|
Yazar: Nesrin
Dabağlar
|
Haziran
2010
Yunus Gibi Gülümse
Hiç aralıksız, durmaksızın
gülümseyebilir misiniz? Tabi ki yapamazsınız bunu… Ama sürekli
gülümseyen birileri var bu dünyada, kimler onlar? Elbette yunuslar…

Nasıl bir yaratılıştır ki
yunusların yüzü, her şeye rağmen, onlardan birinin resmi ile hele ki
kendisiyle karşılaştığınızda (ne büyük şanstır) hangi gerilimin içinde
olursanız olun gevşer; bütün vücudunuzda bir gülümseme ve huzur
duygusuna, hipnotize olmuş gibi kapılır gidersiniz.
Öylesine güzeldirler ki
onlar, tenlerine dokunmak istersiniz. Estetik harikası olan anatomik
yapıları iç okşar adeta. Eğer denemediyseniz hemen şimdi deneyin lütfen…
Bir yunus resmine bakın, nasıl içinizdeki duygular sevgi ve huzura doğru
koşacak… Çünkü onlar gülümsemenin boyutu Alpha’nın
varlıklarıdırlar ve sizi o boyuta taşırlar.
Bu eşsiz güzellikteki
canlının özellikleri uzun yıllardır insanın araştırma sahasına girmekten
tabi ki kurtulamamış ve araştırmalar değişik alanlarda çalışmalara ve
sonuçlara neden olmuş. Aslında sonu yok gibi görünüyor bu sonuçların,
çünkü yunuslar gerçekten gizemli varlıklar.
Yunusların ilginç
özelliklerine bir bakalım beraberce.
Yunus
burnu taklit edilerek yapılan gemi pruvalarında % 25 oranında yakıt
tasarrufu sağlanıyor. Concorde uçaklar yunus vücudu modellenerek
yapılmıştır.
Denizaltılarda yunusun
süngersi vücut yapısı taklit edilerek yapılan modelleme onların hızını
2.5 kat arttırmıştır. Yunus derisi üç tabakadır. Dıştaki tabaka ince ve
çok esnektir; içteki tabaka kalındır ve plastik kıllı bir fırça
görünümünü sağlayan esnek kıllardan oluşmuştur. Tabakaların üçüncüsü
olan ortadaki ise süngerimsi bir maddeden yapılmıştır. Son hızla yüzen
yunus balığına etki edebilecek ani bir basınç iç katmanlara iletilerek
söndürülür. Alman denizaltı mühendisleri, dört yıllık bir araştırmayla
aynı özelliklere sahip sentetik bir kaplama yaptılar.
Bu kaplama iki kauçuk
tabakadan oluşuyor ve tabakalar arasında yunusun deri hücrelerine
benzeyen kabarcıklar bulunuyor. Bu kaplamaların kullanılmasıyla
denizaltıların hızlarında % 250 oranında bir artış meydana geldi.
Yunusların ses dalgaları
ile kurdukları iletişim, bilim ve teknik dünyasında çığır açmıştır.
Yunuslar başlarının önündeki özel bir organdan saniyede 200.000
titreşimli ses dalgaları yollarlar. Bu titreşimlerle sadece yollarındaki
engelleri hissetmekle kalmaz aynı zamanda, yankının özelliklerinden
cismin yönünü, uzaklığını, hızını, büyüklüğünü ve şeklini de
ayrıntılarıyla hesaplayabilirler. Sonarın çalışma prensibi yunusların bu
algısıyla aynıdır.

Otago Üniversitesi’nden
David Lusseau, 7 yıl boyunca 64 adet yunustan meydana gelen bir grubu
inceledi. Bunun sonucunda yunuslar arasındaki, insanlar ve insan yapımı
şebekelerdekine benzer bir iletişim ağının varlığını keşfetti. Lusseau,
yunusları izlerken, daha sık bir araya gelen bireylere odaklandı. Bu
yunusların daha çok erişkin dişilerden meydana geldiğini ve topluluk
iletişiminin merkezleri olarak görev yaptıklarını anladı. Lusseau “çap”
ismi verilen bir ölçme yöntemini kullandı. Yunusları, yüzgeçlerine
koyduğu işaretlerden izleyen Lusseau, iletişim merkezleri olarak görev
yapan yunusların gruptan ayrılması durumunda ise topluluğun büyük bir
esneklik ortaya koyduğunu anladı. Yunus topluluğunun iletişimi, anahtar
roldeki bireylerin eksikliğinde bile etkilenmiyordu. Yunus
topluluğundaki bu esneklik, nüfusun üçte biri yok olsa dahi, topluluğun
birliğini sürdürmesini mümkün kılıyordu. Bu kusursuz iletişim ağının
insanların kullandığı internet ağı gibi iletişimlerde modellenmesiyle
mevcut kusurların giderilebileceği düşünülüyor.
Yunusların bir diğer
ilginç özellikleri; beyinlerinin yarısıyla uyumalarını sağlayan bir
yöntem geliştirmiş olmaları.

