|
Haber ve
Röportaj:
Gülşen Kaş
| Sayı
59 | Ağustos 2010
Astım Tehlikesi
Türkiye’de
çocukların %18’inde görülen astım, tedavi edilmediğinde ölüme neden
olabiliyor…
Astım, en
sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Özellikle son yıllarda
çocuklarda oldukça artış gösteren astım, Türkiye’de çocukların %18’ini
etkisine almış durumdadır.

Marmara
Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Başkanı. Prof. Dr. Mustafa Bakır, astım hastalığının oluşabilmesi için
hem genetik hem de çevresel faktörlerin birlikte olması gerektiğini
söylüyor. Astım hastalığının önüne geçilebilmesi için ailesinde astım
öyküsü olup olmadığının bilinmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr.
Mustafa Bakır, ailesinde astım öyküsü olan kişilerin, genetik
faktörlerin yanında çevresel faktörlerin etkisini de göz önüne alarak
önlem alması gerektiğini belirtiyor.
Ailelerin bu önlemleri, özellikle
çocuklarda oldukça sık rastlanan alerjik astıma karşı alınması
gerektiğini belirten Prof. Dr. Bakır, sigara dumanı, ev tozu akarı,
hayvan tüyü, küf mantarı, polen, sprey, deodorant, v.b. faktörler astıma
neden olduğundan, bu çevresel faktörlerden özellikle çocukları ve
astım olan kişilerin kesinlikle korunması gerektiğini vurguluyor.
Marmara
Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Başkanı. Prof. Dr. Mustafa Bakır, Astım ile ilgili sorularımızı
yanıtladı. Kendisine vermiş olduğu bilgilerden dolayı çok çok teşekkür
ederiz.
Röportaj:
Gülşen Kaş
Çocukluk
çağı astımı, yaşam kalitesinin düşmesine neden olduğu gibi hayati
tehlike de oluşturuyor.
Gülşen Kaş:
Astım nedir?
Neden önemlidir?
Prof Dr.
Mustafa Bakır: Astım kısaca
bronş iç çeperinin iltihabı sonucu ortaya çıkan tekrarlayıcı bronşit
olarak tanımlanabilir. Çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalığı
olup gerek hayati tehlikesi olabilen nefes darlığı ataklarına neden
olabilmesi, gerekse yaşam kalitesini düşürmesi sebebiyle önemlidir.
Ülkemizde
görülme sıklığı nedir?
Ülkemizde
çocukluk çağı astımı yaklaşık olarak 100 çocuğun 4-7’sinde
görülebilmektedir.
Kaç çeşit astım
vardır? Bu kişinin yaşına, cinsiyetine ve mesleğine göre değişiklik
gösterir mi?
Yaşa göre
bebeklik ve çocukluk çağı astımı, erişkin tipi astım; oluşum
mekanizmasına göre alerjik, egzersizle uyarılan ve mesleki astım olarak
sayılabilir.
Astımın
nedenleri ve astım hastalığına neden olan çevresel faktörlerden bahseder
misiniz?
Astım
hastalığı olabilmesi için hem genetik yatkınlık hem de çevresel
faktörler gerekir. Genetik olarak bronş duyarlılığı ve/veya alerji
karakterlerinin kişide bulunması gerekir. Ev tozu, polen, hayvan
tüy/tozları, küf mantarları v.b. gibi alerjenler, solunum yollarında
alerjik iltihabın sürekli olmasını sağlar. Bu tür bir bronş zemininde
virüs veya bakteri gibi solunum yolu infeksiyöz etkenleri, hava
kirliliği veya alerjenlerin kendine maruz kalındığında iltihap
mekanizması alevlenir ve bronşlarda ödem, salya artışı ve spazm ile
karakterize ani değişiklikle birlikte astım atağı ortaya çıkar.
Bazen
doktorlar astım yerine alerjik bronşit ya da spastik bronşit terimlerini
kullanmaktadır, bunun nedeni nedir?
Hastaların
durumu daha iyi anlaması içindir. Eğer alerji genlerini taşıyan bir
astımlı alerjenlerle uyarıldığında reaksiyon veriyorsa buna alerjik
astım denir. Alerji genlerini taşımayan ancak bronş aşırı duyarlılığı
(hiper-reaktivite) gen ve karakterini taşıyorsa alerjenlerle değil hava
kirliği ve enfeksiyonlarla tetiklenen astım nöbetleri görülür ki bu
hastalık kolay anlaşılabilsin diye bazı hekimlerce spastik bronşit
diye adlandırılmaktadır.
