|
Yazar: Rüya Yüksel | Sayı
59 | Ağustos 2010
Yarın Henüz Yazılmadı!
Günümüzde zaman hızla geçmeye devam
ediyor. 2000 yılından bu yana fizik ile metafiziğin bilimsel anlamda
birleştiği ve görüş birliğine geldiği noktalar, her geçen gün
araştırmacılar tarafından açıklanmakta, konu ile ilgili onlarca belgesel
hazırlanmakta, insanlığın görselliğine sunulmaktadır.

Bu yeni oluşumda,
kuantum adı verilen yeni enerji alanlarından söz edilmektedir. Bu
yeni bilgi hepimizin algılarına girmekte, bizleri farklı düşünce biçimi
içine almakta ve farkındalığımızın değişmesine neden olmaktadır. Fark
edenlerimiz var, fark etmeyenlerimiz var. Ancak şimdilerde öyle
zamanlardayız ki; artık hiçbir şey eskisi gibi değil… Hiçbir şey tesadüf
değil… Hiçbir şey göründüğü gibi değil… Anlaşılan öyle ki; her şey artık
bizim kurgularımızla olmakta. Bir anlamda senaryoyu yazan da biziz,
oynayan da!
İnsan varoluşundan bu yana
tamamlanmak ve bütünlenmek üzerine yaşamını sürdürür. Tüm deneyimleri
ihtiyaçları içsel doğrultusundadır. İhtiyaçların temel zemini ise
bilinçaltı kayıtlarıdır. Oraya kayıt olan herşey deneyimlerle bilince
çıkar. Sonuçlar fark edilip kabul görürse, ihtiyaç tamamlanmış ve kişi
kendisiyle buluşmuş demektir. Şayet olana direniş varsa, içsel
dünyamızda kutuplaşma, ayrılık yaşanıyor demektir ki bunun karşılığı
olarak yaşanan olaylar benzer şekilde deneyimlenmeye devam edecektir.
İnsanın ihtiyaçlarıyla buluşması
bazen arzularla, isteklerle ortaya çıkar. Dış dünya deneyimlerimizin
bilinçaltımızdaki kayıtlarımızla yakından ilişkisi vardır. Gördüğümüz
bir şey, işittiğimiz bir sözcük, bir dokunuş, bir koku, bazen bir nesne
bizim kendimizle temas kurmamızı sağlamaya yeterlidir.
Şimdiki zamanlar, anlar, kendi
içimizle buluşma zamanlarımızdır.
Tüm istek ve arzularımız, bizi
geçmiş deneyim süzgecimizden geçirerek gelecek potansiyel alanına
götürür. Hayallerimiz potansiyel olarak orada vardır… Kuantum enerji
alanları diye de ifade edilen bu alanlarda tüm olasılıklar sonsuz ve
sınırsız mutlak vardır ve tüm olasılıklar bizim seçimlerimizi
beklemektedir.
Yarınlarımız her birimizin bu
potansiyel alanlardaki seçimlerimizle var olmaktadır. Seçimlerimiz
yaşamı algılayış biçimimizle, kendi gerçekliğimizle belirlenmektedir.
Bireysel olarak seçimlerimiz ve her birimizin seçimlerinin birleşmesiyle
de birlik bilinci oluşmaktadır. Başlangıçta kendimiz için yaptığımız
seçimler ve aldığımız kararlar tekil olarak bizi ilgilendiriyor gibi
görünse de aslında her birimizin, arzularımızın, istek ve seçimlerimizin,
benzer ya da farklı taleplerimizin birleşmesiyle tüm evrenin yarınlarını
oluşturmaktadır. Bu nedenle odaklandığımız her neyse bu anlamda çok önem
taşımaktadır. Çünkü bizler neye odaklanırsak enerji olarak onu moleküler
biçimden maddeye dönüştürerek var etmekteyiz.
Bu durum bir anlamda bizim
geleceğimizi oluşturmakta ki bu oldukça önemli zamanlarda olduğumuzun
işaretidir. Kuantum enerji alanlarındaki bu farkındalığa ulaşmadan evvel
her birimiz kendi planlarımızla yaşamımızı tamamlamaktaydık. Bunun
anlamı yaşamımız bilinçaltı seviyesinde ve evrensel sistem tarafından
kontrol altındaydı. Bilinçli olarak bizlerin katkısının olmadığı ve
kader planının hüküm sürdüğü dönemlerdi.
Şimdilerde ise durum tamamen bizim
özgür irade seçimlerimizle olmakta… Yani bizim % 100 bilinçli, açık
şuurlu olma gerekliliğimizi ifade etmekte. Bunun anlamı ise şimdi ve
burada olabilme halidir. Çünkü eğer her anı, her birimizin algılarındaki
istek ve arzular oluşturuyorsa; bu her birimizin tam ve bütün olarak
bilinçli bir şekilde yaşamımızı sürdürmemiz gerektiğini işaret
etmektedir.
Geçmiş zaman yaşam algılarında
korktuğumuz başımıza gelirdi ve başımıza gelen bizim kader planımızın
içinde yine bize ait seçimlerin sonucuydu. Ancak bilinçaltı düzeyinde
olduğu için bizim bilinçli kontrolümüz dışında olmaktaydı. Bu gün yine
enerjiler anlamında çekim yasası aynı şekilde işlemekte ancak bu gün,
şimdi ve burada kontrol farkındalık içinde ve bilinçli
seçimlerimizledir. İstersek değiştirebiliriz.
Bu bakış açısıyla bu günkü
dünyamıza baktığımızda, yaşananların ve oluşumların bizler tarafından
oluşturulduğu farkındalığı içinde olanı değerlendirdiğimizde, yeryüzünde
birleşen bilinçli bilinçlerin, birleşen bilinçsiz bilinçlere göre daha
az olduğunu söyleyebiliriz. O halde her birimizin gideceği çok yolumuz
var ve bu gün yarını yaratma potansiyeli içindeki bizlere düşen
sorumluluk da bir o kadar önemli ve büyük… Seçimlerimizi belirlerken
bireysel isteklerimizin birlik içinde bir anlam ifade etmesi, herkesin
kazanması ve bizlerin bu farkındalık içinde olmamız oynadığımız oyuna
anlam katacaktır.
Her birinize anın farkındalığı
içinde kendinizle buluşmanızı ve bilinçli seçimler içinde bulunmanızı
diliyorum… |