Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

arşiv | Sayı 23 | Ağustos 2007 sayı 23 | ağustos 2007 | sayı 23 | ağustos 2007 | sayı 23 | ağustos 2007 | sayı 23 |

Direniş

Birleşmiş Milletler, senelerden sonra Sudan'ın Darfur bölgesine şimdiye kadarki en büyük barış gücünü gönderme kararını aldı. 26 bin asker. Darfur bölgesinde 4 yıllık iç savaş sürecinde 200 bin kişi yaşamını yitirdi, 2 milyon kişi evlerinden oldu, 4 milyon insan ise yardıma bağlı şekilde yaşam savaşı veriyor. Yıllık harcaması 2 milyar dolar olacağı tahmin edilen bu barış gücünün "barış"a ne katacağını önümüzdeki dönemde göreceğiz.


Yazar: Didem Çivici | Tarih: 07/08/2007

 

Beyin Dili Nöroterapi

Neden bazı insanlar hep sinirlidir? Bazılarımız laf bitmeden hemen verir cevabı. Kimimiz sabırsız yerinde durmaz. Kimileri dağınıktır ve hep kaybederler eşyalarını, hatta sürekli. Kimileri suskun, kimileri çok konuşur, kimileri ise, dokunduğunuz zaman bile ağlarlar. 

Bütün bu farklılıkları yaratan beynimizin çalışma özelliğidir. Ya doğuştan almışızdır bazılarını, ya da sonradan oluşuvermiştir beynimizde bir şeyler. 


Haber ve Röportaj: Gülşen Kaş | Bilim Haberleri

 

Dünya Dışı Yaşam

Neden ziyaret ediliyoruz? Uzaylılar bizi eğitiyor mu? Buraya yani dünyaya geliyorlarsa nasıl geliyorlar? Bizi ziyaret ettiğini düşündüğümüz bu yaratıklar neye benziyorlar? Buraya gelmek için ne kadar zaman harcıyorlar? Teknoloji bizi yakınlaştırıyor mu?

 

Mutlak İktidar

Seçim sonuçlarından herkes kendine göre bir ders çıkarmaya; popüler söylemler “okumaya” çalışıyor. Öncesinde yaptığımız tüm analizleri alt üst eden bir tablo ile karşı karşıyayız. Kazananlar ve kaybedenler var kuşkusuz. Kazananları kutluyor; kaybedenlere geçmişler olsun diyoruz.

 

Twixt

İçeri adım attığım ilk anda hissettiğim aşinalık, içimi kıpır kıpır etmeye yetmişti… Yaşadığım tüm hayatlara hitap eden bir mağaza keşfetmiştim nihayet. Üst üste gelen doğumgünü, babalar günü vb. hediye dönemlerinden birinde, incik boncuğa sevdalı tipik bir kız çocuğu olarak, Twixt gibi bir mağazanın dikkatimi cezbetmemesi mümkün değildi.

 

Demokrasi Üzerine Bir Derleme

Demokrasiden halkın kendi kendini yönettiği, kendi kaderinin kendi elinde olduğu, hiçbir dış iradenin söz konusu olmadığı, insanların özgür iradeleriyle yaşamlarını düzenlediği, insan onurunu yaralayan, insan özgürlüğünün gerçekleşmesini engelleyen, sömürü, bağımlılık, hâkimiyet ilişkisinin söz konusu olmadığı bir insan ve dünya toplumu anlaşılmalıdır.

 

"Gündemimiz Çok Sığ"

Eleştirel köşe yazarlarından Doç. Dr. Nuray Mert, konuk olduğu BSF Akademisi'nde, Türkiye’de sığ bir siyasetin takip edildiğini dile getirerek "Bu sığlık ve tüketim anlayışlarımız bizim ufkumuzu daraltıyor" dedi. Siyaset Bilimcisi olan Mert, AKP iktidarı'nın toplum değerleri ile örtüşen bir dünyanın küresel gerçekleri üzerine oturduğunun altını çizdi.

 

Su Kıtlığı Mücadelesine Çağrı

TEMA Vakfı Genel Müdürü Uygar Özesmi, tüm dünyada su kıtlığı ile mücadele sürecine girildiğini belirterek, "Az su ile idare etmeyi ve bunun geri dönüşümünü sağlamak için gerekli sistemi hayata geçirmeyi öğrenmek gerekir" dedi.