Astım genetik
geçişli bir hastalık mıdır?
Ebeveynden
sadece birinde astım varsa çocukta %25-30, her ikisinde de varsa %50-60
oranında hastalık görülmektedir.
Peki, astım
öldürücü bir hastalık mıdır?
Günümüz
şartlarında erken ve etkili tedavi yöntemleri ölme olasılığını oldukça
azaltmıştır. Astım atağı sırasında kaybedilen hastalar vardır, bu
hastaların büyük çoğunluğunda tedavi ve korunma yöntemlerinin uygun
olarak kullanılmadığı görülür. Tedavi ve korunmaya rağmen ağır astımlı
hastalar nadiren atak sırasında kaybedilebilir.
İlk iki yaş
içinde başlayan bebeklik çağı astımı vızıldayan çocuk (wheezy infant)
olarak tanımlanır.
Astımın
belirtileri nelerdir? Bu çeşitlerine göre değişiklik gösterir mi?
İlk iki yaş
içinde başlayan bebeklik çağı astımı vızıldayan çocuk (wheezy
infant) olarak tanımlanır. Bu yaş grubunda hastalık ilk iki atağında
enfeksiyöz bir hastalık olan bronşiolitten ayrılamayacak kadar benzerlik
gösterir. Vızıltılı veya hışıltılı solunum yanı sıra zaman zaman
şiddetli nefes darlığı atakları görülebilir. Bu bebekler atakların
arasında genellikle belirtisiz ve sağlıklı görünürler. Bebeklik çağı
astımı hastaların %70-80’inde alerji değildir ve bunların büyük bir
çoğunluğu yıllar içinde iyileşir. Daha büyük çocuklarda alerjik astım
olasılığı daha yüksektir. Astım atakları sık soluma, kaburgalar arasında
nefes alırken içe çekilme, nefes darlığı ve hırıltılı solunum gibi
belirtilerle beraberdir.
Astım hastalığı
nasıl teşhis edilir?
Astım hastalığı
en güvenli olarak atak sırasında teşhis edilir. Hastanın öyküsünde
tekrarlayan hırıltı ve öksürük dönemlerinin olması, ailesinde astım veya
alerji öyküsünün bulunması, fizik incelemede bronş daralmasına ait tipik
dinleme bulgularının bulunması tanı konması için yeterlidir. Eğer
muayene bulguları kesin tanı koydurmuyorsa 4 yaşından büyük çocuklarda
solunum fonksiyon testlerinden yaralanılır.
Tedavinin 3
ana prensibi…
Astım hastalığı
nasıl tedavi edilir? Tedavi süreci neye göre belirlenir?
1) Alerjinin saptanması ve alerji
yapan etkenlerden, iç ve dış hava kirliliğinden korunma,
2) İlaç tedavisi,
3) Alerjisi
olanlarda aşı tedavisi şeklinde özetlenebilir.
İlaç
ihtiyacı ve kullanılacak ilacın türü hastalığın ve atakların şiddetine
göre belirlenir.
Hastada başka
hastalıklarda varsa (kanser, tiroid gibi) bu tedaviyi etkiler mi? Tedavi
şekli değişir mi?
Genellikle
etkilemez. Hatta diğer hastalıklar da eşlik ediyorsa onların tedavi
sırasında astım atağı geçirilmesini önlemek daha da önem kazanır.
Yetersiz
tedavi, hastalığın kronikleşmesine neden oluyor.
Astım ilaçları
nelerdir? Astım ilaçlarının yan etkileri var mıdır?
Astım
tedavisinde kullanılan ilaçlar solunum yollarına direkt püskürtülen veya
solutulan toz veya buhar şeklindeki kortizon içerikli anti-inflamatuar
ilaçlar, beta-mimetik içerikli uzun ve kısa etkili bronş genişleticiler,
ağızdan kullanılan antihistaminik ve lökotrien antagonisti grubu
ilaçlardır. Her ilacın yan etkisi vardır. Hastalığın kısa ve uzun vadeli
riskleri karşısında bu ilaçların riskleri karşılaştırılamayacak kadar
düşüktür. Ancak bu ilaçların hastalığın şiddetine ve türüne riskleri iyi
örtecek şekilde iyi seçilmesi gerekir.
