Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

 

arşiv | Sayı 11 | Ağustos 2006 sayı 11 | ağustos 2006 | sayı 11 | ağustos 2006 | sayı 11 | ağustos 2006

Akdeniz Ölüyor! 

Lübnan’ın Jiyeh kentindeki enerji santrali, 13-15 Temmuz’da İsrail jetleri tarafından birkaç defa bombalandı. 10,000’le 30,000 ton arası petrol, Lübnan’ın cennet sahillerine ve akdenize boşaldı.

Sahilin yaklaşık 200 km’lik kısmı (Lübnan sahillerinin 1/3’ü), boydan boya siyah petrol çamuruna bulandı. Deniz canlıları birer birer ölüyor. Ölü yunuslar, balıklar, yengeçler karaya vuruyor. Lübnan sahillerini üreme alanı olarak kullanan yeşil deniz kapumbağaları da yok olan canlılar arasında.  Petrol, Suriye sahillerine ulaşmış durumda. Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan hükümetleri ise alarm durumunda.  Haber: Pınar Akpınar (21/08/2006)

 

Barışarock'a Davet 

Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek Barışarock 26-27 Ağustos tarihlerinde Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Piknik alanında yapılacak.

Sadece bir konser değil, bir festival, bir eylem anlayışıyla gerçekleştirilen organizasyon gönüllüler tarafından örgütleniyor. Festival, sahnede müzik varken, alanda yapılacak tiyatro, sinema, söyleşilerle derdi olan ve ifade etmek isteyenler için bir kürsü olacak. Giriş ise ücretsiz. Gerisini Barışarock’a gönül verenler anlatıyor... 

Haber: Duygu Celen (21/08/2006)

 

Ortadoğu Denilen Yer!

Son zamanların en popüler ve en iştah açıcı mekanı olan yerden bahsetmek istiyorum. Hani kanın durmadığı ve her gün binlerce gencin ve çocuğun öldüğü ve hatta olaya tarihi açıdan bakıldığında kardeş Kabil’in Habil’i haince öldürdüğü yani kardeş kanına bulanan topraklar.

gerçekte Ortadoğu diye bir bölge yoktur. Ortadoğu ne ‘Doğu’nun ortasıdır, ne de homojen özellikleri olan bir bölgenin adı. Ortadoğu bir ‘çıkar bölgesi’ne verilen bir addır ve doymak bilmeyen bir iştahı anlatmaktadır. İştahlar arttıkça bölge de genişletilmektedir.

Yazar: Mahmut Şaylıkay (14/08/2006)

 

Gereksiz Bir Savaş Terimleri Lügatı

Dünya 4.6 milyar yıldır var. En azından bilim böyle söylüyor. Fakat, insanoğlu 5600 yıllık varoluş tarihi boyunca sadece 296 yılı kan akıtmadan geçirebildi. İşin orantısızlığı su götürmez bir gerçek. 5600 yıl boyunca 5431 savaşın yapıldığı söyleniyor. Ki buna güncel katliamlar dahil değil. Bu savaşların tüyler ürpertici bilançosuna gelince... 3 milyar 640 milyon ölü... 5600 yıl ve 5431 savaş... Neredeyse her yıla bir savaş düşüyor. İnsanlar ölmeye devam ediyor. Bir sonraki nesil sakat bırakılıyor. Kendi insan hakları bildirgesini 1948’de yayınlayan Amerika Birleşik Devletleri; daha “Madde 1” ile birlikte varlığıyla çelişiyor. Ortadoğu halkının yaşam, özgürlük ve kişi güvenliği hakkına çifte standart uyguluyor.

Yazar: S.Kuzey Yıldız (08/08/2006)

 

Foton Kuşağı Etkisi

Karşımıza çıkan herhangi bir sağlam bilimsel veri yok. Tüm kaynaklarda bilimsel bir kanıtın öne sürülmediğinden bahsediliyor, zira geçerli kanıtlar da yok deniliyor.

