|
astroloji servisi
Haber:
Ümit Çilingiroğlu
Astroloji Servisi, İstanbul
– Şubat 2008
Camda Gerçek
Yaşam Kırıkları
Andan, ortamdan
uzaklaşma, küçük bir değişiklik hissiyle kendimizi pencere kenarında
buluveririz. Dışarı bakarız, görmek istediğimiz kesin bir şey yoktur, aşina
olduğumuz görüntü ne kadar değişmiş olabilir? Onlarca kez gördüklerimize
başka gözle bakarız o an. İlk gördüğümüzün genellikle ne olduğunun
bilincinde değilizdir. Penceredeki farkındalık, ayna gibi kendimizi yansıtan
camdadır. O şeffaf görünümdeki madde, kristalleşmeden katılaşan bir sıvıdır.
Doğada oldukça fazla bulunan silisli kum, alkali metal ve metal oksit
karıştırılıp, yüksek sıcaklıkta eritilerek, erimiş şeker kıvamında bir
karışım halindeyken şekillendirilip soğutularak günlük yaşantımızın önemli
parçası cam oluşturulur. Işığı geçiren, sıcaktan, soğuktan koruyabilen, koca
orman yangınları çıkarabilen, bir yerimizi kestiği zaman canımızı acıtan,
kanımızı akıtan odur.
Geçmişten günümüze
özenerek saklanmış nadide bir kadeh, çay içtiğimiz küçük bir bardak, cam
deriz, özü kum. Fabrikalarda, atölyelerde çalışır insanlar. Sıcak fırınlar
karşısında ter döker, bedeniyle, aklıyla, duygusuyla hedeflediği ürünü
çıkarır. Kimi zaman ona ihtiyaç duyacaklar için kendinden bir parça üfler,
camla usta bir oluşumda beraberdir. Birileri onu yapanı düşünmeden satın
alacak, belki de ne kadar özel bir parçaya sahip oldum diyecektir. Bilir ki
kırılgandır, önceleri özenir, bir süre kıyamaz kullanmaya, saklar. Dikkatle
kullanmaya başlar, bir süre sonra alışkanlık, umursamazlığa dönüşür, dikkat
azalır ve kıyısından köşesinden çatlaklar başlar ve kaçınılmaz son
geldiğinde büyük bir şangırtı veya küçük bir çıt duyulur, bütün parçalanır.
İrili, ufaklı dağılır. Yapılacak fazla
şey
yoktur, parçalar toplanıp atılır. Şekil bozulmuştur ama öz aynıdır.
Parçalar, kırıklar yine sıcaklıkla yoğrularak, yeni bir şekle bürünecektir.
Koleksiyonda bir parça ya da günlük çay bardağı döngü devam eder gider.
Yaşamda böyle değil midir?
Hayatımıza girenler,
çıkanlar, yaşamın parçası olanlar, unutulup gidenler. Kırıldıklarımız,
kırdıklarımız geçer gider. Önemli olan nasıl geçtiğidir. Değip geçenler,
delip geçenler. Süreçteki farkındalık, gerçek duygulardır. Felsefi bir
kavram olarak gerçek; varolan, düşünülmüş olanın dışında mevcut olan
anlamındadır. Tarih boyunca gerçek kavramı birçok farklı ya da karşıt
akımlar olarak karşımıza çıkar. Platon’a göre, gerçek varlık, düşünce
varlığıdır. İdealist yaklaşımcılar, “dünyayı duyumlarım aracılığıyla
yorumlarım, var olduğunu bildiğim tek şey duyu izlenimlerimdir” der.
Metafizik idealizme göre gerçeklik, her durumda zihne bağımlı olduğu için
gerçekliğin, gerçek bilgisi ancak bir tinsel bilinç kaynağına başvurularak
elde edilebilir.
Duygularımız, beynimizin
bize hissettirdiği hormonsal veya zihinsel sebeplerden oluşan hislerdir
dediğimizde ve gerçek tanımlarıyla birlikte yoğurduğumuzda, bir durum
karşısında bireylerin gerçek duyguları eştir diyebilir miyiz? Bence hayır.
