Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

astroloji servisi


Haber: Ümit Çilingiroğlu

Astroloji Servisi, İstanbul – Ocak 2007

Açmazlarda Özgür Seçimler 

Bir süredir astrolojiyle ilgilenenleri meşgul eden konuların başında; 2008 yılında, reformları, dönüşümü, gücü sembolize eden Plüton gezegeninin burç değiştirerek Oğlak burcuna geçecek olması geliyor. Etkiler sadece Oğlak burçlarında değil, 2023 yılına kadar tüm Dünya’da hissedilecek. Zorlu bir süreç gibi görünmesinden ürkmek, yüreklere korku salmak gereksiz. İçinde yaşadığımız evrende her şey zıddıyla değer buluyor. Korku varsa cesaret ne güne duruyor.

Eğrisi, doğrusuyla 2007'yi geride bıraktık. Güzel günler önümüzde. Günleri güzelleştirmek elimizde. Yaşam sürecimizin ilk dönemlerinde oyunlar büyük önem taşır. Çoğumuz hatırlarız; bir bebeğin avucunun içine dokunularak “Buraya kuşlar konmuş” diye başlayıp, parmaklarla devam eden “biri tutmuş, biri ayıklamış, biri pişirmiş, biri yemiş, biri de hani bana hani bana demiş ” diye  sonu bebeğin gıdıklanmasıyla biten oyunu, bir diğeri “Tel sarar kızım tel sarar”  tekerlemesi söylenerek, eller bilekten sağa sola döndürülerek yaptırılan oyunları. Buraya iki örnek aldım, kimbilir sizler ne oyunlar biliyorsunuzdur, zamana, yöreye ve kültüre göre değişse de yaşamın oyunla başlaması değişmiyor. Bir çiftin çocuk sahibi olana kadar geçirdikleride bir çeşit oyun değil mi? Bedensel temasın sağlandığı, sevginin vurgulandığı oyunlar, bireye öğretme amacı taşır ve eğitimin ilk basamağında yerlerini alırlar. Önemlidirler, bilinçaltımız oyunlarla verilmiş mesajları depolar ve süreç içinde öğretilmişleri bir şekilde kullanır. Sözünü ettiğimiz ilk oyunu irdelediğimizde, verdiğimiz mesaj nerelere gidebilir bir bakalım; her zaman iki el birden kullanılmaz, bazı işler gurub halinde yapılır, görevler paylaşılır, birisi çok faydalanırken bir başkası hiç yarar görmeyebilir gibi çıkarımlarda bulunulabilir. Kimbilir daha neler uydurulabilir, önemli olan verilmek istenilen mesajın bireyde kendine nasıl bir yer bulduğudur. 

Günümüzde çokça kullanılan bir söylem var “öğretilmiş, öğrenilmiş çaresizlik”. Daha önce yaşadığı kötü tecrübeleri zihnine yazan kişi, benzer durumlarda aynı şeyi yaşayacağına inanarak tedirgin olur ve üstesinden gelmek için bir çaba güstermez ve vazgeçişler yaşar. Aile içinde yapma denilerek başlayan süreç, okulda not, işte mevki, sosyal yaşamda statü ve politikada yasal cezalandırmalarla devam eder. Çocuğa neleri yapmaması gerektiği kimi zaman öylesine güçlü öğretilir ki, çocuk yeni bir deneme yapmadan şeyleri olduğu gibi kabul etmeyi öğrenir. Bu kabulle birey güçsüzlüğü, ezilmeyi, yitirmeyi, yenilgiyi kabul ettiğinin çok geç farkına varır. Onu rahatlatacak bir büyük sözü ise “ Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur”dur. İstendiği zaman özgürce hareket edebilmenin sonucunu kabullenmek çok daha kolaydır. Erkin Koray’ın bir şarkı vardı dillerden düşmeyen “Kendim ettim, kendim buldum” diye, çok sevilirdi, sanatsallığının yanında vurguladığı tema buydu. Düşünceyle başlayan özgürlük kavramı ilk filozoflardan günümüze çeşitli beyannamelerle koruma altına alınmaya çalışılmış, en son 1948'de Birleşmiş Milletlerin “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”yle güvenceye alınmıştır. Ülkemizde, 1982 anayasasında yer alan, 1995'te değişikliğe uğrayarak kabul edilen hak ve özgürlük maddeleri bu beyannameye dayanır. İrade, ifade ve düşünce özgürlüklerinin tüm dünyada kabul edildiği şekliyle uygulandığı söylenemez. Uygulamadaki aksaklıklar vazgeçişlerin nedeni sayılamaz. Kullanılsın, kullanılmasın kişi özgürlüklerde eşitlik mantığını, cinsiyet, din, dil, ırk farkı gözetmeksizin kabul ettiğinde öğrenilmiş çaresizlik duygusundan kurtulacaktır. Biz kavramındaki Ben’i keşfedecek ve özgürce yapabilmenin gücünün tadına varacaktır. 

