Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

İnteraktif

Abonelik

Arşiv

Reklam

Kariyer

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara

Röportaj: Burçin İvren - Şubat 2009

Kemal Koçak ve İnsani Gelişim

Tertemiz niyetli birçok insanımız Kişisel Gelişim Uzmanı olabilmesi ve bu alanda danışmanlık pazarından pay alabilmelerinin uyanıklığı konusunda gizli ve bilinçli bir telkinler, programlı bir şekilde sürdürülmektedir. Merdiven altı şirketlerden oluşmuş ne oldukları belirsiz Amerikan, İngiliz ve daha pek çok yabancı değerlerle kirletilmiş ve istismar edilmiş sözde uluslararası sertifikalar verilerek ve yüzlerce öz kaynaklarımız verimli olarak kullanılamayarak bu alanda ve her bir bireyimiz darmadağın edilmiş ve pek çoğu hala bu alanda harcadıklarını kazanabilmek şöyle dursun hala perişan haldedirler. Batı felsefesinin çarpık ve temelsiz kişisel gelişim politikasının yanında doğu mistizminin ve siprutualizminin, pek çok değişik acayip kuralsız kuramsız sözde bilimsel Ön sıfat takılarıyla Misyonerlik faaliyetlerini pervasızca devam ettirmektedirler. Ülkemizin her ilinde ve her ilçesinde hemen her yaştaki insanlarımıza yönelik devam etmekte olan sözde eğitimler ile...

Röportaj: Burçin İvren


Kişisel Gelişim’i daha çok duymaya başlamış iken,  size ait olan bu “İnsani Gelişim”  insan gelişiminin neresinde duruyor?  

Bakın sizde sorunuzda diyorsunuz ki Kişisel gelişimi daha çok duymaya başlamışken diye sorunuzun fakında mısınız, bilmiyorum. Ancak, bu soru bile sizin kişisel gelişim hakkında ne kadar telkin altında olduğunuzu gösterecek en önemli ifadelerden birisi.

Evet, sizin gibi pek çok insan elbette kişisel gelişimi daha çok duyuyor. Ve duydu. Ancak bundan sonra duymaya devam edemeyecekler. Çünkü artık insani gelişim var. Henüz tam anlamıyla da tanıtılamadı. Tam anlamıyla tanındığı vakit zannetmiyorum ki "Kişisel Gelişim" diye ifade edilen gelişim sektörü artık gelişim zannedilsin.

İkinci önemli bir nokta "insani gelişim size ait diye belirtiyorsunuz? Bunu çok ağır bir yük olarak gördüğümü söylemek istiyorum. Bunu ilk dillendirme cesaretini ben göstermiş olabilirim bu başka bir durum. Ancak insani gelişim bana ait değil, her insani gelişene ait bir kavram.Ve biz bu kavramı ilerleyen günlerde ön görüşmeler yapacağımız aday arkadaşlarımızla birlikte temsil edeceğimiz günlerin hazırlığı içerindeyiz sadece o kadar.

Kimler insani gelişebilirler diye bir soru gelirse aklımıza onunda cevabı şudur. BU gün insan beyninde her gün yeni işleyişler ve işlem noktalarının haritaları EEG cihazlarıyla fotoğrafları çekiliyor. Biliyoruz ki hepimiz.  

“İnsan beyninin ön bölgesinde adalet, ahlak, empati, paylaşım gibi daha pek çok erdem denilecek kavramların işlem bölgesinin hayvanlarda gelişim özelliği gösteremeyen Beynimizin Ön bölgesi (prefrontal korteks) denilen bölgesinde gerçekleşmektedir.” 

Tüm bunlarla birlikte yine beynimizin hayvanlarla olan ortak işleyişi ve pek çok yeteneksel gelişim bölgeleri aynı noktalarda kesişirken sadece ön bölgemiz insana ait özellikler göstermektedir. Biz bu bölgenin etiketini "İnsani gelişim" diye etiketleyerek İnsani gelişim bölgesi demekteyiz. Ve beynimizin mükemmel işleyişine uygun olarak söyleyecek olursak "İnsani gelişim" İnsan gelişiminin zirvesindedir. Çünkü bütün gelişimler ve gelişim araçlarını kullanmak insani gelişim içindir. Ve insan fizyolojisi de buna uygundur. İnsan 21 yaşına kadar yeteneksel yani kişisel gelişmesini devam ettirirken dahi ilerleyen yaşlarda Hayatında anlam arayışının da gelişimini ancak İnsani gelişimle bulabilir.