Elde olan tek şey birkaç bilim adamı ve astronomun tezlerinden ve araştırmalarından ibaret. Zaten bu konu üzerinde araştırmalar yapan bilim adamları da bulundukları yerlerden uzaklaştırılmışlar. Elde olan veriler, bilinen döngünün 26.ooo yıl olduğu, bu geçişin belirtisi olan Schumann Rezonansı'nın değişimi ve Foton Kuşağı içerisinde bulunan yıldızların varlığından ibaret. Açıkça bir kanıt ortaya konulamamış. Foton Kuşağı güçlü elektromanyetik radyasyona sahiplik eden yoğun bir uzay boşluğu ve bazı x-ışınlarını da içermekte.  [Haber: Didem Çivici]

 

 

Ne Zaman Bitecek Bu Öykü

Haberleri izlemenin günahtan sayıldığı bu günlerde her şey bir öykü gibi devam ediyor ve neticesinin ölümden öte olmadığı herkese ayan. Açıkçası çözüm önerileri sunmak kadar kolay kahramanlıklar yapmak bu günlerde ‘IN’ ve vahşeti durdurmak ‘OUT’ oldu. Gerek ülkemizde yaşanan olaylar, gerekse dünyada yaşanan vahşet her geçen gün sanki zorunluluğu varmış gibi devam ediyor ve herkes masa maşında nutuklar atarak kahramanlık defilesi sergiliyor.

 

Çekin Ellerinizi Bu Topraklardan 

Tarih eski savaşların vebalini yaşarken, yeni bir savaş ve yeni ölümlerle dünyayı suskun, vicdanları içe gömük kılıyor çaresizlik. Ne acıdır bir ülkenin bombalanışını televizyondan izlemek. Elinden bir şeyler gelse dünyayı yerinden oynatacaksındır, ancak iki damla gözyaşı ve bir parça yastan başka bir şey  gelmez elinden.

 

Şu Barış Dedikleri

Çocukluğumdan beri iki şey takılır kafama. Birincisi insanlar barış için neden savaşıyorlar. İkincisi bu kadar çok insan barış istiyorsa dünya barışı neden gerçekleşmiyor. Önümüzde bir gün var dünya barış günü kitleler yine meydanlara çıkacak yetkili ağızlar bir sürü laf edecek. Ama aynı zamanda yine savaş da sürecek. Hatta belki bu toplantılarda kavga bile çıkacak.

 

Özel Askerlerin Savaşları

Yapılan savaşların ardından ‘yeni dünya düzeni’ olarak adlandırılan dönem ABD’nin gövde gösterisiyle başladı. En büyük vaadi olan ‘Demokrasi’yi dünyada yaygınlaştırmak adına yaptığı tüm girişimlerde müdahale edilen yerlerde açlık, yoksulluk ve şiddetten başka bir şeyin olmadığını tüm dünya pür dikkat izledi. Evet ne yazık ki izledi ve bir şey yapamadı.

 

Üçüncü Dünya’dan Gelen “Kafa Vuruşu”

Futbolun tapınmaya dönüşen turnuvası Dünya Kupası, İtalya–Fransa finali ile geçtiğimiz ay sona erdi. Futbol kimileri için vazgeçilmez bir yaşam biçimi, kimileri için de hiçbir şekilde anlaşılmayacak alt kültür ürünü. Onların korkusu olmasın, bu bir futbol yazısı olmayacak. Bizim derdimiz futbolun içindeki görüntülerden ve olaylardan çıkan şeyler...

 

Mardin Tarih Kokan Memleket

Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Mardin artık turizmden hak ettiği payı almayı bekliyor…

Yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Süryani ve Yezidiler'in bir arada yaşadığı Mardin sokakları canlanmaya başladı. Tarihi yapıları, geleneksel el sanatları ve kültürüyle bu kenti birlikte keşfediyoruz.

 

Zamane İstanbulu

Epey zaman oldu, eski İstanbul’a bakmayalı, ne değişmiş bu şehirde neler olmuş görmeyeli. 

