böylesi bir özel addedilen bir tarih yaşanır. Bu senekinin en büyük özelliği
29. Yaz Olimpiyat oyunlarının başlama günü olmasıdır. Yaşanan
her an özeldir ve tekrarı yoktur. Böylesi tarihlerde yaşananlar kolay
hatırlanır. Bu günlere rastlatılmaya çalışılan doğum, nişan, düğün gibi özel
anlar, gelecekte unutulma bahanelerine yetmeyebilir. Her ne kadar Ay,
Jüpiter olumlu etkileşimiyle spor faaliyetlerine iyi bir yön veriyorsa da,
bir takım protesto eylemleri, özellikle kadınlarda suiistimal ve doping
olasılıkları gözlenebilir. Toplumda bir süredir yaşanan gerginlikler, büyük
bir gelişme kaydedebilir. Yeni dini açılımlar gözlenebilir. Uzak doğuda,
Pasifik’te büyük bir tayfun zararlara neden
olabilir.

10 AĞUSTOS:
Merkür gezegeni Başak burcunda. Bilişim ve iletişimde
mükemmellik arayışları sürerken, uydu haberleşmelerinde ve medya sektöründe
sıkıntılar yaşanabilir. İşkolikçe çalışmalara ara verip, dinlenmek ve
eğlenmek performansı arttırabilir. Biyolojik çeşitlilik ve türler üzerindeki
baskı, açlık ve susuzluk yok oluşları hızlandırabilir. Yetkin kişilerin,
doğru yerlere, doğru işlere atanması problemlere çözüm getirebilir.
11 AĞUSTOS:
Duygularla benlik arasında kurulan köprüler ilişkilerin
yönünü değiştirebilir. Kişisellik ifade edilirken soğuk ve hissiz
davranışlar yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Toplumsal sağlıkla ilgili
konularda yenilikler, uygulama güçlükleri sorunların büyümesine neden
olabilir. Yiyecek zehirlenmeleri veya bağırsak salgınları görülebilir.
Toplumdan saklananlarla ilgili uluslar arası bilgilendirme mekanizmaları
harekete geçebilir. Skandal anlaşma ve sözleşmeler açıklanabilir.
12 AĞUSTOS:
Sabahtan öğle tatiline kadar ay boşlukta, imzalanan
önemi evraklara dikkat. Parti liderleri arasında sert atışmalar yaşanabilir.
Ekonomi politikaları iflasın eşiğine gelebilir. Sigorta sektöründe büyük bir
kriz patlak verebilir. Alış verişlerde sahte paralar kullanılabilir. Güney
Amerika ülkelerinde (Bolivya) karışıklıklar ve çatışmalar yaşanabilir.
13 AĞUSTOS:
Güven arayışlarının yüksek olduğu bir gün. İkili
ilişkilerde ve ortaklıklarda güvensizliğe dayalı sorunlar yaşanabilir.
Yönetim mekanizmalarının, toplumsal güveni tazelemek zorunda kalacakları
olaylar gelişebilir. Finansla ilgili konularda sert etkiler, kayıplar
yaşanabilir.
14 AĞUSTOS:
Başarısızlık düşünceleri ve motivasyonun düşmesiyle
değerlendirmelerde sorunlar yaşanabilir. İdari mekanizmalarda ve üst
yönetimlerde skandallar arka arkaya gelebilir. Aldatılmalara karşı
hazırlıklı olmak zararları azaltabilir. Çok duygusal olunduğu halde, bunu
saklamaya çalışmak aşk ilişkilerinde anlaşmazlıklara neden olabilir.
Galaktik anormaliler, Güneş’te patlamalar gözlenebilir. Dünya genelinde
sıcaklık ve ateş yükselebilir.
15 AĞUSTOS:
Skandallar uluslar arası boyuta taşınabilir. Hiç
beklenilmeyen aldatılmalar yaşanabilir. Çok önemli kişilerin foyaları ortaya
çıkabilir. Sorumluluk sahibi olanlar, fantezilerin ardına saklanarak asli
görevlerinden kaçınabilirler. Uzun vadeli çalışmalar ve yatırımlarda,
objektif yaklaşımlar ve ciddi tutumlar partner bulmayı kolaylaştırabilir.
Yaygın ve yüksek öğrenimle ilgi yeni uygulamalar karışıklara neden olabilir.
16 AĞUSTOS:
Ay, Kova burcundayken dolunay ve parçalı tutulma
gerçekleşmekte. Ahlaki değer yargılarının değişmesini gerektirecek olaylar
yaşanabilir. İdeallere ulaşmak için çalışma ritmini yükseltmek gerekebilir.