Bu gün sadece kişisel yeteneklerimizin sadece tek bir şahısta toplanmış olması arzu edilmemektedir. Bütün kurumlar daha sosyal beceriler gerektiren yeteneklerin yanında birlikte çalıştığı insanlarla uyum ve ahenk içinde verimlilik istenmektedir. Yani empatik özelliklerinin oluşmasını arzu etmektedirler. İşte buda sadece beynimizin Ön bölgesi yani bize göre insani olan bölgesinde gelişim gösterecekler için söz konusu olacaktır.

Sonra bütün kurumların İnsan Kaynakları departmanlıkları vardır. Madem insan kaynakları var gelişimi neden Kişisel olsun ki insan kaynaklarının Gelişimi de İnsani gelişim olmalı değil midir? Sizce. 

İnsani Gelişim’in Kişisel Gelişim’ den farkı nedir? Ve size ait bu terim hangi ihtiyaçlarla doğmuştur?

“İnsani gelişim Niyetle ilgilidir. Bilgiyle değil. Bilgiyi taşıyanların değil bildiğini yaşayanların gelişim  modelidir.” 

Bu yola bize çıktığımızda tarafımıza sorulan ilk soru budur. Tabi, biz bunu bir örnekle veriyoruz. Herkesin kişisel yeteneklerini geliştirmesinin gerekli olduğu belirtirken diyelim ki aynı evden iki kardeşin hızlı okuma veya diksiyon gibi yeteneksel gelişim kurslarına gitmiş olsunlar ... sonuçta komşularının çocukları ise o kurslara katılamamış olsunlar... işte kardeşlerden birisi komşusu olan arkadaşına hava atarken biz kurslara gittik diye tiriplere girerken, aynı kursa gitmiş olan diğer kardeş ise aynı komşusuna hava atmak yerine gittiği kursun faydasından ve güzelliğinden bahsederek onunda gitmesinin gelişimine katkısının olacağını söylemesini aradaki açık farkı ortaya koyan yereli bir örnek olduğunu söyleyebilirim. İşte kardeşlerden birisi sadece kişisel gelişirken diğeri bu gelişimini kişisellikten ileriye götürememiştir. Bu bir örnekti, ancak hayatın içerisindeki realite çok daha acımasız sonuçlar içermektedir. Dikkatli bakılırsa çok açık gözlemlenecektir. Sonucun bu şekilde gelişmesinin ise sorumluluğun Kişisel Gelişim uzmanlarında olduğunu düşünüyorum.

“Çünkü İnsanlar  ayna nöronlarıyla dinledikleri insanları istemeden bile olsa modellemektedirler.” 

İşte farkındalıkları tam anlamıyla gelişememiş olan insanlarımızın eksik olan özgüvenlerinin üzerine kendi Âlii geleceklerini inşa eden maalesef pek çok kişisel azman! ise bu gün Kişisel gelişimin önünü tıkamıştır. Yani daha açık bir şekilde Kişisel Gelişim kirletilmiştir. Bu konuda pek çok otoritenin makaleleri ve açıklamaları internette hemen herkesin vakıf olduğu bilinen bir başka durumdur. "İnsani Gelişim" terimi ise tertemizdir.Kirletenler sadece kendi benliklerini kirletebilirler. Kanunen koruma altındadır. İzinsiz kullananların da kanun önünde hesap vereceklerini bilmeleri gerekmektedir. Tüm bunlarla birlikte toplumsal çimento görevini yapacak olan gelişimin modeli inşa edilmeliydi bu görev ise bize düştü. Ancak şimdilik. 

O yüzden "Aklın yürekle buluştuğu gelişim insani gelişim" diye ifade etmekten gurur değil onur duyuyoruz.

Çünkü insani gelişenler ile Kişisel gelişenler arasındaki en önemli bağlam "Gurur" ve "Onur" bağlamlarıdır.Her iki kelime aynı anlama geliyor olarak algılansa bile biraz düşünülecek olursa aradaki fark açıkça fark edilecektir, Beyninin hayvani gelişim bölgesi ile değil de İnsani gelişim bölgesi ile düşünebilenler için bu cevap gelecektir.

Ağabeyin birisi yeni bir bisiklet almış olan bir çocuk sokağa iner. Durumu öğrenen arkadaşlarından birisi derki "Bende büyüyünce kardeşime bisiklet alacağım" derken diğeri de "Neden ablam da bana yeni bir bisiklet almadı ki?" der.