Bir süredir astrolojiyle ilgilenenleri meşgul eden konuların başında; 2008 yılında, reformları, dönüşümü, gücü sembolize eden Plüton gezegeninin burç değiştirerek Oğlak burcuna geçecek olması geliyor. Etkiler sadece Oğlak burçlarında değil, 2023 yılına kadar tüm Dünya’da hissedilecek. Zorlu bir süreç gibi görünmesinden ürkmek, yüreklere korku salmak gereksiz. İçinde yaşadığımız evrende her şey zıddıyla değer buluyor. Korku varsa cesaret ne güne duruyor. Bu sürecin en büyük özelliği bireysel seçimlerde gizli. Bir kişi hiç bir şey yapmamakla, muhteşem başarılar elde etmek arasında korkusuzca seçimler yaptığında akışı değiştirebilir. Amaca inanan bir kişi bile değişimi ve dönüşümü gerçekleştirebilir. O kişi siz olabilirsiniz. Öğretilmiş çaresizlikleri unutun, özgürce seçimlerde engel tanımayın. Gelecek sizin, onu sizden başkası değiştiremez. Tüm insanlığa sağlık ve başarı dileklerimle 2008 yılı potansiyellere bir bakalım.

 

2008 YILI GENEL ASTROLOJİK POTANSİYELLERİ: 

2008 yılını bir cümlede özetleyecek olursak “ Yeni başlangıçlar için sonlanmalar zamanı” diyebiliriz. Bu yıl, Amerika ve Rusya’daki seçimler gündemleri işgal edecek. Rusya’daki seçimleri liberal görüşlü bir adayın kazanması kuvvetle muhtemel ve kısa vadede Türkiye politikalarında bir değişme yok ancak Amerika ve batıya, bir karşı duruş, enerji ve dış politikalarında önemli değişimler gözlenebilir. Çok uç bir benzetme olsa da yazmadan geçemeyeceğim, ayıyla kartalın savaşından galip çıkmaz ama yakın çevreleri zarar görür.

Enerji ve para piyasalarında aktörler çoğalıyor, dolar milyarderi Soros poker oyununa Asya’da devam ederken epey spekülasyonlara neden olabilir. Almanya, Suudi Arabistan, Güney Kore, Çin, Venezüella, Sudan ve İran etkinliklerini arttırabilir. Büyük para krizinde Amerika, Kanada ve AB ülkeleri özellikle İngiltere ve İsviçre birlikte hareket etseler de Çin ve İslami gücün karşısında uzun süre dayanamayabilirler. Vergilendirme ve kredilendirme sistemlerinde değişiklikler yapılabilir. Kraliyet ailelerinde sorunlar ve kayıplar yaşanabilir.

Yaz aylarında savaş potansiyeli oldukça fazla, Birleşmiş milletlerin bürokratik yapısı sorgulanabilir, askeri bir deniz kazası yaşanabilir.

