|
Haber:
Mehmet Karaarslan
AIDS Üzerine Strecker Muhtırası
Drunvalo
Melchizedek'in “Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı” isimli kitabında,
AIDS hastalığı konusunda çok önemli iddialar var.
Türkiye'de OWO yayınları
tarafından yayınlanan Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş sırrı kitabı,
Stecker Muhtırası adında bir komplodan bahsediyor. Retro Virüsler
üstünde çalışan bilim adamı Dr.Stecker, AIDS konusu üzerine
düşündükleriyle ilgili bir video sunumu hazırlamış. Bu videoyu
televizyonda göstermiş ve hükümetler tarafından tehdit edilmiş.
Erkek kardeşi ve sponsoru olan senatörü öldürmüşler. Dr. Stecker
videoların büyük bir kısmını dağıtmış ve dünyaya yayılmış. Kitabın
yazarı Drunvalo Melchizedek kitabında bu iddilara yer verirken,
dünyaya yayılan videolar konusunda artık konuşulmadığını ve
Dr.Stecker'ın öldürülmediğini, öldürülseydi bunun çok aleni
olacağını belirtiyor.
Peki Dr.Stecker'in
Videosunda Ne vardı?
Drunvalo
Melchizedek'in kitabında yer verdiği iddiaya göre Dr.Strecker,
videosunda, Birleşmiş Milletlerin bir çevre sorununu nasıl çözmeye
çalıştığını gösteriyor. Hızlı nüfus artışı sorununu, AIDS
virüsünü kontrollü olarak yayarak engelleme teorisi... Dünyadaki en büyük çevre sorununun, artan
nüfus olduğunu ve artma hızını bildikleri gibi, dünya nüfusunun 2010
ya da 2012'de ikiye katlanacağını da biliyorlardı. Çin'in uygulaması
sonucunda her çifte sadece bir çocuk sahibi olma izni vererek ve
daha başka gayretlerle, nüfus artışını yavaşlatmayı başardılar. Gene
de olacağına inanıyorlar. Şimdilerde, 2014 yılı civarında, dünya
nüfusunun ikiye katlanacağını tahmin ediyorlar. Birleşmiş Milletlere
göre, bu gerçekleştiği takdirde, bilgisayarda yapılan modellemeler,
altı milyar insanın birlikte zaten güçlükle yaşadığından, Dünya'daki
tüm yaşamın öleceğini ya da ölmüş olmayı isteyeceğini gösteriyor.
“Dünya
nüfusunun 12 milyar kişi olduğunu hayal edebiliyor musunuz?”
Hikayenin geri kalanını Drunvalo
Melchizedek'ten dinleyelim:
Drunvalo
Melchizedek: 11 ya da
12 milyar olduğunda nasıl olacağını hayal edebiliyor musunuz?
Tamamen imkansız görünüyor, hiç değilse şimdiki sisteme göre.
Birleşmiş Milletlerde olsaydınız, bu potansiyel felaketin
gerçekleşeceğini bilseydiniz ve siz bir karar vermek zorunda
olsaydınız, ne yapardınız? Bunları yapan insanları yargılamıyorum
kendinizi onların güçlü pozisyonuna koyun. Dünyanın bir duvara
çarpmak üzere olduğunu ve bir şeyler değişmezse tamamen yok
olacağını görüyorsunuz. Bir karar verdiler ve Dr.Strecker muhtırayı
televizyonda gösteriverdi. Birleşmiş Milletler, 11 milyar insanla
beraber duvara çarpmaktansa, dünyadaki insanların dörtte üçünü
öldürecek bir virüs yaratmaya karar verdi. Başka bir ifadeyle, 11
milyar insana yükselmek yerine, mevcut nüfusu dörtte üç oranında
düşürmeye karar verdiler. Dr.Strecker, dünya nüfusunun dörtte üçünü
yok etmeyi planlayan gerçek Birleşmiş Milletler belgelerini
gösterdi.