İnsani gelişim Niyetle ilgilidir. Bilgiyle değil. Bilgiyi taşıyanların değil bildiğini yaşayanların gelişim  modelidir. 

Kendinize niçin “Sevgipolog” diyorsunuz? 

İnsanlar danışmanlık hizmeti veren herkes bilmelidir ki... insan zihni kelimelerle kirlenir. Kelimelerle temizlenir.Bendenizde kullandığım terim ve kavramlara Dikkat ederek başladım. Ve gözlemledim ki bu dünden bu güne psikolojinin psikolojisi bozuk. En başından beri bu böyle gelişmiş zaten 150 yıl bile olmamış. Dünya kamuoyu henüz bilimcik olarak bile kabul etmekte zorlandığı yıllarda bu gün psikolojik akımları ve kuramları sayabilecek bir babayiğit yoktur. Hal böyleyken insanımızın ağzında lakırdılar haline getirdikleri "Psikolojim bozuk", "psikolojimi bozma", "psikologa gitmem deli miyim", "psikolojik hastasın sennnn", gibi başbakandan en sade vatandaşa kadar herkesin ağzında bilinçaltında hiç hayırlı ve olumlu sonuçlar uyandırmadığını azcık dikkat eden fark edebilir. Bu psikolojinin sorumluluğundadır. Bu gün her giren iki adet bilim dalı vardır. birisi matematik diğeri de davranış bilimidir.Maalesef psikoloji hep negatifi çağrıştıracak alt yapılarla donatılmıştır. Pozitif yaklaşım  olarak evrende Atom altı parçacıkların "sevgi" ile dönen bir cazibe ve ilişki içinde oldukları kesindir.

İşte bende Özellikle insanlarla yaptığım görüşmelerde sevgipolog oluşumdan dolayı çok rahatladıklarını gördüm. ve henüz görüşme oturumlarına geçmeden kendilerini rahat ve daha huzurlu hissettiklerini beyan etmeleri üzerine Bu kavramı üreten olarak" sevgipolog" markasında paylaşmaya hazır olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum.

"Sevgipolojisi ile tanışanların Psikolojileri yok oluyor"

Sevgipolog kimdir diye sorduklarında ise bazen "Psikologları ve psikiyatrları sevebilen davranış B-ilimleri ustası" Olarak ifade ediyorum.

Çünkü "Sevgipolojisi ile tanışanların Psikolojileri yok oluyor". Her şeyden önce orjinal ve kendi keşfim olan bir Kavram olduğu için hiç kimseye de Bu konuda hesap vermek zorunda olmadığımın farkındayım. En azından kanuni bir Marka olduğu için insanlara daha çok güven veriyor... Uluslar arası gibi yalanlarla kandırmaktansa yürekler arası geçerli bir markamız var eğitim ve danışmanlık markası ismi de sevgipolog hepsi bu o yüzden ne diyeyim her şeyin ology takısı varken bende ekledim oldu... Son olarak ise maalesef bu gün "hayvan psikologu" gibi ifadeler türetilmiş durumdadır. Onların özgürlüğünün olduğu güzel ülkemizde bizde sevgipolog diyoruz kendimize hepsi bu.

İnsan sıfır matematik bilgisiyle doğduğu halde ihtiyacı olanı öğrenmek zorunda olduğu gibi kendi Sevgipoloji matematiğini de öğrenebilir. İnsan davranışları da matematikseldir. En azından insanlar Sevgipolojik  dört işlemini öğrenebilirler.

Sevgipolog Sevgipoloji matematiğini öğreten ustanın adıdır. Öğretilebilir bir eğitim teknolojisinin ustalığının yeni ve orijinal adıdır... 

Son zamanlarda kişisel gelişime karşı olarak çıkan “İçinizdeki Öküze Oha Deyin” adlı kitabın ana fikri, sizin genel fikirleriniz ile benzerlik taşıyor mu? 