Belki hergün önünden geçtiğimiz, belki de sadece arada bir uğramaya vakit bulduğumuz İstanbul’un güzel yerlerinin eski ve yeni hallerine bakalım birlikte...

 

Geçmiş Yaşamlara Yolculuk

Regresyon Terapisi ve Geçmiş Yaşam Regresyon Terapisi; depresyon, fobiler, kaygı, endişe, açıklanamayan ağrılar, panik atak, travma sonrası stres, takıntılı düşünceler, karma temizliği, ayrıca enerji alanının davetsiz enerjilerden temizlenmesi ve merak durumlarında uygulanan hızlı bir terapidir. Ruh, eski yaşam anılarını, şu andaki hayatta bir anlam ifade edecek şekilde yeniden yaratarak tekrar tekrar bedenleniyor ve hayata dönüyor.

 

Troid Rahatsızlıklarına Dikkat!

Troid hastalıkları, zamanında tedavi edilmediğinde hastanın yaşam kalitesinin düşmesine sebep olmakla birlikte, ileriki dönemlerde daha ciddi hastalıkların oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.

Uzmanlar, özellikle troid hastalarında tek ve soğuk nodül bulunan vakalarda kanser oluşma ihtimalinin daha fazla olduğunu, bu sebeple bu hastalık gurubunda olan insanların, takip ve tedavisinin çok daha dikkatli ve özenli yapılması gerektiğine dikkat çekiyorlar. 

 

Hayatımıza "Katkıda Bulunan" Besinler

Her gün yediğimiz yiyeceklerin içeriklerinden haberdar mıyız acaba?

Hayatımızda en çok değer verdiğimiz varlıkların, doğumlarından itibaren katkı maddeleri ile doldurulmuş besin maddeleriyle hayata merhaba demelerini istiyoruz. "Öz" yiyeceklerden uzak bir beslenme alışkanlığı kazandırmak ilk görevimizi oluşturuyor maalesef.

 

Sessizlik

Diyelim ki seslerin farkındayız. Peki ya sessizliğin? Sessizlik her zaman yanı başımızdadır fakat biz onu nadiren farkederiz. Çoğu kez de ulaşılması güç görünür. Belki derin bir meditasyon sırasında, belki de tesadüfi bir anda ortamdaki tüm seslerin biranda susarak bizi sessizlikle başbaşa bıraktığında farkına varırız. Ne yolla olursa olsun bizi alır başka bir yerlere götürür sessizlik...

 

Retreat

Bazı kelimeler vardır; bunların Türkçe karşılıklarını bulmak ya da kullanmak yerine onunla düşünmek, algılamak ya da konuşmak çok daha anlamlıdır; kolaydır. Tamamen öznel bir değerlendirme yapıyorum. Paragrafın başına “bence” diye de ekleyebilirim. Retreat, beş sene önce hayatıma girdikten sonra böyle bir şeye dönüştü. İngilizce anlamını bilmediğim gibi, Sanskritçe’den gelmiş olduğunu sanıyordum.

 

Bir Daha Asla

ASTROLOJİ SERVİSİ

Eski bir haber, yine ortalarda dolaşmaya başladı, “Mars gezegeni Ağustos’tan itibaren geceleri gökyüzünün en parlak cismi olacak. Mars çıplak gözle dolunay kadar büyük görünecek. 27 Ağustos'ta Mars dünyaya 34,65 milyon mil yaklaştığında en büyük göründüğü gün olacak ve şimdi yaşayanlar bu anı bir daha asla göremeyecekler”.

 

Evrim-Yaradılış Yanılsaması

Her ne kadar kendimi konunun ehli gibi hissetmesem de, bölücü bir çaba sezdiğim bu zoraki karşılaşmaya uzlaşmacı yaklaşımlar getirmek istiyorum. Günümüzde fiziksel olduğu kadar, duygusal ve zihinsel savaşlar da had safhada. Din savaşları ısıtılıp ısıtılıp piyasaya sürülürken, ideolojik savaşlar bireyler arası anlaşmazlığı, katlayarak çoğaltıyor.