 

Eğitime Gönüllü Desteği

Doğu Anadolu illerinde eğitime aktif katkı sağlamayı sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, ihtiyaç sahibi başarılı öğrencilere veli oluyor. Mehmetçik tarafından okulların derslikleri, tuvaletleri ve öğretmen lojmanları tamamen onarımdan geçirilip kullanır hale getiriliyor. Öğrencilere destek veriliyor.

 

Medyanın Şekil Verdiği Çocuk

Çocukların ilkleri hiç değişmiyor kurulan düşlerden ilkokula değin… Değişiklik ne ilk aşkta ne de zorlanışlarda… Yalnızca tercihleri değişiyor onlar geleceğe adım attıkça… “Ne olmak istiyorsun?” sorusuna “Ünlü olmak istiyorum” cevabını veriyorlar, medyanın büyülü dünyasına hayranlıklarını ortaya koyarak…

 

Bir İnsan Yaratıyoruz

Çocuğu şekillendirmeye çalışıyoruz, doğduğu andan itibaren ona öğrendiğimiz her şeyi uyguluyoruz. Nasıl beslenmesi gerektiğini, o günün bilgilerine göre şekillendiriyoruz. Okullar, üniversiteler çocuklarımızı yanlış eğitiyor ve bizlerin bunun farkında olmamız, çocuklarımızın acı çekmesini önlememiz gerekiyor.

 

Sürü ve Yetkeci Çobanlar

İnsanoğlu bundan on binlerce yıl önce “sürü”ler halinde yaşamış.. Bu açıdan bakıldığında “sürü” insanlığın sosyolojik evriminin bir aşamasına denk düşer.. On binlerce yıl sonra bu gün bile kitlelerin davranışını açıklarken bu en eski "insan yığınını" kaynak olarak göstermemiz o yüzden sanırım.

 

Çok Bilinmeyenli Dönemeçler

astroloji servisi

Kaos teorisinde, kargaşa ve karmaşık olgulara dair gözlemler yapılmaktadır. Arabanın camına düşen yağmur tanesinin izleyeceği yol veya su dolu bardağın elimizden nereye fırlayacağı, suyun dağılımının nasıl olacağı gibi örnekler kaotik yapılardan birkaçı. 1963 yılında Edward N. Lorenz isimli bir meteorolojistin hava durumuyla ilgili hesaplar yaparken bulduğu “Kelebek Etkisi”, Kaos fiziği için önemli bir adım sayılmaktadır.

 

Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye

Bugün Biyofizik ve Kuantum Fiziği’nde yapılan araştırmaların sonucunda organizmaların (insan ve diğer canlı biyolojik sistemlerin) yapısal ve fonksiyonel özelliklerine dair yeni anlayışlar ortaya çıkmıştır.  Artık biliyoruz ki algıladığımız madde gerçeğin sadece küçük bir kısmı; görünmeyen diğer kısmı ise enerjidir.

 

“Hiperaktif Oğlum”

"Oğlum gel bak, doktor amcan bekliyor" diye seslendi annesi birkaç kez... Böyle durumlarda sabırsızlığımı yenmek için kendi kendime oynadığım bir oyun vardır; muayene odasına girecek olan afacanı tahmin etmeye çalışırım. 

 

Müsadenizle Bir Çocuk Olabilir Miyim?

Her boş anı değerlendirip sürekli oyun oynadığımız halde oyun açlığı içersindeydik her birimiz. Şimdiki çocuklardan sıklıkla duyduğumuz “Bıktım, sıkıldım” sözleri çıkmazdı ağzımızdan hiç. Mutluyduk, hep mutlu olacağımızı sanarak. Oyun saatlerimizin gelmesini beklerken sabırsızdık, bir o kadar da büyümek isterdik.

 

Eşcinsellere Eşit Hak ve Özgürlükler

Eşcinseller, toplumun kendilerini artık kabul etmeye başlamalarını ve bunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasalarında da olmasını, aynı zamanda yasal olarak cinsiyet ayrımın suç olduğunu belirtip kendilerine karşı yapılan ayrımcılığın da suç sayılmasını istiyorlar. Eşcinsellerin de bütün bireylerle aynı hak ve özgürlüklere sahip olduğunu, onları dışlamanın medeniyetsiz bir davranış olacağını kabul etmeliyiz artık.

 

Dinlemek ve Anlamak Biz'i Kurtarır!