Sn. Bülent Akyürek ile yakinen tanışırız kendisinin bu kitabı yazmaya devam ettiğini yaklaşık 1.5 bucuk sene önceden duymuştum. Elbette takip ettim süreci... Çıkar çıkmaz aldım ve okudum... Bülent beye Katılamadığım yer hemen hemen hiç yok gibi... Kendisi de ifade ediyor ki "Bin küsur kişisel gelişim kitabı okudum, insanlıktan çıktım" diyor. Zaten kendisini İnsani gelişim notaları isimli radyo programımın da konuk ettim. İçimizdeki öküze oha birlikte dedik - çok ta güldük birlikte.. Ancak şaka bir yana, "Yılgın Türkler" gibi çok önemli bir eser kazandırmış olan Akyürek gibi değerli bir yazarı Kişisel Gelişimcilerin tahrik ettiklerini düşünüyorum... Kendisi ile tanışmadan önce ben "İnsani Gelişim" yolculuğuma zaten çıkmıştım. Ancak takdir edersiniz ki biz şimdilik kaplumbağa ilerlemelerindeyiz. Ama şu kadarını söyleyebilirim ki Bülent Akyürek amacına ulaşmış görünmektedir. Yani "insani gelişime istese de istemese de katkıda bulunmuştur. Çünkü bu konuda alternatif başka bir gelişim modeli inşa eden yoktur...

Kişisel Gelişimin kirlendiğini gören bazı kuraldışındakiler "Bireysel Gelişim" deseler bile gecikmiş bir hamle içinde olduklarını ve daha önceden kişisel gelişimin kaymağını ilk önce toparladıktan sonra bu tip yayınların daha çoğalacağının öngörüsünde zaten çatırdamalar başlamıştır. Bülent Akyürek için belki de ilk kurşunu atan "Hasan Tahsin" Yunan askeri için ne ise Kişisel gelişimciler için de "Bülent Akyürek" o dur denilebilir. Onun attığı kurşunun arkasından daha düzenli ve düzeyli yasal Teşkilatlanmalarla İnsani gelişim ilerleyen yıllarda daha da genişleyerek büyüyecektir. Hasan Tahsin'den sonra Mustafa Kemal'in yaptığı gibi..

Ben şahsen onun ifade ettikleri satırları yazmaya çekinirdim doğrusu. İnsani gelişim nezaket gerektiren öncü bir akımdır. Eleştiriyi bile hakkıyla gerçekleştirmek gerekir. Büyük cesaret. Kendisini tebrik ediyorum... Ancak Bülent nevi şahsına münhasır bir kişilik olduğu için yolu açık olsun derim. Ne diyeyim adam içindeki öküze oha demiş bir kere.

Ancak bizim "insani gelişim" dediğimiz alan Dardincilerden de Darwincilerden de fersah fersah uzaktır. Bilimsiz Dinden Dinsiz Bilimden de uzak durmaya özel gayret etmektedir. Kişisel gelişime sadece karşı olmak yeterli değildir.Biz kişisel gelişime karşı değiliz ancak yeterli bir gelişim olamayacağını iddia etmiyoruz ispat ediyoruz.

"Kişelenmeli çelişenler Kişisel Gelişimden, Gelişenler öğünmeli yöneldiği insani gelişiminden". 

Gelişim ve farkındalık yönünde, sürekli kendi öz kültürümüz dışındaki bilgilerin empozesi altındayız. Bu çalışmanın özünün size ait olması, bilinçli bir tercih olması dışında, kendinizi nasıl hissettiriyor ve bu duruş sahipleniliyor mu? 

Her şeyden önce insani gelişim bu dünya ile sonlanacak bir gelişim modelinin adı değildir. İnsanın ölümünden sonra bile gelişmesi mümkündür. Arkasından bıraktığı izler açısından. Elbette İnsani gelişim fikrinin bende emanet olarak bu insanlara duyurulması aşaması çok zor şartlar la geçti. ancak sanırım emaneti inşallah yakın zamanda BU

 ülke insanımıza teslim ederek Biz de bundan sonra diğer ülkelere Gelişim modeli ihraç edebileceğiz. Çünkü çok daha kaliteli beyinlerimizin olduğu hakikatince sadece onlar edeplerinde pek çoğu kendilerini saklamaya devam etmektedirler. İşte insani gelişim insani değerleri öne çıkarmış ve beyninin Ön bölgesiyle hareket eden güdüleriyle değil sezgilerinin esnekliğinde uzlaşabilen herkes ile Çalışmaya açık olduğundan bu beni heyecanlandırmaktadır.