Çin’de yapılacak yaz olimpiyatlarında sıkıntılar, skandallar, yeni doping ilaçları ve zehirlenmeler görülebilir.

Doğa dengelerinde farklılaşma gidererek artıyor, buzulun görünen kısmını biliyoruz ancak eridikçe açığa ne çıkacak onu pek kestiremiyoruz. Gökyüzünde ilginç fenomenler izlenebilir. Güneş öksürürse hasta olabiliriz. Yeni buluşlar ve keşifler, hayvanların cinsiyetleriyle ilgili ilginç tespitler, sıcaklıkta beklenmeyen değişimler, tarihe geçecek büyük bir deprem, bioyakıtlarda yeni uygulamalar yeni sorunlar beklenebileceklerden.

Bilimde zaman ve zaman bükülmeliyle ilgili keşifler şaşırtabilir. 

Türkiye’miz ise, gerçekle yüzleşeceği sancılı bir randevuya hazırlanıyor diyebiliriz. Dünya’daki ekonomik çalkantıdan oldukça etkilenebilir, alınacak radikal kararlar halkı zorlayabilir. Liderler arası çekişmelerin artması, demokrasi ve özgürlükler adına olumsuzlukların yaşanmasına ve idari değişime sebep olabilir.  

Bu sayfayı takip edenler bilirler ki, ben burçlara göre yazmıyorum. Öngörülerimi gökyüzü potansiyellerine göre yapıyorum. Her ne kadar, her ay günleri değerlendiriyorsam da bu yıl bir değişiklik yapıp, önemli gökyüzü konumlarının oluşacağı zamanları gösterir bir çeşit takvim hazırladım.  Sizlere kolaylık, bu günleri ajandanızın bir kenarına şimdiden işaretleyin, dikkat edin ve unutmayın. Geleceği planlarken bu tarihlere rastlayan günlerde; nikah, evlilik gibi akitler, büyük iş sözleşmeleri, büyük yatırımlardan mümkün olduğunca kaçının. 

 

OCAK

2, 7, 20, 21, 23, 24, 25, 28

ŞUBAT

1, 4, 5, 6, 10, 17, 18, 19, 20, 24

MART

4, 7, 8, 12, 14, 15, 18, 21,27, 28,

NİSAN

2, 5, 6, 17, 18, 19, 22, 24, 28, 30

MAYIS

1, 2, 9, 10, 14, 20, 21, 22, 24, 25, 26

HAZİRAN

12, 13, 14, 15, 17, 18, 20, 21, 26, 30

TEMMUZ

1, 9, 10, 12, 22, 26

AĞUSTOS

1, 5, 6, 8, 16, 19, 28, 30

EYLÜL

3, 7, 8, 9, 10, 19, 22, 23,24

EKİM

3, 4, 15, 18, 22, 25, 26, 27, 30

KASIM

1, 3, 4, 11, 12, 16, 21, 22, 26, 27

ARALIK

7, 11, 12, 15, 16, 21, 26, 27, 31


2008 YILI TUTULMALARI

8 ŞUBAT GÜNEŞ TUTULMASI

Tutulma Kova burcunda gerçekleşecek. Hava burcunda gerçekleşen tutulma, radikal kararları tetikleyebilir. İlerici politikalar, idealler, köktenci hareketleri, yaratıcı çalışmaları, bireysel başarıları tetikleyebilir.

20 ŞUBAT AY TUTULMASI

Başak burcunda gerçekleşecek Ay Tutulması sistemler üzerinde etkili olacak. Akla, mantığa uygun ancak duygudan yoksun planlar ve sorumluluklarla ilgili yoğun etkiler hissedilebilir. Magma ve toprak hareketlenmeleri görülebilir.

1 AĞUSTOS GÜNEŞ TUTULMASI

Tutulma Aslan burcunda yaşanacak. Güven ve itimat duygularının sorgulanabileceği olaylar tetiklenebilir. İdeoloji, itibar ve saygınlık konularında başarı tutkusuyla yanıp tutuşanlar dikkat enerjiler zorlayıcı olabilir. Kraliyet mensupları ilginçliklerle karşılaşabilir.