Astım
tedavisinin yetersizliği nasıl anlaşılır ve tedavini yetersizliği nelere
sebep olur?
Yetersiz tedavi
edilen hastalar hava kirliliği ve/veya solunum yolu enfeksiyonları ile
birlikte ilaç kullanıyorlarken bile atak geçirirler ve gayret
kapasiteleri azalır, çabuk yorulurlar. Yetersiz tedavi astım
hastalığının risklerinin devam etmesi anlamını taşır. Yani hastanın
atakları devam eder, yaşam kalitesi azalır, kronikleşme riski azalmaz.
Ağır astım atakları
ölümle sonuçlanabilir…
Tedaviye geç
başlanması, tedaviyi zorlaştırır mı?
Tedavisiz
bırakılan hastada hastalık doğal seyri itibarıyla iyileşen grubuna
girmiyor ise yıllar geçtikçe bronş yapısında kalıcı değişiklikler ve
kronik astım gelişme olasılığı artar. Aşı tedavisi çocukluk çağında daha
etkili bir yöntemdir.
Tedavi
edilmezse ne gibi sonuçlara neden olur?
Ağır astım
atağı ölümle sonuçlanabilir. Koruyucu ilaçlar bu olasılığı hemen hemen
tamamen bertaraf etmektedir. Tedavisiz kalmış ve kronikleşmiş astım
kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ile sonuçlanabilir.
Astım atağı
başlandığında ne yapılmalıdır?
Bronş açıcı toz
veya buhar şeklinde kullanılan salbutamol veya albuterol gibi ilaçlar
hemen kullanılmalı, gerekirse 10-30 dakika sonra doz tekrarlanmalı,
bunun yararı olmuyorsa acil kliniğe başvurulmalıdır.
Astım atağında
yararı olmayan uygulamalar nelerdir?
Yukarıda adı
geçen bronş açıcı ilaçlar 5-10 dakika içinde etkisini gösterir. Bilinç
kaybı veya solunum yollarında tam tıkanma varsa bu tedavi etkisiz
kalabilir. Hastayı acilen hastaneye ulaştırmak gerekir. Bu sırada
mümkünse burundan oksijen uygulanmalı, damardan veya kas içine kortizon
enjeksiyonu yapılmalı (acil ekip tarafından). Bunların dışındaki
uygulamalar yararsızdır.
Reflü nedir?
Astımla ilişkisi var mıdır?
Mide içeriğinin
yemek borusuna geri kaçışıdır. Şiddetine göre reflü yemek borusunun
sadece alt kısmındaki sinirleri uyararak bronşlarda ilave kasılma
reaksiyonuna sebep olabilir veya daha şiddetli reflülerde mide içeriği
yemek borusunun daha üst kısımlarına kadar geri kaçıp direkt olarak
nefes borusu ve bronşlara intikal edebilir, bu durumda tekrarlayan
bronşit ve zatürre atakları olabilir. Astımlı hastalarda ilaveten reflü
de varsa ataklar daha sık uyarılabilir, daha şiddetli seyredebilir.
Hamam böcekleri
astıma neden olur mu?
Ev tozu
akarları ve diğer alerjenler gibi hamam böceklerinin bazı proteinleri de
toza karışarak solunum yollarında alerjik reaksiyona, astım gibi alerjik
hastalıklara yol açabilir.
Hava
değişimleri astım atağını tetikler mi?
Kış ve bahar
aylarında salgınlar yapan viral solunum yolu enfeksiyonları astım
ataklarının daha çok bu mevsimlerde görülmesine neden olur. Sisli ve
nemli havalarda astım atakları daha sık görülür.
Sigara
çocuklarda Astım’a neden oluyor!
Sigara
kullanımı astıma neden olur mu?
Astım genetik
alt yapısına sahip kişilerde astım ataklarının ortaya çıkmasına ve
hastalığın kronikleşmesine neden olur. Pasif içici olan çocuklarda
atakların kontrolünü zorlaştırır, kronikleşmeyi hızlandırır.

Mantar sporları
(küf) astıma neden olur mu?
Evet, neden
olabilir.
Astım hastaları
nelere dikkat etmelidir?