Hatta bu konuda TBMM'ye projelerimizle birlikte müracaatımızın neticesinde Alacağımız "Faydalı Model" Yasal onayı ile birlikte Özel kurslarını açarak herkesin Onurla duvarlarında asabilecekleri "İnsani Gelişim Hizmet Beratı" sertifikasyon süreci ile birlikte sayısal olmasa bile Niteliksel olarak her geçen gün büyüyeceğimizden eminim. Çünkü İnsani gelişim % 100 Öz kaynaklarımızın sonucunda Ortaya konmuş bir insani gelişim modelidir. Ve biliyorum ki bu gün her anne ve baba çocuklarının sadece kişisel değil insani olarak gelişmesini arzu etmektedirler.

İnsani Gelişim’in kullanım kılavuzu var mıdır? Bu gelişim  bireysel olarak kişinin yapacağı düşünce açılımlarına mı kalmıştır yada mutlaka sizle bir görüşme veya çalışma  yapılmalı mıdır? 

Olmaz mı...Her insanın Gelişim kullanım Kılavuzu etrafındaki sonuçlarıdır. Ayni ilişki içinde oldukları sosyal çevresidir. Bir kişinin insani olan yönünü komşusu bilir. Çocukları bilir.çalışma arkadaşları bilir. zaten hemen herkes zaten aksi yönde bir davranışla karşılaştığında hemen herkes birbirlerine "İnsan ol biraz " diye uyarmaktadırlar. Bu uyarı beyinsel değil yüreksel bir uyarıdır. Ancak bu tür hallerde" Kişisel ol biraz" diye  bir uyarı göremezsiniz. İşte en büyük kılavuz reflekssel hale gelmiş olan "İnsan ol biraz" uyarısını almaktansa; İnsan olarak doğmanın insanlık olamayacağının farkına varılması çok gecikmemelidir. Her sorumluluk bilinci taşıyan kişi değil birey olmuş olabilenlere. Hem kişisel yetenekler geliştirilebilirse Neden İnsani yönü geliştirilmesin ki... Bütün kurumların ihtiyacı olan En acil gelişim İnsani gelişimdir. Çünkü bunca yolsuzluk ve sahtekarlık kişisel yetenek gerektirmektedirler. yasal suç işlemek için bile olmasa bile insanlık suçu işlenen kişisel gelişim alanında eğitimler verilmektedir. Dolandırılmış pek çok NLP Trainer'lerinin ve Greyderlerinin ızdıraplarına yakinen vakıf oldum. Bu insanlar oldukça kişisel gelişmiş oldukları için meslektaşlarını dolandırdılar.

Biz şunu iddia edemeyiz illaki bizimle sadece bizden eğitim alırsa insani gelişir diyemeyiz. Bu bizim insani gelişim modelimize aykırıdır. Ancak şu var ki İnsani özelliklerinin hangi araçlarla olursa oldun geliştiğine kanaat getirdiğimiz her kardeşimize açık bir oluşum içinde olduğumuzdan dolayı Arzu eden insanların gelişim alanlarını İnsani olarak belgelendirmeleri kendi Onurlarına verecekleri bireysel sözleri olacağından bize İnsani gelişim hizmetkârları birliği olarak sadece bunu alt yapısını resmi ve sosyal alanlarda hazırlamaya devam etmekteyiz. 

Eğitimlerde İnsani Gelişim yoldaşları ile hangi konulara değiniyorsunuz? Bu konulara değindiğinizde kişilerde nasıl bir gelişme ile karşılaşıyorsunuz? 

  • İnsani Gelişim Kişisel gelişim ve Hayvani Gelişimin Beynimizdeki adreslerinin Bilimsel adresleri.

  • insani Gelişimin Kişisel gelişimden Kişisel gelişimin Hayvani gelişimden farkı nedir.

  • İnsani Gelişmenin Firmaya katkısı nedir.

    • Otobüs ve minibüslerdeki yırtılan koltuklar buna en güzel örneklerdir. Kapatılmayan su ve elektrik düğmeleri

  • Gülümsemeyen Personelin Maliyete yansıması

  • Bozuk adrenalin ve stresin DİKKAT sizlik bedeli Patronlar öder.Henüz bilemeseler bile.

  • İnsani Gelişim in olduğu üretimlerdeki bereket yansımalar nelerdir.

  • İnsani Gelişim tasarrufu ne yönde etkiler?

  • İnsani Gelişime duyarsız kalmak ne kaybettirir.

  • Çağımızın son  Hizmetkar Liderlik Modeli nedir?

  • Sevgipolojisini Tanıyanların Psikolojisi yok olur.

