|
Yazar:
Adnan Çelik
- Nisan 2008
Gençlik,
Girişimcilik ve Sosyal Sorumluluk
Günümüzün
teknolojik olanaklarında en çok öne çıkan kavramlardan birisi de
“GİRİŞİMCİLİK”. Var olan somut olanakları kullanarak bunlar üzerinden bir
kişisel ürün oluşturmanın önkoşulu: girişimci bir ruh ve özgüven yetisi
kazanabilmek. Özellikle gençlerde bu çok daha önemli olabiliyor. Gençlerin
kendi yoğun enerjilerini üretken ve faydalı alanlara kanalize etmelerinin
temel koşulu girişimci bir eylemlilikten geçiyor.
Aslında
girişimcilik için gerekli olan zemin de yok değil günümüzde. Gelişen
teknolojinin iletişim alanında sağladığı internet, gazete, dergi, kitap vb
araçlar aracılığı ile biz gençler bize hitap eden birçok alanda girişimlerde
bulunabiliriz. Örneğin özellikle 15–27 yaş aralığına giren gençlere yönelik
Türkiye"de birçok sosyal ve eğitici içerikli etkinliklere destek için
kuruluşlar bulunuyor. Gençlerin kişisel girişimci bir tavırla bu alanlara
yönelmeleri kendilerini ifade etmelerini sağlayarak birçok olanakla
tanışmalarını sağlayabilir.
Son
yıllarda Avrupa"daki eğitim sisteminin yapısalcı temelli olarak düzenlenmesi
girişimcilik anlamında çok olumlu sonuçlar doğurdu. Yapılandırmacı eğitim
yaklaşımında bilginin birey tarafından yapılandırılarak anlamlandırılması,
bireyi kendine özgün kişisel üretim ve yaratıcılıklara açık hale getirdi.
Ayrıca yapılandırmacı eğitim yaklaşımında bireyin öğrendiklerini
pekiştirmesi amacıyla yapılan proje hazırlama uygulamaları gençlerin proje
hazırlama alanlarında daha girişimci ve özgüvenli olmaları sonucunu doğurdu.
Gençler daha ilkokuldan beri öğrendikleri proje hazırlama tekniklerini biraz
daha geliştirerek bu konuda çok yoğun talep ve girişimlerde bulunmaya
başladılar.
.jpg)
Proje Temelli Sosyal Sorumluluk
Nitekim
bu olguya bağlı olarak Avrupa Birliği, kendi 25 üye ülkesi ve üye olmakta
olan diğer bazı ülkelerin de (Türkiye de bu programa katılmıştır.)
katılımıyla kurduğu Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları ile yaşları
13 ile 30 arasında değişen gençlerin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak
amacıyla farklı başlıklarda proje hazırlama ve bu projelere hibe sağlayarak
uygulama olanakları sunan bir geniş organizasyon düzenledi. Avrupa Birliği
Gençlik Programı olarak bilinen bu program için her yıl milyonlarca Euro"luk
bütçe ayrılıyor.
Dünya
Gençliği, Avrupa Gönüllü Hizmeti, Avrupa İçin Gençlik Gençlik Destek
Sistemleri ve Avrupa İşbirliği İçin Destek Programları başlıklarından oluşan
programın Türkiye"deki merkezi, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından
kurulan Ulusal Ajans"tır. Yaşları 13-30 arasında değişen gençler bu
uygulamaların herhangi birisi alanında bir proje hazırlayarak Ulusal Ajansa
gönderebilirler. Ulusal Ajans da 10.000 ile 30.000 Euro arası maddi destek
sunarak gençlik projelerinin gerçekleştirilmesine yardımcı oluyor. Gerekli
başvuru formları ve diğer önemli bilgilerin ayrıntılı açıklaması için
www.ua.gov.tr ve
www.genclik.gov.tr adresine
bakabilirsiniz.
.jpg)
Geçlik Programı"nda Yeni Dönem:
2007-2013
2000-2006
yılları arasında uygulanan 2. dönemin sonlarına doğru programa katılan
Türkiye"de; çok kısa bir süre içerisinde 10.000"den fazla proje başvurusu
oldu. Bu dönemde 3.000"den fazla proje kabul edildi ve yaklaşık 40.000 kişi
bu projelerden yararlandı. Bunların 9.000"den fazlası üniversite öğrencisi,
5.000"den fazlası mesleki eğitim öğrencisi ve eğitmeni, 18.000"den fazla
genç, 3.000"den fazla öğretmen ve 2.000"den fazla öğretim üyelerinden
oluşuyor.