17. yüzyılda başlayan kısa ömürlü doğalcılık akımı, 19. yüzyılda gerçeklikle
iç içe gelişse de günümüzde doğalcılığa bir dönüş başlamıştır. Doğalcılığa
göre doğanın, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzeni vardır. Bu yasalar
sayesinde, doğa ve insanla ilgili her alanda kesin ve sağlam bilgilere
ulaşılabilir. Doğalcı anlayışa göre birey, içinde yetiştiği toplumsal ve
doğal çevrede biçimlenir. Ekonomik ve toplumsal baskılar altında ezilen
bireyler, içlerinden gelen dürtülerle hareket ederler. Bu çeşitli bilgiler
ışığında, yaşanılan bir durum karşısında duyulan hislerde çeşitlidir
diyebiliriz. Bir cam kenarından nerelere geldik. Yaşamın her anında, gelinen
yeri farklı bir yönüyle algıladığımızda, oluşmaya başlayacak farkındalık
değişimi ateşleyecektir. Şubat ayı potansiyel kıvılcımlarına baktığımızda,
dünyamızın içinde bulunduğu tarihsel süreçte, gidilecek çok yol, aşılacak
çok engel var diyebiliriz.
.jpg)
ŞUBAT AYI
POTANSİYELLERİ
Eskilerin deyimiyle “Cüce
Şubat” bu sene 29 çekse de, yine yapacaklarından geri durmayacak. Yaşanacak
iki tutulma tarihsel değişimlerin habercisi. Çok önemli yeni birliktelikler
kurulabileceği gibi büyük ortaklıklarda bozulabilir. Piyasalardaki durgunluk
ve gerileme artabilir. Uluslar arası finans sektöründeki kriz büyüyerek
devam edebilir, banknot denilen kağıt para gerçek değerini bulmak için büyük
değişimler getirebilir, düşmekte olan dolara, kısa vadede Euro ve Yen’de
katılacak. Likit problemleri, parayla ilgili skandallar artabilir. Büyük
spekülasyonlar, büyük kayıp ve kazançlar açıklanabilir. İşsizlik ve tutulu
satış (mortgage) sisteminin çökmesiyle evsizlik dünya genelinde bir salgına
dönüşebilir. Karasal değerler ve besin alanlarında azalmalar açlık çeken
kesimin daha da büyümesine neden olabilir. Tüm insanlık güç ve şiddeti
deneyimleyebilir. Gaz, petrol ve türevleri, uranyum, metaller, altın, gümüş,
platin, elektronik ve toprak önemli yatırım alanları. Orta vadede bu tür
işlerle uğraşan şirketlerde kar oranları oldukça yükselebilir. Bireyselleşme
ve sivilleşme söylemleri büyük organizasyonlarla eyleme dönüşebilir. Hamit
Karzai, Ahmedi Nejat gibi liderlerin önemli çıkışları gözlenebileceği gibi
böylesi önemli liderlere suikastlar düzenlenebilir. 6/7 Şubat’taki Güneş
tutulmasının izleneceği Antarktika, Yeni Zellanda
ve Avustralya doğal afetler bakımından riskli yerlerin başında ancak 20/21
Şubat’taki Ay tutulmasıyla risk dağılımı genişleyerek, Endonezya, Çin,
Japonya, Kenya, Havai, Venezüella, Brezilya, Arjantin’de de doğal afetler ve
sismik salınımlar görülebilir. Volkanik püskürmeler, gaz patlamaları,
teknolojik kazalar, toksik kirlenme, petrol taşımacılığı ve tankercilik
konularında tedbirler zararları azaltabilir. Pakistan, İran ve Çin’den
beklenmeyen güç gösterileri gelebilir. Pakistan’la Hindistan arasında
etkileşim gözlenebilir. Her iki tutulma, Ortadoğu’da dikkat çekici
gelişmeleri işaret etse de kazan kaynamaya devam edecek. Nükleer ve balistik
füze denemeleri istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Teknolojide enerji, ısı ve
ışıkla ilgili
olağan üstü buluşlar yüzümüzü güldürebilir. Ülkemize gelince, Dünya’daki
sancılı değişim ve dönüşüm sürecinden nasbini almaya devam edecek. Riskli
bölgelerde, orta şiddette deprem potansiyeli artabilir. Ülkedeki yabancı
ortaklı şirketler ve bankalarla iş yapanların riskleri ve kayıpları
büyüyebilir. Faiz indirimine gidilse de düşüş önlenemeyebilir, kapanışlar ve
iflaslar artabilir. Bilhassa küçük ortaklı işletmelerde büyük sıkıntılar
görülebilir. Halk, değişim etkileşimi içine girebilir.