  • İnsani gelişmek ve Sevgipolojisini tanımak neden her insana zorunluluktur.

Gibi konuların yanında

Çok büyük umutlarla bir işe girdiniz. Parası iyi, sosyal hakları güzel, çalışma şartları uygun. Hem kendinizi geliştirebiliyor, hem de iyi sonuçlar alıyorsunuz.Ancak belirli bir zaman sonra bazı değişiklikler olmaya başladığınızı fark ediyorsunuz. Çalışma arkadaşlarınız, müdürleriniz, işin şekli, şirketteki konuşmalar, astlarınız, üstleriniz... Yanlış giden bir şeyler olduğu muhakkak.

Aşağıdaki  işaretleri gördüğünüzde neden insani gelişime gerek olduğunu anlamanız kolaylaşır. 

ŞİRKETLE UYUŞAMIYORSAN
Kişisel değerlerin şirketle uyuşmuyor. Eğer çalışma arkadaşların dürüst değil ve yasal veya ahlaki değerleri önemsemeden iş yapmaya odaklanıyorsa, Çıkarcı  tipi bir skandal şirketi karaya vurdurmadan önce beyinsel ayarlarına göz at istersen

PATRONUNLA BİRBİRİNİZİ SEVMİYORSANIZ
Eğer patronun asla senin fikrini sormuyor, seninle sohbet etmiyor ve bir öğle yemeği yemiyorsa; sen de onun fikirlerini beğenmiyor, davranışlarını onaylamıyorsan günlerin sayılı demektir. En iyi kovulmadan beyninin insani bölgesini geliştir.

ÇALIŞMA ARKADAŞLARIN SENİ SEVMİYORSA
Kendini izole edilmiş ve yapılan organizasyonlardan dışlanmış hissediyorsan bunlar aldığın uyarılardır. Sevgipolojini tanımalısın.

YETENEKLERİNİ GÖSTEREBİLECEĞİN GÖREVLER VERİLMİYORSA
Eğer tüm iyi işlerin diğerlerine verildiğini, buna karşılık sana çok daha düşük profilli işlerin verildiğini görüyorsan bu durum sana bazı şeyler anlatmalı. Benzer şekilde patronun senin değerlendirmelerine güvenmiyorsa, kendi empati merkezindeki ayarları gözden geçir.

SORUNLU İŞLER HEP SANA KALIYORSA
Herkes sıradan ve rutin işlerini yapıyor, buna karşılık sana kimsenin istemediği işler veriliyorsa Beyin Antrenmanların yeterli değildir.

TOPLANTILARA DAVET EDİLMİYORSAN
İş arkadaşlarının çağrıldığı toplantılara davet edilmiyorsan maalesef senin düşüncelerine değer verilmediğini düşünüyorsan O şirkette seni kabullendirebilecek yeteneklerini tanıyamamışsındır demektir.

SENİN SEVİYENDEKİ HERKESİN OFİSİ VAR. SENİN YOKSA
İş yerinde ünvanın ne olursa olsun, çalıştığın alan organizasyondaki gerçek statün hakkında ipucu verir. Eğer senin ayarındaki insanların pencereli ofisleri var ve sana, gerekçesi ne olursa olsun, daha kötü bir yer öneriliyorsa masanı değil kafanı değiştirmen gerekecektir.

İŞE GİTMEK KABUS GİBİ GELİYORSA
Eğer işyerine gitmek sana kabus gibi geliyor ve midene ağrılar giriyorsa, ayrılma zamanı gelmiştir. Hatta sağlığına daha fazla zarar vermeden Sevgipolojini tanıyarak stres kontrolünün matematiğini harekete geçir ve bunu bir an önce yapmakta fayda görecek yine sensin.

Yukarıda sorun gibi görünen tüm fırsatları insani gelişimin bakış açısıyla değiştirmek mümkündür. Çünkü İnsani gelişimde “Sorun = Çözülecek durum” anlayışı hakimdir. 

Son olarak sizin değinmek istediğiniz noktalar var mıdır? 

Olmaz mı siz böyle güzel bir fırsat verirsiniz de bizim olmaz mı hiç...Hatta noktalar değil noktaların birleşimi İlkeli Çizgilerim vardır belirtmek istediğim... 