 

Androjen - Feminen Mahremiyet Çeşitlemeleri

Birinin, bir başkasındaki mahremiyet hakkı nedir? Mahremiyet ne zaman bozulur, kimin uğruna sınır kapıları açılır? Mahremiyet... Kapıdaki anahtar deliği, toplu taşıma araçlarındaki toplu kesişmeler, sert kapaklı el sürülmemiş defterler, duyumsanmamış gibi yapılmış bir dokunuş, tenin bir an bir başka tene değmesi. Birinin hazzı, birinin utancı...

 

Tatilden Anladığımız Ne?

Günümüz tatil anlayışı geçmişimizdeki ile uyuşuyor mu? Tatili kim için, kimler için yapıyoruz?

Tatilde gel keyfim gel, yat, uyu, açık büfe yemekler, arada denize gir, şöyle bir serinle, sonra gene uzan… Her şey dahil sistemin sunduğu, birbirinden lezzet bakımından farksız, çeşitlilik olarak sınırsız bir görüntü sunan tatil midir sizin ihtiyacınız?

 

Anneler ve Oğulları

Yıllardır her türlü mecliste, özellikle bayan arkadaşlarım ve tanışlarım arasında konu edilen ve türlü savlara rağmen, teoriden öteye kanun olamamış bir sürü fikirle tanımlanmaya çalışılan, bir gelin-kaynana rekabeti, anlaşmazlığı konusu vardır. İnsanlık tarihinin genelini bilemem ama güzel ülkemde, bu en azından kayıtlara geçmiş bir gelenektir sanki. Vardır, süregelmiştir ve var olacaktır. Belki de köklerimizde, ana erkil bir düzenden gelmiş olmamızın bir tetiklemesidir bu.

 

Ruh Sohbetleri

Özge Esirgen

Vadi'den...

Bir ayı aşkın süredir Torosların arasına konmuş bir kartalın gövdesindeyim adeta.  Hepinizin canıyla nefes alıyor, nefes veriyorum.  Türkiye’nin canı bir yerden, Isparta’nın Çandır Köyü’nün yanı başından, Reiki Huzur Vadisinden hepinize selamlar getiriyorum.

KÖŞE YAZILARI

Uzay Gökerman

Hayatımı Nasıl Yaşanılır Hale Getireceğim?

Dergide yazdığım spiritüel konulu yazılarımı takip edenlerin önemli bir sıkıntısı olabilir; teorik altyapı, kurgunun tamamına egemen olduğu için, hayattan kopuk beyin fırtınaları şeklinde algılanmaktadır; böyle bir geri besleme gelmemesine rağmen, kendi kendimi rahatsız ediyorum. Bu yazının içinde hayatımızı zorlaştıran şeylere karşı çözüm yöntemleri arayalım.  


Rüya Yüksel

Anın Farkındalığındaki Mucizelerinize Tanık Olmak

Yaşam hep bir oluş ve bir akış halidir ve sürekli devinmektedir. Hiçbir şey yerinde durmaz, hep bir hareket vardır. Örneğin yeni bir giysi alırız, giyeriz kullanırız, eskir, yada özel günlerimize saklarız, modası geçer ve yine eskir. Sonuç değişmez yada biz onu koruyarak, kollayarak değiştirebileceğimizi zannederiz ama değişen bir şey olmaz, oluş devam eder.


Arbil Çelen

Biz, Mutluluk Seyyahları...

Her defasında aynı şey, okuduğum bir kitaba daha bağlandım, sanki sayfaların sonu ayrılık demekti, ilişkimiz ciddiydi ama sayfalar tükenince bitecekti ve ben yalınlığıma gözdağı verecek nitelikli bir arkadaş arama riskini göze almak zorunda kalacaktım, ah afedersiniz yalın-lık mı, yoksa yalnızlık mı dedim!!! Peki bir kitap hiç biter mi? (Bu bir başka yazı konusu olmalı).