Dr.Strecker,
Birleşmiş Milletlerin bunu tam olarak nasıl yaptığını bilimsel
olarak gösterdi. Bir koyundan ve bir inekten birer virüs aldılar,
belirli bir şekilde birbiriyle karıştırarak AIDS virüsünü elde
ettiler. Dağıtmadan önce de tedavisini hazırladılar. Dr. Strecker'e
göre, Hükümetlerin elinde bu hastalığın tedavisi vardır. Bunu yapan
insanlar belli ki önyargılıydılar, çünkü, iki grubu diğerlerinden
ayırdılar: siyahlar ve homoseksüeller.
Haiti'de, homoseksüel grup içinde
yayılan Hepatit B salgını vardı ve tek ihtiyaçları Hepatit B
aşısının yapılmasıydı. Birleşmiş Milletler ajanları AIDS virüsünü,
Hepatit B aşısının içine koydular ve herkese uyguladılar.
Dr.Strecker'e göre virüs böyle dağıldı.
Bunun
doğru olduğunun bir diğer kanıtı, dünyanın geri kalan kısmında,
virüsün özellikle homoseksüellere verilmemiş olmasıdır. En az 75
milyon AIDS'linin olduğu Afrika'da, erkek ve kadın enfeksiyon oranı,
baştan beri, hemen hemen 50-50'dir. Sadece Haiti'de ve sonraları
Birleşik Devletler'de, homoseksüel nüfus arasında yayılmıştır. Bu
ülkedeki rakamlara bakarsanız, kadınların herkesten fazla AIDS
olduğunu görürsünüz. Yakında doğa bunu dengeleyecek, AIDS'li kadın
ve erkek sayısının eşit olduğunu dünyanın her tarafında
göreceksiniz. AIDS bir homoseksüel hastalığı değildir, hatta hiç
ilgisi yoktur. Onu yaratan insanların önyargılı oluşuyla ilgisi
vardır.
Dr. Streeker'e göre, bu
hastalığın yaratılmasında aracı olan Dünya Sağlık Teşkilatı, diğer
hastalıklar konusunda endişelidir, bir çok yerdeki doktorlar gibi.
Örneğin, kanseri ele alalım: Doktorlar, kanserin bir gün bulaşacağı
konusunda endişelidir; kirlenme ya da gıdalar yoluyla değil, soğuk
algınlığı gibi, havadan ve sudan bulaşabileceğini düşünmektedirler.
Kanserli biriyle dolaşıp siz de kanser olabileceksiniz. Ancak,
değişik kanser türlerinin sayısı az olduğundan bu olasılık zayıftır.
AİDS'in, 9000'in 4.kuvvetinde ya da 6,561,000,000,000,000 sayıda ve
tamamen değişik türde virüsü vardır bu dev bir sayıdır. Biri
AIDS olduğu her seferinde, kimsenin tanımadığı yepyeni bir virüs
yaratılmaktadır. Bu, matematiksel olarak bakıldığında kaçınılmaz
olduğunu sadece bir zaman meselesi ve AIDS'in soğuk algınlığı gibi
dünyaya hızla yayılacağını göstermektedir.
Ortada
gezen bir hikaye, AİDS'in bu kadar hızla yayılma sürecinin
başladığına Dünya Sağlık Teşkilatı'nın (W.H.O.) inandığını
söylemektedir. Dünya Sağlık Teşkilatı, 1990 ya da 1991'de, 1400
üyesi olan bir Afrika kabilesini kontrol ettiğinde, bebeklerden
yaşlılara kadar -ki hepsinin birbirinden farklı cinsel tecrübeleri
vardı (malum, bebekler cinsel konularla pek ilgili değillerdir)-
istisnasız herkesin AIDS'li olduğunu buldu. İşte o zaman, Dünya
Sağlık Teşkilatı gizlice, virüsün muhtemelen soğuk algınlığı gibi
şimdi havadan ve sudan yayıldığını ve zamanla yangın gibi kontrolden
çıkacağını açıkladı. Başka herhangi bir hastalıkta olduğu gibi
birkaç yıllık gecikme olabilirdi. Böyle bir şey olduğunda, güvende
olduğunuzu düşünebilir misiniz? Gerçeği bilmeniz gerek, sizler
kendinizi bildiğinizden daha fazlasısınız!