Tertemiz ve Saf (temiz) niyetli birçok İnsanımız Kişisel Gelişim Uzmanı olabilmesi ve bu alanda Danışmanlık pazarından pay alabilmelerinin uyanıklığı konusunda gizli ve bilinçli bir telkinler programlı bir şekilde sürdürülmektedir. Merdiven altı şirketlerden oluşmuş ne oldukları belirsiz Amerikan, İngiliz ve daha pekçok yabancı değerlerle kirletilmiş ve istismar edilmiş sözde uluslararası sertifikalar verilerek ve yüzlerce öz kaynaklarımız verimli olarak kullanılamayarak bu alanda ve her bir bireyimiz darmadağın edilmiş ve pek çoğu hala bu alanda harcadıklarını kazanabilmek şöyle dursun hala perişan haldedirler. Batı felsefesinin çarpık ve temelsiz kişisel gelişim politikasının yanında doğu mistizminin ve siprutualizminin, pek çok değişik acayip kuralsız kuramsız sözde bilimsel Ön sıfat takılarıyla Misyonerlik faaliyetlerini pervasızca devam ettirmektedirler. Ülkemizin her ilinde ve her ilçesinde hemen her yaştaki insanlarımıza yönelik devam etmekte olan sözde eğitimler ile… 

Güya Özgüven Kazandırma çalışmaları adı altında; kullandıkları bilinçli dil kalıplarıyla Bilinç Alt’larımıza kazınan kültürel Aşağılık kompleksleri aşılanarak her geçen gün daha da şahsiyetsizleştirilmektedirler.

İnsani gelişim hizmetkârları olarak Hedefimiz, Amacımız doğrultusunda… Ülkemizden başlayarak eğitim ve gelişim adına kelebek etkisi matematik kesinliğinde… 

"Sessizliğe demir atmış evler karanlığı örtmüş üstüne
gözü dönmüş aç köpekler Sesi dinmiş evler üstünde
Sesi dindirilmiş evler üstünde gözü dönmüş aç köpekler..."

Sesini çıkaramamış ve çalışmalarını imkansızlıklarından dolayı bir noktaya getirememiş ve yayınlamakta zorlandıkları eserlerini kimselere duyuramamış olan bu ülke evlatlarına… 

“El ele verse bütün insanlık, gökkuşağını geçmek için

Bütün gözler benim olsa, bir gecelik karanlık için”

Emanetçisi olduğumuz Öz değerlerimizle tamamen barışık olan Hizmetkâr Liderlik Anlayışımızı “İnsani gelişim” markamızın resmi organizasyonunu en kısa zamanda ilk önce Ülke genelinde harekete geçirerek Dünyaya İhraç edebilmek azmindeyiz.  

İnsan olabilme bilincini kazanabilmekle beraber; İnsan olarak kalabilmenin... Davranışlarımızın toplamının istikrarında olduğunun farkında lığında İnsanlığın en mükemmel modelinden alınan “İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır” mesajını birey olarak içi tasarımımızı da sürekli muhafaza etmenin gayretinde olacağız.

Tüm bunlarla birlikte… Adeta sular, bilerek bulandırılmaktadır. Çünkü; Kullanılan terminoloji karmakarışık hale getirilmiştir. B-ilimsel keşifleri ve Bilim adamı denilen otoritenin en temel anlamda keşfettiği Evrensellikleri daha anlaşılabilir hale getirmektir.

Zihinlerin karıştırıldığı ve insanın kendi gerçekliğini keşfetmek yolculuğunda önündeki Anlam engellerini kaldırmak ve en aza indirebilmek çabasındayız.  

En yakınımızdan başlayarak; örneğin Annemize veya cehaletin kurbanı olmuş (aile, komşu, mahalle, ilçe, bölge, ülkemiz ve Dünyaya) daha kolay anlaşılabilir ve öğretilebilir metotlar geliştirerek daha yaşanabilir bir sorumluluk bilinci geliştirerek İnsanoğlunun “Halife” olarak yüklenmiş ilahi Programına uygun adımlar ile ilerlemek azmindeyiz. Her insanın ağzı ve dili ile tattığı Midesinde erittiği Portakal (C Vitamini) hiçbir insan torpil yapmadan aynı faydayı vermeye ilahi kodu gereği evrenselleşmiştir.

Her insanın tüm organları diğer insanlar gibi evrensel ölçülerde yaratılmıştır. İnsanların kavrayışları da anlayışları da diğer organlarında olduğu gibi beyinlerinde de aynı gelişim süreci ile devam etmektedir. 