Alerjik astımı
olanlar, alerjisi olduğu maddelerden azami ölçüde korunmaya çalışmalı,
koruyucu sprey veya toz ilaçlar düzenli kullanılmalı, sigara içilen
ortamlardan ve hava kirliliğinden uzak durmalı, obeziteye eğilimi
olanlar kilosunu kontrol altında tutmalıdır.
Astım hastaları
spor yapabilir mi?
Koruyucu
ilaçlar kullanıyorken, yani kontrol altındayken spor yapabilirler.
Astım hastaları
nasıl beslenmelidir?
Astıma özel
beslenme şekli olmamakla birlikte omega-3 yağ asitlerini içeren deniz
ürünlerinin tüketilmesi önerilmektedir. Aşırı kilo ve obezite
astımın kontrolünü zorlaştırır.
Allerjik
Astım
Öksürük,
hızlı soluma ve nefes darlığı gibi belirtiler Astım belirtisi olabilir…

Allerjik
astımın belirtileri nelerdir?
Solunum yolu
enfeksiyonları sırasında, eforla birlikte veya kirli havaya maruz
kalındığında ortaya çıkan öksürük, hızlı soluma, nefes darlığı ve
hırıltı gibi belirtilerin tekrarlayıcı olması karakteristik
belirtilerdir.
Alerjik astım
tanısı nasıl konur?
Belirtilerin
olduğu dönemde öykü ve fizik muayene bulguları genellikle tanı koydurur.
Astımın tipinin belirlenmesi ve tedavide aşının kullanılmasına karar
vermede alerji testleri yardımcı olur. 4-5 yaşın üzerinde solunum
fonksiyon testleri yapabilen çocuklarda geri dönüşümlü bronş daralması
saptanır ve tanı doğrulanır.
Alerjik astım
olan kişilerde tedavi nasıl yapılmalıdır?
Alerjik astımda
bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. İlaçlara alternatif değil
tamamlayıcı bir yöntemdir. Hastanın alerjisi olduğu madde çok düşük
dozlardan başlanarak dilaltına damla olarak veya cilt altına
enjeksiyonla uygulanır, doz zaman içinde giderek artırılır. 3-5 yıllık
bir tedavi sürecinde amaç bağışıklık sisteminde bu maddeye karşı
tolerans geliştirerek solunum yollarındaki süreğen iltihabi reaksiyonun
oluşmasını engellemektir. Böylelikle hastalığın belirtisinin görüldüğü
hedef organda (astım, alerjik rinit, alerjik konjonktivit gibi) ortamdan
alınan alerjenlere karşı bağışıklık sisteminin tepkisi köreltilmiş olur.
Hastalık aktivitesi de böylelikle geriler.
Korunma
tedavisi nedir? Alerjisi olan kişiler nelere dikkat etmelidir?
Alerjisi
saptanan kişilerde saptanan alerjenlerden korunmak amacıyla çevrede
alınması gereken önlemler vardır. Örneğin ev tozu akarı alerjisi
olanların evlerinde tozu azaltacak bazı önlemler alınmalıdır. Hayvan
tüyüne alerjisi olanların evcil hayvanı evden çıkarması, küf mantarı
alerjisi olanların evlerinde ve binada rutubeti önleyici tedbirler
alması gerekir. Sigara içilen bir evde astımlı hastayı ataklardan tam
olarak korumak mümkün olmaz, ilaç tedavisi bile yetersiz kalır. Astım
ataklarından korunmada ilaçlar önemli bir rol oynar. Solunum yolu
ile kullanılan kortizonlu sprey veya toz şeklindeki ilaçlar çok düşük
dozlarda uzun süre kullanıldığında astım ataklarından koruyucudur. Astım
atağı geçirmeyi önleyen en düşük doz kişiye göre değişir, bu doz zaman
içinde saptanıp sürekli kullanılmalıdır.
Çocukluk
Çağı Astım Hastalığı
Çocukluk
çağı astım alerjisi olan bebeklerde, erişkin yaşta astım olma riski,
alerjisi olmayanlara göre daha yüksektir.

Çocukluk çağı astım hastalığından bahseder misiniz?
İki yaş
altındaki bebeklerde tekrarlayan hırıltılı solunum, öksürük ve nefes
darlığı gibi belirtilerle seyreden bronşit atakları vızıldayan bebek
tanımı altında toplanan bir grup hastalığa verilen genel isimdir.