Büyük paralar kazama hayaliyle yapılan yatırımlar uygunsuz ve zamansız
olabilir. Para harcamalarında dikkat, gereksiz alımlar yapılabilir. Yersiz
üstünlük ve egemenlik gösterileri yapılabilir. Olaylar karşısında duyulacak
öfke, fiziksel zararlar getirebilir. Cinsel arzular güçlenebilir.
18 AĞUSTOS:
Evrensel enerji akışı yoğunlaşabilir. İnsan sağlığıyla
ilgili çok önemli keşifler açıklanabilir. Güçlenen hayal gücü ve yaratıcılık
kabiliyeti beklenmeyen sanatsal eserlerin ortaya çıkmasına yardımcı
olabilir. Uyuşturuculara ve ilaçlara dikkat, alerjilere yaşanabilir. Suyun
neden olacağı toplu enfeksiyonlar çıkabilir.
19
AĞUSTOS: Ay kuzeyde ve Mars gezegeni Terazi
burcuna giriyor. Öğlen 12.00den saat 15.00a kadar olan süreçte Ay boşlukta,
önemli sözleşmelerin imzalanmasında dikkat. Öfke ve nefret duygularının
kontrol edilmesinde zorluklar yaşanabilir. Diğerlerine karşı hoşgörülü ve
toleranslı olmak problemlerin çözümüne yardımcı olabilir. İğneleyici sözler
gerginlikleri arttırabilir. Doğru zamanda doğru sözler söylenemeyebilir.
Duygusal çöküntülerle başa çıkmak için, enerjiler sportif faaliyetlere
yönlendirilebilir
20 AĞUSTOS:
Liderlik motivasyonun güçlü olduğu bir gün. Başkalarının
kaybından doğan kazançlar uzun vadeli olmayabilir. Bu gün enerjiler, akıl ve
iletişim, sevgi ve aşk üzerinde yoğunlaşmış durumda. İkilemler yaşanabilir.
Kullanılan sözcüklere dikkat, mesafeler açılabilir.
21 AĞUSTOS:
Duyguları kontrol etmekte zorlanılmayacak bir gün.
Psişik ve ruhani yönden gelişim için duygu ve düşünceler
yoğunlaştırılabilir. Drama eksenli bağımlılıklar artabilir. İki yüzlü
karakterlere dikkat, oluşumlarda beklenen sağlamlık kurulamayabilir.
İletişim ve bilişim sektöründe yeni atılımlar gözlenebilir. Asparagas
haberler yayılabilir.
22 AĞUSTOS:
Güneş Başak burcunda. Duygu ve düşünceler olası korkunç
sonlar üzerinde yoğunlaşabilir. İtibar ve saygıyı sarsıcı bilgilere
ulaşılabilir. Danışmanlık hizmetlerinden faydalananlar yanlış
yönlendirilebilir. İbret alınacak olaylar ve suyla ilgili afetler
yaşanabilir.
23 AĞUSTOS:
Ay son dördün konumunda İkizler burcunda. Çatışmaların
temeli yanlış anlaşılmalar olabilir. Yorum farlılıkları gerilimi
arttırabilir. İnatçı ve dik kafalı tutumlar çözümsüzlüğü tırmandırabilir.
Ortalığı daha da karıştırıcı provokasyonlar görülebilir. Din ve hukuk
aktörleri sakinleştirici rol alabilir. Sert esen rüzgarlar aniden yön
değiştirebilir.
25 AĞUSTOS:
Doğu Asya ülkelerinde sıkıntılı olaylar, patlamalar
yaşanabilir. Politikada sahnesinde, güven tazeleyici tasfiye işlemleri
yapılabilir. Toplumun inanç mekanizmaları sarsılabilir. Kuruntular ve
vesveseyle şekillenenler hayal gücünden kaynaklanabilir.. Duygu ve
düşünceler gerilimli ortamdan çok etkilenebilir ve istenmeyen tepkisel
davranışlar ortaya çıkabilir.
26 AĞUSTOS:
Neyin başladığıyla ilgili ilk anlayış, kaderi oluşumlar
ve beklentilerle örtüşmeyebilir. Özgürlükçü düşünceleri diktatörce
söylemlerle dile getirmek hassasiyetleri arttırabilir. Bilerek riskli ve
tehlikeli sularda gezinmek iflaslara neden olabilir. Sertleşme ve
restleşmelerden kaçınılabilir. Sezgilere ve rüyalara dikkat, iç sesi
dinlemek riskleri azaltabilir.
27 AĞUSTOS:
Diplomasi örneği konuşmalar toplumun beklentilerine
cevap vermeyebilir. Baskıcı politikalar kaos ortamlarını tetikleyebilir.