Eğer insanın anne karnından itibaren etkileşimi ve Algılama temelleri göz önünde bulundurularak DİKKAT edilerek eğitilebilirse. Her insanın Deha özellikleriyle kendi potansiyellerini ve yaşam amaçlarını gerçekleştirebilecekleri Hakikati Doğru ve tutarlı Beyinsel Antrenmanlarla Mümkün olabilmektedir. 

İnsanların bebeklikten itibaren Beyinlerinin işleyişleri ve kapasiteleri değil almış oldukları Psikolojik darbe ve tahribatları farklıdır.

Eğer tahribat ve darbeler konusunda toplum katmanlarında istikrarlı olarak doğru Modeller( Anne ve Baba, Öğretmen, İşveren, Komutan, bürokrat, Rektör, kasap, manav vb…) oluşturulursa İnsani Gelişim Hizmetkârlarının çoğaldığı bir toplumun inkişafı gizlenemeyecektir. 

Okuduğunuz üzere ilgili Konuya duyarlılık gösteren ilgilerin sonucuna göre bizimle iletişim durumuna geçecek olan aday insanlardan yapacağımız daha detaylı ve (samimiyette) derin görüşmeler sonucun da Yapacağımız ilke sözleşmelerinden sonra gerekli resmi müsaadeleri kendilerine teslim edilmek üzere…

Organizasyon modelimizi insanlığa paylaşmaya hazır olduğumuzu duyurma görevimizi…

Açıklama maksatlı son cümlemiz ile yerine getirmiş olmaktayız.  

İlgilenenlere arz olunur… 

Size ve tüm "indigo dergisi" camiasına daha insani günlerde buluşmak üzere çay ikram eden kardeşimizden yönetim kurulu başkanınıza kadar tek tek teşekkür ederim. 

Size nasıl ulaşabilirler? 

Bize her şeyden önce Gönültooth :) 'larıyla her insan ulaşabilir. İnsan yüreğinin kapsama alanı her türlü teknolojiden daha ileridedir. Gönültooth'ları açık olamayanlar zaten bizi arayamazlar.

Tüm bunlarla birlikte her türlü eleştiri ve ileri-bildirimler için kişisel telefonlarımız ile internet sitelerimizden ulaşabilirler. 


Telefon: 0533 429 52 50 & 0506 393 83 63 

kemalkocak.com

insanigelisim.com

sevgipoloji.com

insanigelisimnotalari.com

ahudem.com


 

  2005-2008 © indigodergisi.com


  Dergimizi kaynak gostererek alinti yapabilirsiniz.

 

| Başka  Paylaş



YAZAR HAKKINDA

Burçin İvren, 1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği mezunu. Bir devlet okulunda öğretmenlik yapıyor. Detaylı Bilgi


  Yazara Ait Son Yazılar

 

•  Ruhsal Gelişim Adı Altında Misyonerlik

•  Pazarlanan “Farkındalık”

•  Sporda Zihinsel Hazırlık: Belkıs Kahraman

•  İlk Öğretmenlik Deneyimlerim

•  Seda Diker İle Kuantum Aşkı Yakalama

•  Penceremden Dışarı

•  Sırrın Sırrı

•  Reiki’ye Kuantumsal Bir Bakış

•  Kemal Koçak ve İnsani Gelişim

•  Haluk Berkmen ile Kuantum Fiziği

•  Cüceloğlu ile Gönlünün Muradını Yaşamak

 Duaydı Tüm Yolculukların

•  Kozmik Bilim Açışından Oruç

•  Karanlık Sokaklarımdan

•  "The Secret" Hatalarına Çok Yönlü Bir Bakış

•  Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye

•  Akupunkturun Bilinmeyenleri

•  Doğu Tıbbında Enerji Meridyenleri

•  Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları

•  Şifacı Doktor İnci Erkin

•  Okuyanlarıma Sesleniş

•  Düşünce ve Sözcüklerde Enerji Var

•  EFT Duygusal Özgürleşme Tekniği

•  Enerji & Tıp


Subscribe  Abone Olun



 

 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye  ▪  Dünya  ▪  Bilim  ▪  Sağlık    Kültür Sanat    Çevre    Eğitim  ▪  Çocuk    Röportaj    Yaşam  ▪  Astroloji  ▪  Foto  ▪  Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı  ▪  Bağlantılar

İnteraktif  ▪  Reklam  ▪  Abonelik  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005-2011 © İndigo Dergisi