16 AĞUSTOS AY TUTULMASI

Kova burcunda yaşanacak tutulma özgürlükçü hareketleri tetikleyecek. Bireysel ve kişisel emekler beklenen sonuçları getirebilir. Sportif ve sanatsal olağanüstü başarılar yaşanabilir.


AY’IN BOŞLUKTA OLDUĞU GÜN VE SAATLER

Dünyamızdaki sular, denizler üzerinde büyük etkisi olan (gel-git) Ay, insan üzerinde de çok güçlü etkilere sahip. Hangi burç olursa olsun, Ay’dan etkilenmeyen yoktur. Astrolojik olarak dişil yönümüzü ve bilinçaltımızı yönlendirir gibi görünse de Ay, tüm hayatımız üzerinde çeşitli şekillerde etkendir. Ay, Zodiak’ ta bir burçtan bir diğerine geçerken, kimi zaman birkaç dakika kimi zamansa iki gün gibi süreçlerde boşlukta kalır, yani ne o burçta ne bu burçtadır ve bu süreç çok önemlidir. Ay boşlukta denilen bu süreçte yapılacak önemli işlerde aksamalar, kesintiler, hatalar yaşanabilir. Bu aydan itibaren, gün içinde Ay’ın boşlukta olduğu süreçler de belirtilecek, bu zamanları sizde boşlukta, bir iş yapmadan, dinlenerek, sanatsal işlerle uğraşarak, kitap okuyarak geçirebilirsiniz. Yeni işe başlamak, ev, araba almak, büyük buluşmalar, kontratlardan ve önemli kararlar vermek gibi işlerden sakınmalısınız. Bu süreçlerde yaptığınız işleri tekrarlamak zorunda kalabilirsiniz.


OCAK AYI POTANSİYELLERİ

1 OCAK: Beklenmedik enerjiler ajitasyonlara neden olabilir. Güç gösterileri fiziksel zararlar getirebilir. Güçlü cinsel arzular hissedilebilir. Enerjiler yaratıcılığa kanalize edilebilir. Konser, dinleti, sinema ve tiyatro gibi sanatsal etkinliklere katılmak yeni açılımlar sağlayabilir.

3 OCAK: 2008 in değişim enerjileri kuvvetle hissedilebilir. Önceden planlanmış ve programlanmış heyecan yaratacak etkileşimler acı verici olabilir. Kışkırtıcı enerjiler yeni yetenekleri açığa çıkartabilir.

4 OCAK: Sabah saatlerinden öğlen 14.15 e kadar Ay boşlukta. Soğuk rüzgarlar şiddetlenebilir. Gizli, görünmez silahlarla yapılabilecek saldırılara karşı dikkatli olmak zararları azaltabilir. Çatışmalarda yasak silahlar, biyolojik ve kimyasal etkisi olabilecek saldırı teknikleri kullanılabilir. Büyük yenilgilerin duyulmasını engellemek, tepkileri azaltmak için gizlilik operasyonları yapılabilir. Sonun başlangıcı olabilecek olaylara tanık olunabilir.

6 OCAK: Liderler arası ilişkilerde gözlenen uyumun yüzeyselliği kısa sürede açığa çıkabilir. Kendini işe, olaya ve harekete adayanlar nazik ve anlayışlı bir tutumla başarıyı yakalayabilirler. Altıncı hislerin, önsezilerin ve hayal gücünün kuvvetli olduğu bir gün, değerlendirmeler ve tespitlerde isabet şansı çok fazla olabilir.