Tam anlamıyla kral çıplak
kalacak diyebiliriz. Hepimiz için 2008’in sıkıntılı geçeceğini vurgularken
amacım; felaket tellalcılığı yapmak değil, olasılıkları bilmek ve tedbir
alarak, bu süreci en az zararla atlatabilmenin yollarını bulabilmek.
1 ŞUBAT:
Halk ve yöneticiler arasındaki güvensizlik ortamı
gerginleşebilir. Geçmişte yapılmış hatalar, eksik bırakılmış
bilgilendirmeler sorun çıkarabilir. Borsa, banka ve para piyasalarında büyük
çöküşler ve spekülasyonlar yaşanabilir. Alım satım işlerinde sözleşmelere
dikkat, aldatılmalarla karşılaşılabilir.
2 ŞUBAT:
Kişisel enerjilerin yüksek olduğu bu Cumartesi gününü, tüm
olumsuzlukları bir kenara bırakıp, alkolü kaçırmadan, gönlünüzce eğlenip,
içsel duygularınızı açığa çıkararak değerlendirebilirsiniz. Sanat ve sanat
camiasından skandal haberler duyulabilir. Büyük bir eroin kaçakçılığı
önlenebilir.
4 ŞUBAT:
Yönetimin getirmek istediği yeni normlar, dönüm noktası
sayılabilecek yeni krizlere neden olabilir. Diktatöryel söylemler
duyulabilir. Toplumsal sağlık ve sağlık sektörüyle ilgili olumsuzluklar
yaşanabilir. Aşırı ve lüks tüketimin kısıtlanması gerekebilir. Para
piyasalarında dikkat çekici gelişmelerden küçük yatırımcılar kötü
etkilenebilir. Büyük yer kabuğu etkileşimleri ve şiddetli rüzgârlar maddi
zararlara neden olabilir.
5
ŞUBAT: Yaşanan maddi, manevi kasırganın etkileri
uzun süre gündemleri işgal edebilir. İhtiyaç duyulan sonlanmalar
başlayabilir. İstenmeyen açıklamalar yapılabilir. Gizli saklı sözleşmeler ve
kanunsuz işlerin açığa çıkması tepkileri arttırabilir. Yönetim kademelerinde
sertleşmeler gözlenebilir.
6 ŞUBAT:
Güçlü yöneticilerin, hırslı ve hoşgörüsüz konuşmaları
tarafsızlığın kaybedilmesine işaret olabilir. Oynanacak kumar, büyük
kayıplar getirebilir. Baskılar duygusal sınırları zorlayabilir.
Manipülasyonlar zararları arttırabilir. Akşam saatlerinde başlayacak Güneş
tutulması Güney Pasifik ülkelerinden izlenirken, etkileri tüm dünyada
gözlenecek. Bu tutulma, 3-4-5 Mart, 5-6 Mayıs, 10 Haziran, 6 Ağustos, 18
Eylül ve 6 Kasım tarihlerinde yaşanacak olaylarında habercisi.