Başımı ne yöne çevirsem kavga eden insanlar görüyorum, sanki son zamanlarda iyice arttı, ya da hep aynıydı, ben farkında değildim. Evin içinde, sokakta, işyerinde, arkadaş çevresinde, televizyonda, radyoda, gazetede… her yerde birbirini suçlayan, bağırmaktan kıpkırmızı kesilmesine rağmen sesini duyuramayan, dinlenilmeyen, dinlemeyen, sonuç olarak anlayamayan, anlaşamayan insanlar dolu.

 

 

KÖŞE YAZILARI

Zuhal Keresteci

Bugün ve Sanki

“Bugün farklı bir gün olur mu diğerlerinden?” diye sorarak uyanıyorum her sabah… Her sabah hayata direnmenin onurunu duyarak… Her gün bir önceki günden daha güçlü hissederek… Aynadaki aynı yüzü sanki her gün biraz daha güzelleşiyormuş gibi hayranlıkla izleyerek…  


Hale Karaarslan

Sevgi En Derinlerimde

Sevgi en derinlerimden, damarlarımdaki en ince noktalardan alabildiğine akarken, yüreğim küçük bir kuşun kuvvetli kanat çırpışlarıyla dev dalgalar yaratarak tüm bedenimi tarifi imkânsız büyüklükteki titreyişlere, depremlere, volkanlara, lavlara dönüştürüyor.


Burcu Akar

Gerçek Kimliğimiz Tanrısallık-2

Ve devam ediyoruz... Bizler birer bilmeyen değil, sadece yarattığımız oyunun kurallarına göre hareket eden, yüce bir bütünlüğün parçalarıyız. Yaratılışımız itibariyle hiçbir şey bilmediğimizi söylemek kendimize en büyük hakarettir.


Can Duman

Rüzgârın Hoyratlığında Mağrur Bir Yaprak Gibi Olabilmek

Bazen en sakin rüzgârlar çok debdebeli bir fırtınanın öncüsü olabilir. Kimi zamansa yaprakların hışırdaması bir münzevi başlangıcın müjdesini fısıldıyordur ve tek ihtiyacımız olan sadece onları dinlemek ve bize ne getirdiklerini öğrenmektir.


Buse Doğan

Sensizliğin Erguvan Hali

Bugün sensizliğimin ilk günü... Her sabaha yeniden doğan ben, bu sabah, hayatın en ağlamaklı halini yaşıyorum. Repertuarımda hüzün kokan ne kadar şarkı varsa, dilimin ucunda. Üşüyen ellerimde bir şişe şarap...


Didem Çivici

Martı

Odamı toprak kokusu sardı. Dışarıda yeri göğü inleten bir yağmur; dayanamadım bahçeme çıktım, toprağıma... Sırılsıklam bedenimi toprağa uzatırken, göklerden düşen yağmur damlaları sardı bedenimin her yerini. İzledim her birinin toprağı öpüşünü.


Rüya Yüksel

Günahlarımla Sevaplarımla Aldım Başımı Gidiyorum

Ne yaptımsa yaptım, ne yaşadımsa yaşadım.  Hepsi benim değil mi? Yaşadıklarım ve yaptıklarım için kimseye karşı sorumlu değilim kendim hariç! Ben olsa olsa ancak kendime karşı sorumlu olabilirim.


Vokan Burnaz

Kristal Elma

Eski bir gitarın kopuk tellerinden kime ne ki şimdi? Elde avuçta bir addan kalma volkan hissi mevcut sadece. Ki ben, patlayama hazır bir volkan oldum zaten tüm zamanlar boyunca. Bu aydınlanma fasa fisosuna, siyasete, insan haklarına ve cemiyetin ağzına sakız olmuş...


Didem Çivici

Unicorn'a Atıf

Yeni yollar... Yeni bir soluk... Yepyeni bir dönem. Neden bilmem heyecanım farklı bu sefer. İçim farklı olduğundan olmasın? Nefesi doldurarak içime, yol alıyorum Zeytinli'ye doğru. Merhaba Kendini teslim etmenin reddedilemez kaçınılmazlığı...

AYIN ŞİİRİ

Luke Skyvolkan

Ayrılış

AYIN AYDINLATICI SÖZÜ

Yazı yazmayı öğrenmek, her şeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.

Amie Suche

denemeler

neyse o

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20