7 OCAK: Merkür gezegeni Kova burcuna giriyor. Evrensel ve insani programlar gündeme gelebilir. Söylemler hak ve özgürlükler üstüne olsa da kısıtlamaların önüne geçilemeyebilir. İnsan doğası ve doğa yasaları konusunda yeni açılımlar gözlenebilir. Bilinmeyenlerin söylenebileceği, değişik ve yeni fikirlerin gündeme gelebileceği, orijinal sosyal aktivitelerin düzenlenebileceği bu dönemde söylemlere dikkat edilebilir. Yargısız infazlar, hakça olmayan hükümler, beklenmeyen şekilde sonuçlanan davalar ve yetkin olmayanların olumsuz kararları problemleri büyütebilir.

8 OCAK: Yeniay Oğlak burcunda gerçekleşmekte. Bütünün idaresiyle ilgili yeni görevlendirmeler yapılabilir. Mutlak, sınırsız idari yönetim talepleri, en büyük siyasi iktidara egemen olma hayalleri gündeme gelebilir. Otoriter atamalar ve rütbe indirmeler bir arada yaşanabilir. Savaş, askeri söylemler ve kayıplar rahatsızlık yaratabilir, karşıt hareketler destek bulamayabilir.

9 OCAK: Merkür gezegeninde tutulma yaşanmakta. Sezgisel güç, konuşma ve iletişim gücü doğru kullanılabilir. Entelektüel bilinç önem kazanabilir. İnsani tepkilere karşı duyarlı olmak zararları azaltabilir. Sağlık kontrollerine dikkat, ev ve sağlıkla ilgili problemlerle karşılaşılabilir.

11 OCAK: 19.00 – 19.45 arasında Ay boşlukta. Neptün gezegeninde tutulma yaşanmakta. Ekonomik finans alanında belirlenmiş öncelikli hedeflere ulaşmakta zorlanılabilir. Banka, borsa ve parayla ilgili bağımlılıklarda sorunlar yaşanabilir. Parasal yatırımlara dikkat, altının yükselişi devam edebilir. Çok uluslu şirketlerde batıdan çok doğuya yatırım yapılması kar oranını arttırabilir. Tüm sorunları bir kenara bırakarak, aile ve arkadaşlıklarda birliktelik ruhunu açığa çıkaracak ziyaretler, geziler, küçük bir hafta sonu tatili düzenlenebilir.

14 OCAK: Yaşamın güvence altına alınabilmesi için yapılmakta olan çalışmalar egosal yaptırımlara ve ilginç taleplerle gösterişe dönüşebilir. Sezgilere değer verilip, ortak bilincin güçlendirilmesine çalışılabilir. Özellikli alanlarda tehlikelerin farkına varılıp ivedi önlemler alınabilir. Baskılamaların gücünün arttığı ve karşı duruşların sertleştiği görülebilir.

15 OCAK: Ay ilk dördün konumunda Koç burcunda. Duygusal alanda karmaşa yaşanıyor gibi görünse de, hayata bakış açısının değişmesi gerektiğini vurgulayan olaylar gerçekleşebilir. İçsel olarak beklenmedik istekler duyulabilir veya karşı taraftan ilginç teklifler alınabilir. İdeallerin çıtası yükselebilir. Kimyasal, petrol, gaz, yağ gibi sıvı taşımacılığıyla ilgili sorunlar yaşanabilir. Sanat ve sanatla ekstrem gelişmeler olabilir.

16 OCAK: Yeni yapılanmalar ve gelişmeler memnuniyetsizlik verici olabilir. Ateş bacayı sardı denecek kadar acil, telaşlı ve yoğun çalışmalar gerekebilir. Gizlenmiş bilgiler sürpriz bir şekilde açığa çıkabilir. Olumsuzluklardan güçlülerde etkilenebilir. Uyarılar dinlenerek, su ve suyla ilgili oluşabilecek zararlar azaltılabilir. Yaşananların büyütülmesi içsel duygu karmaşasını arttırabilir. Sosyal işlerde yardımcı olmak sıkıntıları hafifletebilir.

