|
Yazar:
Mehmet
Turan
|
Mart 2010
Günah
Büyük
günah işledim. Dün validenin ısrarıyla alışveriş merkezine gittim. Ah
salak kafam! Ben neler ettim…

Kaç gündür
diyordu, gitmek gerekiyordu… Adını vermeyeceğim, büyük market. Servis
bekledik kar soğuğunda. Gittik. Oradaydık. Onca zamandır çekmiştim
kendimi. Ne işim vardı böyle gösterişli yerlerde? Bana göre değildi bu
hayat! Daha içine girer girmez ezildim sanki. Garip, farklı insanların
arasındaymışım gibi hissettim. Sanki ecnebi memleketindeydim. Mağazalar
boş. Kriz haliyle etkilemiş… En azından birileri için ekmek kapısı
oluyor.. Aynı mağazalar iki şube açmış. Kapitalist düşüncenin
getirileri. Yazdan kalma takımları 99 liraya veriyor bir firma. Kaliteli
ama ha! Aldık, beş taksitle… Bizimki emekli işi. Ayak yaptım valideye, o
da kırmadı. İşsizliğin belirtisi. Kendi kendine bir şey alamıyorsun.
Girdik markete. Bin çeşit yiyecek çıkmış. Mezesinden, salatasına..
İnsanoğlu’nun yediği önünde, yemediği de önünde.
Bu tür
marketlere ne zaman girsem, yeni icat edilen birkaç şey gözüme çarpıyor.
Her şey hazırcı sistematiğin isteklerine uygun olarak dizayn edilmiş.
Tezgahtarlar malları kakalamak için birbirinden garip hallere bürünüyor,
güya sempatikleşmeye çalışıyor.
Teknoloji
marketleri var her yerde. Hepimiz teknoloji manyağı olduk. Bir şey
demiyorum. Kanser oranlarının artacağını elli defa söyledik. Fakat
herkes kendi bildiğini okuyor, bu alışveriş merkezindeyken, daha önce
girdiklerimle kıyaslama yapma güdüsü de doğdu içimde. Türk milletinde
yeni bir adet oluştu. Alışveriş merkezlerini gezmek. Biz küçükken;
“şuraya gittin mi? burayı gördün mü?” diye sözüm ona yarış yapardık.
Şimdi aynısını ebeveyn zihniyetine sahip olanlarda görüyoruz. Küçük
esnaf iş yapamıyor muhabbetlerini pek takan yok… Bakalım bunlar
çoğaldıkça daha başka neler olacak? Marketten bir temizlik malzemesine
uzandı, alma Filistinlilere karşı kullanılıyor sonra dedim. Kadının biri
araya girdi; “Burası neresinin peki?” Ne diyeyim? Ne deseydim?
Evde kola
almışlar… Sevmediğim meret. Türk malı diye hadi içelim dedik. Aman
batsın yerin dibine… O kadar emperyalizm naralarını attık. Buyursun
herkes. Günah dolu bir gün geçirdim… Allah bir daha gitmeyi nasip
etmesin! Hayır, köyümde yok biliyor musunuz? AVM’lerin dibinde büyüdüm
ben! |