7 ŞUBAT:
Saat 14.00 ten gece geç saatlere kadar AY boşlukta, yazılı
sözleşmelere dikkat, önemli işlerinizi yarına bırakın. Yeniay Kova burcunda
ve Güneş Tutulması gerçekleşmekte. Kabul edilemez olanı, kabul ettirmek için
yoğunlaşmalar ve zıtlaşmalar yaşanabilir. Paylaşılamayanlar ve sınırlarla
ilgili yeni anlaşmazlıklar çıkabilir. Ekonomide sıra dışı gelişmeler
gözlenebilir. Ani değişimler, kritik kararlara neden olabilir. Radikal
söylemler ve yaptırımlar gerginlikleri attırabilir.
8 ŞUBAT:
İdari kadrolar ve yönetimler beklemedikleri sonuçlarla
karşılaşabilirler. Ortamların güvensizliği artabilir. Korkularla yüzleşmek
gerekebilir. Disipliner yapılar ve halk karşı karşıya kalabilir. Geçmişte
yaşananlardan çıkarılan derslerle olayların üstesinden gelinebilir.
9 ŞUBAT:
Önceden yapılmış akit ve sözleşmelerin diyetinin ödenmesi
gerekebilir. Yaşanacak kargaşa ve kaos, yeniden yapılanmaları
tetikleyebilir. Yasasızlık ve sahtekarlıklar, kısır çekişmeleri yeni
açılımlara ve farklı seçimlere yönlendirebilir. Soğuk kanlı davranışlar
olayların yönünü değiştirebilir. Askeri hareketlenme artabilir. Sorumsuzca
yapılan mali harcamalar kısa vadede ağır yükler getirebilir. Gelmekte olana
karşı hazırlıklı olmak için kabullerde değişiklik yapılabilir.
10
ŞUBAT: Gizemli olaylara dikkat. Yeteneklerden ve
yapılabileceklerden emin olmadan güven göstermek sakıncalı olabilir. Hayal
dünyasından çıkıp, gerçeklerle yüzleşilebilir. Din ve ruhani yapılar
aşırılıkları bloke etmekte zorlanabilir. Korunmasızlık, yanlış
yönlendirmelerle yok edici eğilimlere dönüşebilir.
12 ŞUBAT:
Şüpheli gelişmeler, güvensizliği arttırabilir. İnançlar ve
doktrinler sorgulanabilir. Komşular arasında, karşılıklı tehditkâr
davranışlar ve gizli silah kullanımları görülebilir. Ölüm seremonileri ve
kederin biçimlendirdiği yeni oluşumlar tepkilere yeni bir boyut getirebilir.
Sadakatsizlikler açıklanabilir.
13 ŞUBAT:
İdari güçlerle, koruyucu güçlerin etkileşimi toplulukların
tepkisine neden olabilir. Cesurca verilecek kararların uygulanmasında
güçlüklerle karşılaşılabilir. Hızlı ve zekice uygulamaya konan kararlar
yönetim ve hukuk kadrolarındaki zıtlaşmaları önleyebilir. Değişim sancıları
halk hareketlerini tetikleyebilir.
14
ŞUBAT: Ay, Boğa burcunda ilkdördün konumunda.
İlginç bir Sevgililer Günü olabilir. Mevcut olanın yerinden oynama zamanı.
Siyasi ve hukuksal açıklamalar değişim sancılarını arttırabilir. Tehlikeyi
işaret eden sezgiler dinlenmediğinde, şiddet ve çekilecek acılar artabilir.
Beklenen sadakat gösterileri, tepkilere dönüşebilir.
15 ŞUBAT:
Dünya genelinde kaderi gelişim ve değişim sancıları
hissedilir ölçüde artabilir. Doğal afetler, şiddetli rüzgârlar, tayfunlar
maddi manevi zararlara neden olurken, terörist saldırılar can alabilir.
16 ŞUBAT:
Saat 9.30 - 15.30 arası Ay boşlukta, önemli işleri erteleme,
boş verme zamanı. Korunmaya muhtaç çocuklar, kimsesiz yaşlılar ve afetten
zarar görmüşler için düzenlenen sosyal hizmet çalışmalarına katılınabilir.