Yunuslar 'uyanık kalarak
uyumak' için beyinlerinin yarısını kapatırlar, beynin diğer yarısı,
nefes almak gibi hayati işlevlerin denetimini sağlar. Beynin yarısının
uyuduğu sırada metabolizmanın yavaşladığı ve yunusların neredeyse hiç
hareket etmedikleri belirlendi. Bu durumda, yunusların bir yüzgeçlerinin
su yüzünde olması nedeniyle suyu dalgalandırdıkları ve böylece fark
edilebildikleri kaydedildi. Yunusların, beyinlerinin iki kısmını
dönüşümlü olarak harekete geçirdikleri ve her seferinde diğer gözlerini
kapadıkları ifade edildi. Tek taraflı uyumanın laboratuarlardaki
testlerde de kanıtlanabildiği, bilim adamlarının beynin 'uyuyan'
kısmında yavaş beyin dalgaları, 'uyanık' kısımda ise hızlı beyin
dalgaları saptadıkları, 20 dakika sonra da bu tablonun tersine döndüğü
ve yunusların günde 8 saat bu şekilde uyudukları tespit edildi. Uykuda
ölmelerini engelleyen bu yöntem kim bilir hastalıklarda ilham kaynağı
olacaktır.

Yunuslar çok karmaşık
neokortekse (beyinde problem çözme, farkındalık vb. zekâ belirtileri ile
ilgili bir birim) sahipler. Araştırmacılar yunuslarda Von Economo sinir
hücreleri denilen hücreler de buldular. Bu hücreler insan ve maymunlarda
duygular ve sosyal algılamalar ile
bağlantısı olduğu bilinen
hücre gruplarıdır. Yunuslar aynada kendilerini tanıyabiliyorlar. Bu
birçok hayvanın yapamadığı bir özellik. İnsanların sergilediği farklı
mimiksel anlatımları anlayabiliyorlar. Ya da özel su altı klavyesindeki
tuşlara basarak oyuncak istemeyi öğrenebiliyorlar. Öğrenme biçimleri
tıpkı küçük çocuklarda gördüğümüz biçimlere benziyor.
Ve geldik yunusların en
mutluluk verici özelliklerine…
Yunuslarla
yüzmek; mutluluk ve insan beyninde rahatlama, huzur sağlamakta,
bağışıklık sistemini güçlendirmekte, farkındalığı, dikkati ve kendini
kontrolü ilerletmekte ve bireyin sınırlarını ve kendine güvenini
hissettirmekte. Bu özellik daha eski yıllardan beri bilinmekle birlikte
ilk olarak 80’li yıllarda Down sendromlu bir çocukla Dr. Nathonsan’ın
yaptığı bir çalışmada dikkati çekti. Çocuğun davranışlarında
farklılıklar ortaya çıktı ve araştırmalar devam etti.
Yunuslar, insan
vücudundaki bir uyumsuzluk ve farklılığı güçlü sonar sistemleriyle fark
edip değiştirebiliyor.
Yunuslar
beyinlerinde bulunan boş bir odacıkta yüksek titreşimli sesler
üretirler. Bu ses dalgalarını birbirleri ile iletişime geçmek, yönlerini
tayin etmek, balık sürülerini bulmak için etraflarına yayarlar. Duyma
eşiğimizden yüksek olan bu ultrasonik sesleri bizler duyamayız ancak çok
tiz sesler olarak ya da su içerisindeyken ense kökümüzde birtakım
titreşimler olarak algılarız.
Yüksek
titreşimdeki ses dalgalarının maddelerin içinden geçme (ultrason)
özelliği vardır. Yunusların ürettiği ses dalgaları insan vücudunun
içinden geçerler. Bu geçiş sırasında omurga ve beynin rezonans
titreşimine girdiği ve bunun da sinir sisteminde sistemin daha iyi
çalışmasını sağlayan çeşitli biyokimyasal maddelerin üretimini
tetiklediği anlaşılmıştır. Yunuslarla yarım saat yüzmek çocuğun dış
dünyaya farkındalığını ve merakını arttırmaktadır. Yunus terapisinde
çocukların başaramadıkları becerileri birdenbire yapabildikleri
görülür. Gülmek, ilk sözcüklerini söylemek, cümle kurmak, göz teması
kurmak gibi…
8,3
W/cm2 lik yunus yankı sistemi yoğunluğu ve 200.000 Hz e çıkabilen
frekansları ile fiziksel hücre ve dokuların değiştiğini; sinir
hücrelerindeki etkisini yunustan bize ulaşan rezonans (tınlaşım) ile
açıklayabiliriz.
Yunuslarla iletişim
sonrası, sağ ve sol beyin yarı kürelerinde eş güdümlülükte artış
görülmüş, artı olarak Alpha ve Theta spectrumundaki yavaş beyin
dalgalarında yüksek derece tespit edilmiştir. Yunus terapisi öğrenme
işlemini normale göre 10 kat daha artış sağlamakta ve bu gelişim 6 aydan
1 yıla uzayan sürede kesin etki sağlamaktadır.
Yunus terapisi zihinsel, bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları bulunan
hastaların sağlıklarına tekrar kavuşabilmeleri ve ya rehabilite
olabilmeleri için yeni kapılar açmıştır. Beynin
Alpha ve Theta dalga boylarının
tedavisel özellikleri son yıllarda kesin olarak ortaya çıkmıştır.
Üretilen Alpha ve Theta dalga boyu cihazları ile mutluluk ve öğrenme
terapileri yapılmaktadır. Yunusların bu tedaviler için esaret altına
alınıp kullanılması doğabilimin gerekleri düşünüldüğünde, yunuslar
açısından sakıncalı yanlar da taşımaktadır. Bu yüzden onlara zarar
vermemek için dikkatli çalışmalarla onların özelliklerini taklit etmeye
ve onları incitmemeye zorunluyuz.

Bize her
özelliğiyle mutluluk için modeller deşifre eden bu güzel varlıkların
gülümseten enerjisi, önümüzdeki yıllarda kim bilir hangi sırlarını
hediye edecek…
Son
yılların sıkıntılı ve gergin dalga boyundan çıkıp Yunusun gülümsediği
Alpha boyutunda buluşmak dileğiyle… |