17 OCAK: Karışık duygusal ilişkiler, gerçeklerle yüzleşmeyi geciktirebilir. Bilinçaltından yükselen duygular sanata yönlendirilebilir. Sıkıntıların geçiştirilmesinde alkol ve uyuşturucular çözüm getirmeyebilir. Sinir bozukluklarına sanat çalışmaları ve doğa gezileri iyi gelebilir. Beslenme düzenine dikkat etmek dolaşım bozukluklarını engelleyebilir. Ebeveynlerle ilişkilerde huysuzluk ve inatçılıklar sevgiyle düzeltilebilir.

18 OCAK: Beklentiler istenildiği gibi olmayabilir. Kaderi karşılaşmalar yaşanabilir. Başkalarının sınırları belirlemesine izin vermek sıkıntıları arttırabilir. Kişisel gerçekçi hedeflere ulaşmak daha kolay olabilir. Kazançlar kolay yoldan olmayabilir. Disipliner yapılar, yöneticiler ve din adamlarından duyulacak yeni söylemler tepkilere neden olabilir. Adalet ve hukuk alanındaki yenilikler memnuniyet verici olmayabilir.

20 OCAK: Güneş Kova burcuna giriyor. Bağlılıkların ve bağımlılıkların sorgulanacağı dramatik eksenli olaylar yaşanabilir. Otoriteye karşı duruşlar sergilenebilir. Devlet iradesiyle ilgili, kanun ve yasaların değerlendirilmesinde çıkan sorunlar büyüyebilir. Liderler arasında sürtüşmeler artabilir. Tahrik edici söylemler artabilir. Duygu ve düşünceler gerektiği gibi açıklanamayabilir. Bilgi ve bilinçlendirme eksiklikleri yaşanabilir. Halk değerlendirmeleri baskılanabilir. Yönetim kademelerindeki uyumsuzluklar gizlenebilir.

21 OCAK: Pandoranın kutusu açılabilir. Hak, hukuk, adalet kavramları ve anayasadaki değişimler bütünün iradesini zorlayabilir. Ev, yuva ve yurt kavramlarıyla ilgili sahiplenici tutumlar sergilenebilir. Ekonomi, banka, borsa ve para ile ilgili yoğunluk ve uluslar arası tepkimeler gözlenebilir.

22 OCAK: Dolunay Aslan burcunda gerçekleşmekte. Yöneticiler ve yönetilenler karşı karşıya gelebilir. Sorunlar büyüyebilir. İçsel bocalamalar yaşanabilir. Benlik ve duygular arasında seçimlerde zorlanılabilir. Acılar dramatik bir şekilde dile getirilebilir. Sadakatsizlikler zorlayıcı olabilir. Mali sorunlar yüzünden tartışmalar çıkabilir. Uluslararası sermaye ekonomik dengelerde dalgalanma yaratabilir. Yatırımlara dikkat, yer altı kaynakları, maden ve altın ağırlıklı hedefler karlı olabilir.

23 OCAK: Uzak doğuda, Çin, Vietman, Hindistan, Malezya ve Japonya’da global hareketlenmeler görülebilir. Yenilenme sancıları, ağıtlarla sonuçlanacak ölümcül olaylara neden olabilir. Uyuşturucu ve kumar trafiği hareketlenebilir. Aykırı sanatsal açılımlar görülebilir.

24 OCAK: Venüs gezegeni Oğlak burcuna giriyor. Bireysel başarılar, özellikle sanat alanında ön plana çıkabilir. Duygusal ilişkilerde gelişmeler gözlenebilir. Mevki hırsı liderlik potansiyelini tetikleyebilir. İş yaşantısında, soğuk ve mesafeli davranmak başarıyı geciktirebilir. Fanatik görüş ve davranışlar hayal kırıklıkları getirebilir. Haksızlığın her türlüsüyle savaşmak gerekebilir. Duygusal çekicilik ve derin hisler yeni aşkların, yeni ilişkilerin başlamasına neden olabilir.