Sinema, tiyatro ve sergiler en iyi vakit geçirme yerleri olabilir. Gönül
alacak büyük ziyaretleri, aile birliktelikleri ayarlanabilir.
17 ŞUBAT:
Venüs gezegeni Kova burcuna giriyor. Grup arkadaşlıkları,
sosyal ilişkilerin ön plana çıkacağı sevginin dağınıklık göstereceği bir
dönem. Bu dönemde başlayan birlikteliklerden bağlılık ve bağımlılık beklemek
zorlayıcı olabilir. Lüzumsuz ve lüks harcamalardan uzak durulabilir. Sağlık
sorunlarına dikkat, hastalıklar depreşebilir. Farklı lezzetler ve aşırı
yemek kilo problemlerine neden olabilir. Dikkat çekici dinsellikler
yaşanabilir.
18 ŞUBAT:
Karışıklık ve kaos çıkaracak söylemler kaderi başlangıçlara
neden olabilir. Açlık ve susuzlukla ilgili yasal tedbirler alınabilir.
Politik sataşmalar hukuki boyuta taşınabilir. Kısır çekişmeler yoksulların
problemlerini büyütebilir. Beklenmeyen ve istenmeyen birliktelikler
oluşabilir. Açıklanan yeni mali kaynaklar tepkilere neden olabilir.
19 ŞUBAT:
Güneş Balık burcunda. 28 Ocak’tan beri geri hareketini
sürdürüp iletişim karışıklıklarına neden olan Merkür düzeliyor. Güç ve
şiddet gösterileri, öfke krizleri önlenemeyebilir. Yönetim
değişikliklerinden kaynaklanan kayıplar, dürüst uygulamalarla kazanca
dönüştürülebilir. Para politikalarındaki değişiklik yeterli olmayabilir.
Motivasyonlar iyi ve doğruya yönlendirildiğinde, başarılı sonuçlar
alınabilir. Yaratıcı enerjilerin yakıcılığı, liderlerin soğuk kanlı
tutumlarıyla engellenebilir.
20 ŞUBAT:
Yeniden yapılanmalara şüpheyle yaklaşılabilir. Güven
duyulmayan kişilerin görevlendirilmeleri sıkıntı yaratabilir. Problemler,
sosyal adalet ve eşitlik kavramları gözetilerek çözülebilir. Doğal afetler,
volkan ve gaz patlamaları yaşanabilir. Beklenilmeyen üzüntü verici olaylar
ölüm serenomilerine dönüşebilir.
21
ŞUBAT: Ay tutulması Başak burcunda
gerçekleşmekte. Dünya düzeni, siyasi ve ekonomik sistemlerin değişimini
tetikleyecek tutulmadan ülkemizde etkilenecek. Yönetimlerin tedbirleri yanı
sıra, bireysel tedbirler sürecin az zararla atlatılmasına yardımcı olabilir.
Dikta yaklaşımları görülebilir.
22 ŞUBAT:
Güvensizlik, korku ve keder verici olaylar doğurabilir.
Lider konumundakiler kontrollerini kaybedebilirler. Yok edici tutum ve
davranışlar görülebilir. Saldırgan söylemler işitebilir. Okyanuslarda
yaşanacak anormallikler şaşırtabilir. Yeni yaşam formları ve balinalarla
ilgili bilinmeyenler keşfedilebilir.
23 ŞUBAT:
Öğlen 12 ye kadar Ay boşlukta, randevularınızı öğleden
sonraya erteleyebilirsiniz. Zor oyunu bozar tabiri gerçekten yaşanabilir.
Yöneticiler ve disipliner yapılar karşı karşıya geldiklerinde, baskıcı
yaptırım ve söylemler yön değiştirebilir. Toplumsal tepkiler büyüyebilir.
Kaderi değişimler acılara ve üzüntülere neden olabilir.
25 ŞUBAT:
12.00 – 18.00 saatleri arasında Ay boşlukta, önemli
evrakları imzalamaktan kaçının. Zorlayıcı kararlar ilişkileri zedeleyebilir.