Güncelleştirme
İndigo
Dergisi'nin ilk sayısında Diane Cooper'ın Drunvalo Melchizedek'le
yaptığı röportaja yer vermiştik. Röportajda Drunvalo, bugün
dünyadaki onbinlerce çocuğun AIDS'e karşı bağışıklığı olduğunu
söylemişti.
Drunvalo
Melchizedek: İşin olumlu tarafı. Beş yıl önce, UCLA’daki
doktorlar, AIDS’li doğmuş bir erkek çocuğunu incelemeye başladılar.
Doğumda, altı aylıkken ve bir yaşındayken kontrol edildi. Hala
AIDS'liydi ve beş yaşına gelene kadar tekrar kontrol edilmedi. 6
yaşında tekrar kontrol ettiklerinde, AIDS virüsünün tüm izleri yok
olmuştu, sanki hiç AIDS olmamış gibiydi. Çocuğun sisteminin nasıl
bağışıklık kazandığını anlayamadılar. Akıllarına gelen her şeyi, DNA
da dahil olmak üzere kontrol ettiler. İşte tam burada bir değişiklik
buldular:
Bu çocuğun
DNA'sı, insan DNA'sı değildi!
DNA’mızda 64 kodon vardır, ancak
normal insanlarda bunların sadece 20 tanesi çalışır. Diğerleri
atıldır, çalışmaz. Sadece üç tanesi istisnadır, onlar da durdurma ve
başlatma programlarıdır. Bu çocuğun 24 kodonu çalışır durumdaydı –
bir şekilde kendini mutasyona uğratarak, AIDS’e karşı bağışıklık
sağlamıştı. Hatta, onu testlerden geçirirken her şeye karşı
bağışıklığının olduğunu da fark ettiler.
Bağışıklık
sistemi normal insanlarınkine göre 3000 kat daha güçlüydü.
Sonra,
aynı durumda olan bir çocuk daha buldular. O da aynı 24 kodonu
harekete geçirerek AIDS’e ve diğer hastalıklara karşı bağışıklık
kazanmıştı. Sonra 100, daha sonra da 10,000 tane daha çocuk
buldular. UCLA, şu anda, dünyanın % 1'inin bu değişikliği
gerçekleştirdiğine inanıyor. DNA’nın tanımına göre, 55 milyon çocuk
ve yetişkinin artık insan olmadığına inanıyorlar. Bunu
gerçekleştiren o kadar çok insan var ki, bilim yeni bir insan
neslinin doğduğuna ve bunun AIDS’ten kaynaklandığına inanıyor. Bu
insanların hasta olması mümkün değil.
İlginçtir ki, 1998’in Kasım
ayında, AIDS’in % 47 oranında azaldığı ilan edildi, bu, temel bir
hastalık için tarihteki en büyük azalmadır.
Kaynak: Drunvalo Melchizedek – “Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş
Sırrı” (OWO Yayınları)
YAZAR HAKKINDA BİLGİ
Mehmet
Karaarslan,
1983 Marmaris doğumlu. İstanbul Bilgi Üniversitesi TV
Gazetecilik bölümü mezunu. İstanbul'da yaşıyor.
İndigo Dergisi'nin
kurucusu ve yayın yönetmeni. 2003 yılından
beri aktif olarak İndigo fenomeniyle ilgileniyor. Dünyanın
olumlu yönde değişimi için, dördüncü kuvvet olarak
nitelendirilen medyayı araç olarak kullanıyor. Sosyal
sorumluluk odaklı çalışıyor. Detaylı
Bilgi
|