Gereksiz alınan riskler, umulmadık şekilde tehlikenin erken gerçekleşmesine
neden olabilir. Beklenmeyen bir cinayet olaylar zincirini başlatabilir.
Uluslar arası ekonomi ve para politikalarıyla ilgili yeni açılımların
ardından kapitalizmin değişen mekanizmaları çıkabilir.
28
AĞUSTOS: Benzer otoriter pozisyonda olanlar
farklı söylem ve eylem içinde olabilirler. Yapılmak istenen ayarlamalar,
hukuki ve bürokratik engellere takılabilir. Toplumun tepkileri, yasa
koyucular ve devlet liderlerinden gelecek sinyallerle değişebilir. Duygusal
karmaşa ve konuşmalarda sertlikler gözlenebilir. Uzak diyarlardan gelecek
ekonomik çöküş haberleri, ülkemizde hezeyanlara ve para işlemlerinde,
bankacılık sektöründe büyük düşüşlere neden olabilir. Ani tepkilerden
sakınmak gerekebilir. Acı verici, şiddet içeren terörist saldırılar
yalanabilir.
29 AĞUSTOS:
Merkür gezegeni Terazi burcunda. Entelektüel ve akıllı
iletişimlerin kurulabileceği bir dönem. Konuşmalardaki denge unsurunun
hissedilmesi problemlerin çözümünde önemli rol oynayabilir. Uç noktaları
vurgulayan ve uçları koruyan diyaloglar faydadan çok zarar getirebilir.
Değişimin acı yüzü aniden ortaya çıkabilir. Büyük yaratıcı enerjiler, yakıcı
şiddette olabilir.
30 AĞUSTOS:
Venüs gezegeni de, Merkür gibi bu ay ikinci burç
değişimini gerçekleştiriyor ve Terazi burcuna geçiyor. Bu süreçte,
simgelediği güzellik anlayışını her türlü ilişkiye yansıtabilir. Psişik
vibrasyonlar yükselebilir. İdeolojik ve moral durumlarda gerginlik
hissedilebilir.
31 AĞUSTOS:
Yeniay Başak burcunda kendini gösteriyor. Yeni
sistemler, yeni başlangıçlar için uygun hareketlilik gözlenebilir.
Suçlamaları yönlendirenlerin gerçek amaçları ortaya çıkabilir. Başarı
beklentileri boşuna olabilir. Kişisel güç deklare etmek isteyenlerin,
amirane ve diktatörce söylemleri gerginlikleri arttırabilir. Politik ve
siyasi atamalar hoşa gitmeyebilir.
BAŞAK
BURCU
22 AĞUSTOS: – 22
EYLÜL
Disiplinli, akıllı,
titiz, temiz, merhametli, gerekçi, işkolik ve ekip çalışmasına düşkünlük
Başak burcunu tanımlayan sıfatların başında gelir. Sosyal sorumluluk
projelerinde, derneklerde ve vakıflarda rol almaktan hoşlanabilirler.
Hizmete yönelik işlerde başarılı olabilirler. Bilimsel ve metotlu
çalışırlar. Mükemmeli ararlar. Bilgiçlik taslayabilirler. Şüphecidirler.
Dikkatsizlikleri çok olabilir. Kimi zaman, ben merkezci ve melankoliktirler.
Yoksulluk ve hastalıktan herkesten daha fazla korkarlar. Detaylara önem
verirler. Görünen her şeyi didik didik inceleyip, kritik edebilirler.
Yönetici gezegeni
Merkür’dür.

Gökeşleğinde bir takım
yıldız olan Başak, Bakire, Sünbüle, Huşe, Azra, Salkım ve Virgo gibi
isimlerle de anılır. Tam olarak bu ismin nerden kaynaklandığı açık değildir.
Bir öyküye göre, Grek mitolojisinde tarlaların ve büyümekte olan ürünlerin
tanrıçası olan Demeter’den (Roman mitolojsinde Ceres) kaynaklandığı
anlatılmaktadır. Bu anlatımda tanrıça, bir elinde bir palmiye dalı diğer
elinde ise bir buğday başağı tutmaktadır. Takımyıldızın ve içerdiği
yıldızların başakla ilgili olan adları bu imgeden gelmektedir.(Yıldız Adları
Sözlüğü/Mustafa Putlar/T.İş Bank.Kül.Yay.)
2008 ©
indigodergisi.com
YAZAR HAKKINDA BİLGİ
Ümit
Çilingiroğlu,
1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu
çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions
kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği
kurucusu.
Detaylı Bilgi
|