Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Aslı Alptekin Selman

Bu Bir Bilim Kurgu Filmi Değil!

Konusu gelecekte geçen bilim-kurgu filmlerinde, geçmişten geleceğe yolculuk yapan kahraman, yaşadığı yerlerin gelecekteki halini görünce büyük bir üzüntüye kapılır. Çünkü, büyüdüğü ev artık yoktur, dallarına tırmandığı ağaçlar kesilmiştir. Yaşadığı şehir, gökdelenlerden oluşan biyonik bir şehre dönüşmüştür. Haftasonu yürüyüşlerini yaptığı park, artık şehir çöplüğüdür. Geriye sadece, geçmişin anıları ve burukluk kalır.

Değerli ülkemizdeki tarihi yapıların bugünkü haline baktıkça, gözümün önüne hep bu filmlerden sahneler gelir. Küçük farklar olsa da, geçmiş için karabasan olabilecek bir gelecekte yaşıyoruz bugün. Mesela Mimar Sinan, zamanında onca emekle gerçekleştirdiği pek çok eserinin bugünkü halini görebilse, ne düşünürdü? Peki ya II. Thedosius ve Fatih Sultan Mehmet, yıllarca İstanbul’u koruyan surlardaki taşların çoğunun, çevre sakinlerin evlerinin yapımında kullanıldığını görse ne derlerdi? ‘Tarihi değerler kimin umrunda, beni kendi çıkarlarım ilgilendirir’ şeklindeki düşünce tarzının yarattığı bir çevrede yaşıyoruz. Pek çok ülkenin gıpta ile baktığı ve sadece bizim ülkemizde bulunan pek çok doğal güzellik ve tarihi yapı gözlerimizin önünde yavaş yavaş yok ediliyor. Ne yazık ki hiç bir pişmanlık ve tarihi sorumluluk duyguları barındırmıyor bu tüketim.

Bu yokoluşun en son örneklerinden biri, İstanbul Atışalanı’daki, Mimar Sinan yapısı ‘Avasköy Su Kemerleri’. Atlas dergisinin mart sayısında Gökhan Tan bu konuya dikkat çekti. Su kemerlerinin çok yakınında yapılmaya başlanan toplu konut projesi, 400 yaşındaki kemerler için tehdit oluşturmaktaydı. Su kemerlerinin yokoluşa giden hikayesi, 1980’lerin ikinci yarısında Esenler, TEM ve bağlantı yollarının devreye girmesi ile başladı. Bölgede hızla ilerleyen ve yerel yönetimlerin müdahale etmediği kontrolsüz ve kaçak yapılaşma, bu değerli eserde ilk tahribatları başlattı.

İski tarafından yayınlanan “Tarih Boyunca İstanbul Surları” adlı kitapta gördüğümüz, surların 1983 yılındaki halini gösteren fotoğraf bugünden çok farklı. O dönemde surlar, sonsuz gibi görünen yeşilliğin içinde orijinal haliyle duruyor. Bugün bölgeye gittiğinizde, bir tarafta yüksek gerilim hattını diğer tarafta da surların içine girecek kadar yaklaşmış çirkinlik örneği apartmanları görüyorsunuz. Bu apartmanlar eğer ruhsatlı ise, acaba  ilçe belediyesi su mühendisliği harikası kabul edilen böyle bir tarihi yapının hemen yanında yapılmalarına nasıl onay verebildi? Asıl amaçları şehrin düzenli bir şekilde yapılanmasını planlamak ve sağlamak olan belediyeler bu görevlerini yerine getirmezken, maalesef halkımız da boş durmamış. Kemeri oluşturan taşların içindeki oyukları mangal olarak kullanmışlar. Kemerlerin cephesi, yer yer isle kaplanmış. Çevresi çöplük olarak kullanılmış, boydan boya çöp yığınları ile karşılaşıyorsunuz. Tarihe saygısızlık böyle bilinçsizce devam ederken de bazı İnşaat firmaları, kemerlerin çok yakınında büyük bir konut projesine başladı. Proje bütün hızıyla devam ediyor. Tamamlandığında, Avasköy Su Kemerleri bu binaların gölgesinde kalacak. İnşaat sürerken, inşaatın zeminde yarattığı titreşimlerden dolayı hasar görmesi olasılığı da var. Tarihe karşı saygı bilinci oluşturulmadığı sürece, tahribatlar devam edecek ve belki de zamanının bu önemli eserinden geriye birkaç taş parçası kalacak.

 

Benzer örnekleri bugüne kadar pek çok defa yaşadık, henüz birşey değişmedi. Hala halkımızda ve (ne yazık ki) yerel yönetimlerde doğal ve tarihi güzelliklerimizi koruma ve onlara saygı gösterme konusunda gerekli düşünce yapısı ve özen oluşmadı. Tam tersi bir senaryo gerçekleşmiş olsaydı, bugün daha temiz, düzenli ve korunmuş bir çevrede daha medeni bir şekilde yaşıyor olurduk. Lütfen çevrenizdeki tarihi yapılara  daha dikkatli bakın, çoğunun halinin içler acısı olduğunu göreceksiniz. Bugüne kadar fazlasıyla tahrip edildiler. Bundan sonra korunabilmeleri sizlere bağlı. Zamanda yolculuk (şu an için) sadece bilim-kurgu filmlerinde gerçekleşebildiğinden, geriye dönüp kaybolanı geri getirmek mümkün olmayacak. O nedenle, lütfen olanlara seyirci kalmayıp sahiplenin, koruyun ve korunmasını sağlayın.


EDİTÖR HAKKINDA BİLGİ

Aslı Alptekin Selman 1973, İzmir doğumlu. İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nü bitirdikten sonra, aynı fakültede yüksek lisansını tamamladı. Mimari Çevre’nin korunması ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar yaptı. İndigo Dergisi’nde, bu konulara dikkat çekmek için çalışmalarını sürdürüyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Bu Bir Bilim Kurgu Filmi Değil!

Tarihi Değerler Dökülüyor!


Televizyon, Kadim Mitolojiler ve Aydınlanma


Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Kültür


Öğretmeye Cüret Eden Kişi, Öğrenmeyi Asla Bırakmamalıdır


Ney Yolculuğu


İstanbul’da Saklı Bir Cennet: ZEYREK


Şeker mi, Tatlandırıcı mı?


Horlama Sorun Olmaktan Çıkıyor


Bir Zamanlar Normaldik


Nisan Yagmurlari


Bir Mekân: Lounge & Kitchen


Nisan Kitapları

 

KOSE YAZARLARI

Çiğdem Aksoy

Korku, Korkulanı Gerçekleştirir


Rüya Yüksel

Kendi korku ve endişeleri içinde kaybolmuş anne ve babalar, çocuklarınız neredeler? Sorun nerede?


Meltem Bingöl

Siyah - Beyaz


Haluk Tunç İlker

Mandallarda Asılı Anılar


Sibel Tugal

Ne Güzeldir Çocuk Olmak


Uzay Gökerman

Entropi


Mahmut Şaylıkay

Siyahın Esmeri


Banu Kangal

Siz Hiç Havaalanında Kayboldunuz Mu?


Asu Sanem Kaya

Anne Olmayı Öğreniyorum 


Gürhan Faik Yeğit

K'nın Öyküsü


Ü.Gülsüm Bülbül

Yuvama İndigo Bir Çocuk Geldi

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20