Bu
dönemde ülkemize 68 milyon avro tahsis edilmişti ve % 96"lık bir kullanım
oranıyla paranın çok büyük bir kısmı kullanılmış oldu. İkinci dönemde
yaşanan en büyük sıkıntılardan birisi; proje başvurusu çok olmasına rağmen,
ayrılan ödeneğin yetersiz olmasıydı. 2007-2013 yeni döneminde bütçe % 70
oranında artırıldı. Yeni dönemde 6 yıl boyunca 559 milyon avroluk ödenek
kullanılacak. Türkiye programa 2003 yılında katılmasına rağmen 31 ülkenin
üye olduğu programda, dört yıllık kısa bir sürede en üst sıralara yükselmeyi
başardı. Gençlik Programı"nda en büyük bütçeye sahip 4. ülke; Hayat Boyu
Öğrenme Programı"nda ise en büyük bütçeye sahip 7. ülke konumuna geldi.
Eğitim ve
Gençlik Programları çerçevesinde kabul edilen projelerin masrafları, Ulusal
Ajans tarafından karşılıksız ve geri ödemesiz hibe olarak sağlanmaktadır. Be
destekler AB Eğitim ve Gençlik Programları dediğimiz uluslar arası sistem
tarafından karşılanmaktadır. Bu sistemden faydalanmak için bütün üye ülkeler
ortak bir havuza belirli miktarlarda aidat ödemek durumundadır. Ülkelerin
alacakları payla ise oluşan bu havuzdan dağıtılmaktadır. Türkiye için
ödediği katılım payı hesaba katıldığında, projeler için sağlanan toplam
desteğin % 35"e yakın bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti bütçesinden
karşılanmaktadır. Kalan % 65"lik kısım ise AB Katılım Öncesi Fonlarından
karşılanmaktadır.
Avrupa
Birliği Eğitim ve Gençlik Programları, AB"ye aday olan ülkemizde uygulanan
tek topluluk programı ve faaliyeti değildir. Merkezi Finans ve İhale Birimi,
Kültür 2007, AB Türkiye Delegasyonu gibi isimlerle değişik fon programları
yer almaktadır.
Türkiye"nin Avrupa Birliği adaylığı sürecinde katılım ücreti yatırarak dahil
olduğu Eğitim ve Gençlik Programlarından mümkün olduğu kadar çok sayıda
eğitimci, sanayici, sivil toplum örgütü ve diğer kamu kurumlarımız
aracılığıyla vatandaşlarımızın yararlanması ülkemiz için hem çok önemli bir
geri dönüşüm; hem de önemli bir toplumsal artı değer yaratacaktır.
Girişimcilik, sosyal sorumluluk, özgüven ve kolektif çalışma gibi temel
değerlerin kazanıldığı bu tür etkinliklerin devamının sağlanması gerektiğine
inanıyorum. Popüler kültür endüstrisinin çarkları içerisinde öğütülen
gençliğin gittikçe şiddet kültürü içerisinde yabancılaşması ve yıkıcı
eğilimlerle tepkisel kişilikler ortaya koymalarının engellenmesi için
kendilerini ifade edebilecek aktif ve sosyal alanlar yaratmak gerektiğine
inanaraktan daha fazla sosyal etkinlikler üretmemiz gerektiğine dair bir
duyarlılık ve farkındalıkla; içerisinde bulunduğumuz sosyal yaşam alanına
daha fazla katkıda bulunabilir ve bu süreçte biz de daha fazla şey
öğrenebiliriz.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Adnan
Çelik,
1983,
Diyarbakır doğumlu. Dicle Üniversitesi Eğitim fakültesinden
2004 yılı mezunu. 2 yıldan beri Diyarbakır ili Kulp ilçesi
Merkez İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yapıyor. Selçuk
Üniversitesi Sosyoloji bölümünde yüksek lisansına devam
ediyor. Sivil toplum alanında da etkin olarak
çalışıyor. 2006-2007 döneminde Bilgi Üniversitesi Sivil
Toplum Kuruluşları Araştırma Birimi'nin "Sivil Toplum
Geliştirme Programı"nda yer aldı.
Detaylı bilgi
|