Bunların içinden reflü hastalığı, doğumsal bronş anormallikleri, yabancı
cisim aspirasyonu, tekrarlayan bronşiyolit, tekrarlayan zatürre, kistik
fibroz v.b. gibi hastalıklar öykü, klinik bulgular ve laboratuar
bulguları ile ekarte edildikten sonra bebeklik çağı astımı tanısı
konulur. Bu bebeklerin yaklaşın %70-80’i viral solunum yolu
enfeksiyonları ve/veya pasif sigara içimi ile tetiklenen ve halk
arasında spastik bronşit olarak adlandırılan astım türü olup bu
hastalarda alerji tespit edilemez. Bu bebeklerin %75-80’i yaş
ilerledikçe iyileşme eğilimi taşır. Bebeklik çağı astımı tanısı alan
hastaların yaklaşık %20’sinde ise egzama, gıda alerjisi veya alerjik
rinit gibi eşlik eden bir alerjik hastalık veya testlerinde alerji
saptanır. Bu guruba giren hastaların ilerde erişkin tipi astım
geliştirme olasılığı alerjisi olmayanlara göre daha yüksektir (%50-70).
Çocuklarda
astım hangi yaşlarda ortaya çıkar?
Alerjik
çocukluk çağı astımı çocuklarda en sık 4-5 yaşlarında başlar.
Hangi
çocuklarda astım gelişme riski vardır?
Ebeveynlerinde
birinde astım/alerji öyküsü varsa %30, her ikisinde de varsa %50-60
oranında çocukta astım gelişme riski vardır. Bebekliğinde egzaması
olanlarda, alerjik rinit ve konjonktiviti olanlarda, gıda alerjisi veya
kurdeşeni olanlarda alerjik astım geliştirme riski bu hastalıkları
olmayanlara göre daha yüksektir.
Çocuklarda daha
çok hangi tip astım çeşidi görülür?
Bebeklerde
görülen astım türü %80 alerjik olmayan astımdır. 3 yaşından sonra
başlayan astım ile daha çok alerjik astımdır.
Çocuklarda
astım hastalığının teşhisi nasıl konulur?
Tipik hırıltı
ve nefes darlığı nöbetleri sırasında öykü ve fizik muayene ile teşhis
konulur. Alerji testleri ve solunum fonksiyon testleri yardımcıdır.
Ailede astım
öyküsünün olması, çocuğun çocukluk çağı astıma yakalanmasında en önemli
risk faktörüdür…
Astımlı çocuğun
muayene bulguları nelerdir?
Ataklar
arasında bulgular normal çocuklar gibidir, yani herhangi bir bulgu
yoktur. Astım atağı geçiren çocuk sık soluk alıp verir, soluk verme fazı
alma fazından daha uzundur, soluk verirken tipik vızıltı sesi
duyulabilir. Nöbetler çoğunlukla gece ve sabaha karşı başlama
eğilimindedir. Şiddetli atak sırasında soluk alındığında kaburgalar
arasında içe doğru çekilmeler ve nefes açlığı görülür. Bir solunum yolu
enfeksiyonu sırasında tetiklenen atak sırasında bronş daralmasına ait
tipik akciğer dinleme bulguları mevcuttur.
Çocukluk çağı
astımında en önemli risk faktörü nedir?
Ebeveyn veya
kardeşlerde astım hastalığı öyküsünün olmasıdır.
Çocuklarda
astım alerji nasıl ortaya çıkar?
Alerji
proteinlere karşı verilmemesi gereken bir reaksiyonun genetik bir
yatkınlık sonucu verilebilmesi şeklinde tanımlanabilir. Yabancı bir
proteinle ilk karşılaşmada bağışıklık sistemi bu hastalarda IgE tipi
antikorlarla yanıt verir. İkinci ve sonraki karşılaşmalarda ise
alerjen-antikor birleşik yapısını tanıyan bağışıklık hücrelerince
organlarda alerjik hastalık belirtilerine neden olan bazı kimyasal
maddeler salınır.
Çocuklarda
astım hastalığı yetişkinlere göre daha mı zorlayıcı olur?
Hastalık
şiddeti hastadan hastaya değişir. Astım çocuklarda erişkinlere göre daha
sık rastlanan bir hastalıktır. Kontrol altında tutulmadığı takdirde sık
gelen ataklar sadece çocuğun değil aynı zamanda tüm aile fertlerinin
yaşam kalitesini düşürür.