Ortaklar arasında, tek taraflı bozuşmalar ve ayrılmalar gözlenebilir.
Hukuksuzluk boyutundaki yeni çözümler kabul görmeyebilir. Yeni acil durum
planları hazırlamak gerekebilir. İnançlar kavramsal teorilerle çakışabilir.
Toplumsal bilinç, koruyucu ve kollayıcı güçlerle uyumlu hareket edebilir.
Kişisel duygusal enerjiler yaratıcılığa yönlendirilmezse sağlık problemleri
problemlerinin dengelenmesinde sorunlar oluşabilir.
26
ŞUBAT: Piyasalardaki etkileşimlere tepkiler
büyüyebilir. Skandallar ve çöküşler yaşanabilir. Tüm dengeler bozulabilir.
Otorite ve liderlerin diktatörce baskıcı tutumları uluslar arası tepkiler
doğurabilir. Doğru zamanda, doğru şeyler yapılamayabilir. Yanlış söylemler
tansiyonu yükseltebilir. Yargısız infazlar ve tartışmalar
engellenemeyebilir.
27 ŞUBAT:
14.30 – 17.30 saatleri arasında Ay boşlukta, hukuki işlerden
ve spordan uzak durabilirsiniz.
Beklenmeyen
deklarasyonlar yayınlanabilir. Politik atamalar rahatsızlık yaratabilir.
Toplumsal beklentiler hayal kırıklıklarıyla sonuçlanabilir.
29 ŞUBAT:
Ay, son dördün konumunda Yay burcunda. İhtiyaçların
karşılanmasında kayırmacı politikalar zıtlaşmalara neden olabilir.
Saplantılar ve ayrımcı yaklaşımlar tartışmaları büyütebilir. Sistemlere
bakış açısını değiştirecek olaylar çıkabilir. Güvenlik güçlerini etkileşim
içine sokacak ajitasyonlar olabilir.
BALIK
BURCU
20 OCAK – 21 MART
Değişken, şefkatli,
sevecen, hoşgörülü, sempatik, fedakar sıfatları iyimser yönlerini tarif
eder. Çok konuşabilen, hareketli olmasına rağmen üşengeç olup ağırdan alan,
melankolik, ürkek ve üşengeç Balıklar sezgileri yoluyla öğrenirler. Zıt
bilgileri kendi içlerinde dengeleme ihtiyacı onlara mükemmeliyeti
getirebilir. Kendilerini rahatlıkla eleştirebilirken, başkalarının
eleştirilerine tahammülde zorlanırlar. Anlaşılamadıklarından yakınabilirler.
Yüksek yaratıcılık, hayal gücü ve imajinasyon yeteneği onlara sanatsal
kabiliyet verir. Davranışları çeşitlilik gösterebilir. Kriminal tipler
olabilecekleri gibi çok iyi din adamı ve felsefeci de olabilirler.
Zamanında Türkçe’ye Balık
diye çevrilen, işareti birbirine bağlanmış iki balık olan Pisces’e, Balıklar
burcu demek yanlış olmaz. Grek mitolojisinde bu takım yıldızın öyküsü
güzellik tanrıçası Afrodit (Roma mitolojisinde Venüs) ve oğlu aşk tanrısı
Eros (Roma mitolojisinde Cupido) ile ilgilidir. Bir gün Afrodit ve Eros
Tyfon ile karşı karşıya kalırlar. Tyfon ateşte ve yalımlar arasında
yaşayabilen, dolayısıyla da suda ölen dev bir ejderhadır. Ana oğul ondan
kurtulmak için balık biçimine dönüşür ve el ele tutuşarak suya dalarlar.
(Kaynak: Yıldız Adları Sözlüğü, Mustafa Pultar, İş Bankası Yayınları)
YAZAR HAKKINDA BİLGİ
Ümit
Çilingiroğlu,
1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu
çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions
kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği
kurucusu.
Detaylı Bilgi
|