Can Duman

Değişimin Değiştiremedikleri

Ne kadar değiştiğimizi düşünsek de, yaşam bizi ne kadar olgunlaştırmış olsa da, hep saf kalan ve kendine has zaafları barındıran bir yanımız da var öyle değil mi? Aşk oyunu, ego tuzakları, kibir, yetenek, bilgi, güç…. Bütün bunlar bazen bizi yerimizde saydıran, ayağımıza dolanan tatlı birer tuzak gibi.


Burcu Özgeçen

Karanlık-Aydınlık, Sevgi-Nefret, Işık-Gölge

Duyduğum tüm nefretin kendime ait olduğunu fark ettim... Bunu ben üretiyorum ve/veya kendime karşı nefret duyuyorum. Hangisi doğruysa bunu üreten benim; varlığım ve kodlamalarım... Ve şimdi tüm bu duygumu kabul ediyorum. Fark etmek hoşuma gidiyor, bir toksinin daha çözülme şansı demek bu.


Burak Kaan Kızılkan

Aşk, Aşk, Evet Aşk. 

Eminim yazının başlığı kimilerimizi şaşırttı, kimilerimizi de hayal kırıklığına uğrattı klişeliğinden ötürü. Ancak şu an bu duygudan başka bir şeye odaklanamıyorum, odaklanmak da istemiyorum. Bana bu duyguyu hissettirdiği için ceylanıma, ve buna vesile olmuş her varlığa ve her enerjiye şükrediyorum. İyi ki varsın, iyi ki varsınız. 


Çiğdem Aksoy

Yaşamak İçin Azalmak

Bize hep yaşamak için bir şeylere sahip olmak gerektiği öğretildi. Bir ev almak gerekiyordu. Bir araba. Giysiler. Ayakkabılar. Kitaplar, dergiler. Eşyalar. Bellekte biriken bilgiler. Yaşanan ilişkiler. Üst üste yığılan anılar. Ve biraz düşününce aklınıza gelecek daha bir sürü şey. Bunların çoğu, ihtiyacımız olmadığı halde yalnızca sahip olmanın bize mutluluk getireceğini düşündüğümüz şeylerdi.


Asu Sanem Kaya

Arayışlar, Yollar Üzerine

Taaa nerelerden, eksiklik duygusunu temel alarak geldik buralara. Tamamlanmaya itilişimiz, en temel kodlanmış güdümüzden kaynaklı: Eksiklik duygusuyla tetiklenen arayış güdüsü. Ruhsal - öyle deniyor yaJ- yola girmiş olanların geneline baktığımda, bir derin darbe senaryosu yaşamışlar hayatlarının bir bölümünde. O dibe vuruşlarla harekete geçen güdüyse arayışları olmuş.


Mahmut Şaylıkay

Ey Hayat!

Biliyorum var olduğum kadar yokum senin iç dünyanda. Bana sayısız rol veya hak etmediğim kadar gerçek sundun. Ama seninle hiçbir zaman barışık olamadım, yaşadığım hayat süresince. Oyuncaklarla kandırıp çamurlara buladın bedenimi.


Zehra Akdoğan

İndigolarla İş Dünyasının Rengi Değişti

Değişen dünyada spiritüel konulara uzak olan iş dünyasının yetkilileri, yeni gençliğin farklı olduğunun farkında. Sosyal bilimciler 1982-2002 yılları arsında doğan çocuklara milenyum kuşağı adını verdiler. İş dünyası yeni önlemler almak için harekete geçti.

 

AYIN ŞİİRLERİ

Ben'im

Mukaddes Öztürk Odacı


Zamanda Kaybolan Adam

Fırat Erdoğan

AYIN AYDINLATICI SÖZÜ

Eğer çok aydınlandığınızı düşünüyorsanız gidip bir hafta ebeveynlerinizle yaşayın. Ram Dass


neyse o


Okuyucu Yorumları

Powered by Blogger

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Eylül 2008 TSİ 20:00