Çocuklar,
alerjisi olduğu faktörlerden korunmalıdır…
Çocukluklarda
astım hastalığı nasıl tedavi edilmelidir? Tedavide amaç nedir?
Tedavide amaç
astım akut alevlenmelerinin engellenmesi, hastane başvurularının ve
hastaneye yatışların engellenmesi, uzun vadede hastalığın doğal seyrinin
iyileşme yönünde değiştirilmesidir.
Astımlı
çocukları nelerden korumalıyız?
Alerjisi
olanları alerjisi olduğu şeyden, iç ve dış hava kirliliğinden, aşırı
kilo alımından korumalıyız.
Astımlı
çocuklar spor yapabilirler mi?
Hastalık
kontrol altında tutulduğu sürece spor yapabilirler.

Aileler,
astımı olan çocuklarına olumlu davranmalıdır.
Astımlı
çocuklara nasıl davranmalıyız?
Astım kronik
bir hastalıktır. Akut atakların önlenmesi aslında çocuğu kronik hastalık
psikolojisinden de bir ölçüde korur. Koruma ilaçları gözetim altında
verilmeli ve çocuğun kendi insiyatifine bırakılmamalıdır. Çocuğun güç
sarf etmesi fizik aktivitesi engellenmemelidir, bu durum aşırı kilo
alımına, dolayısıyla astımın kontrolden çıkmasına neden olabilir.
Psikolojisi
bozuk olan çocuklarda
hastalık ilerleyici olabilir mi?
Psikolojik
depresyon erişkinde olduğu gibi çocukta da hastalığın kontrolünü
zorlaştıran bir faktördür.
Çocukları astım
hastalığından nasıl koruyabiliriz?
Anne gebeliği
sırasında sigara kullanmamalıdır. Sigara içen bireyler sigara içtikten
sonraki yarım saat boyunca astımlı çocuğun bulunduğu eve veya araca
girmemelidir. Alerjik riniti olan çocuklarda alerji aşı tedavisi kısmen
alerjik astım gelişme riskini azaltır.
Çocukların bu
hastalıkla başa çıkabilmesi için ailelere önerileriniz nelerdir?
Astımlı
çocuklar bir çocuk alerji uzmanı tarafından düzenli olarak izlenmelidir.
Ailenin ve çocuğun hastalık, korunma ve tedavi konularında eğitilmesi
çok önemlidir. Özellikle acil tedavinin nasıl uygulanacağı iyi bir
şekilde öğretilmelidir. Çevre önlemleri ve sigaradan korunma hastalığın
kontrolünde önemli yer tutar. Uygun vakalarda aşı tedavisi uzun vadede
hastalığın kalıcı tedavisinde önemi gitgide artan bir yöntemdir.
Biyografi:
Prof. Dr. Mustafa Bakır
Çocuk Astım ve Alerji Uzmanı
Mustafa Bakır;
Çocuk Astım ve Alerji Uzmanı, Profesör Doktor, Marmara Üniversitesi Tıp
Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Kurucusu ve
Başkanı.
1965 yılında Kayseri'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kayseri'de
tamamladı. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp
Fakültesi'nden mezun oldu.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çocuk sağlığı ve hastalıkları
ihtisası, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çocuk alerji yan dal
ihtisası yaptıktan sonra 1996 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları
dalında doçentlik unvanı aldı.
1997-1999 yılları arasında Chicago Üniversitesi'nde çocuk enfeksiyon
hastalıkları yan dal ihtisası yaptı. Aynı dönemde enfeksiyon kontrol ve
hastane enfeksiyonları alanında araştırmalar yaptı, temel ve ileri
epidemiyoloji ve istatistik dersleri aldı.
2000 yılında
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çocuk enfeksiyon hastalıkları
bilim dalını kurdu.
Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olan Bakır, aynı üniversitede çocuk
infeksiyon hastalıkları bilim dalı başkanlığı görevini sürdürüyor. Evli
ve iki çocuk babasıdır.
Kopyalama Hakkı:
Telif ve Kopyalama Kuralları
Uyarı: Sitemizde yer alan içerik ve tüm tıbbi
bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla
geçerliliğini kaybedebilir, hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini
alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla
ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. |