26 OCAK: Sabah saatlerinden öğlen 15.45 e kadar Ay boşlukta. Plüton gezegeni Oğlak burcuna giriyor. En son 1762 – 1778 yılları arasında Oğlak burcunda olan Plüton; Amerikan Özgürlük Anlaşmasını, buharlı motorun keşfini, Fransa’da Marie Antoinette dönemini kapsar. Bu dönemde ayaklanmalar, ihanetler yaşanmış ve karışıklıklar ortaya çıkmıştır. Dönem sona erdiğinde yeni buluşlar, yeni açılımlar, maddi ve manevi rahatlamalar yaşanmıştır. Şimdiki dönemde benzer açılımlara gebe diyebiliriz. Yeni dünya düzeninin oluşması için çalkantılı  ve sancılı bir döneme giriyoruz diyebiliriz. Futbol maçlarında olduğu gibi dakika bir, gol bir. Kaynağını tarihten alan bir sorunla karşılaşılabilir.

28 OCAK: Merkür geri gitmeye başlıyor. Daha içten, daha duyarlı düşünme tarzı, duygu ve düşünceleri sezme kabiliyeti artarken, bunları sözle dile getirmede problemler yaşanabilir. Yazılı ifadeler rahatlatıcı olabilir. Bu süreçte tüm iletişim mekanizmalarında sorunlar görülebilir. Sözleşme, antlaşma, yeni alım ve satımlarda dikkatli olunmasında fayda var. Telefon, televizyon ve bilgisayar sistemlerinde geçici arızalar yaşanabilir. Kaos teorisinin açılımlarıyla karşılaşılabilir.

30 OCAK: Ay son dördün konumunda Akrep burcunda. 15 Kasımdan beri geri giden Mars düzeliyor. Savaş potansiyeli azalmış değil, farklı boyutlara kayabilir. Alım satım işlemlerinde dikkatli olunabilir. Uzun vadeli yatırımlar için uygun bir zaman. Hizmet sektörü ve sağlık hizmetlerinde aksaklıklar görülebilir, problemler yaşanabilir. Hızlı ve cesur kararlar zayıflıkları avantaja dönüştürebilir. Medya ve yönetim kadroları arasında sıkıntılar ve zıtlaşmalar görülebilir. Gençler ve gençlik sorunlarıyla ilgili yeni oluşumlar gözlenebilir.

31 OCAK: Gün boyunca Ay boşlukta. Ekonomide ve politikada manipülasyonlar yaşanabilir. Partiler arası çekişmelerin boyutu değişebilir. Deniz taşımacılığıyla ilgili sorunlar çıkabilir. Sıra dışı ilişkiler, din ve ahlak konulu uç görüşler tepkilere neden olabilir. İnanç sistemleri sorgulanabilir. Sıkıntı verici olaylar yaşanabilir.


KOVA BURCU

21 OCAK – 19 ŞUBAT 

Gökeşleğinin güneyinde, burçlar kuşağında bir takım yıldız olan Kova, Babil zamanında bir kaptan su döken adam olarak tasvir edilmişti, insan figürünü kullanmayan İslam gökbilimcileri sadece kabı öne çıkartmışlardır. Grek mitolojisinde ise bir amfora ile gösterilir. Bu takım yıldız tanrılara su sunma görevini yerine getirmek üzere Zeus’un kartalı tarafından kaçırılan Ganimede isimli ölümlü bir genci tasvir eder. Günümüzde su ve elektrik dalgalarıyla biçim alır.

Bağımsız, araştırıcı, bilimsel, entelektüel, fedakar, insancıl, sanatsal gibi ifadeler Kova’yı tarif etse de yetmeyebilir. Özgürlük en büyük hedefidir. Lider özellikleri vardır. Karizmatiktir. Yenilikçidir. Mücadeleci ve dayanıklıdır.  

Yönetici gezegeni Uranüs'tür.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ümit Çilingiroğlu, 1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği kurucusu. Detaylı Bilgi


 


 


 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  18 Agustos 2008 TSİ 01:00