|
Yazar:
Aziza La’Ra Kuğu
|
Mart 2010
Ona Kendisi Olması için Fırsat
Verin
Eğer cesur değilsen samimi olamazsın.
Eğer
cesur değilsen sevemezsin.
Eğer
cesur değilsen güvenemezsin.
Eğer
cesur değilsen, gerçeğin peşine düşemezsin.
O
yüzden önce cesaret gelir.
Ve
diğer her şey onu izler. (Osho)

“Başarmak
istiyorsunuz, nerden başlayacağınızı bilemiyorsunuz belki. Başarının ne
olduğu üzerine düşünüyorsunuz, hayatta başarılı olmak o kadar da önemli
mi? Neden herkes başarılı olmamı istiyor?” Aileniz sizden bir şey
yapmanızı istiyor. Belki tam olarak sizden ne istediklerini
anlayamıyorsunuz.
Osho
mistik düşünüş ve meditasyon yaklaşımıyla modern insanı da etkilemiş bir
düşün adamıdır. Çocukluğunda anneannesi ve dedesi ile Hindistan’da bir
köyde yedi yıl okula gitmeden bir gölün karşısında göle bakıp meditasyon
yaparak geçiriyor. Bir gün dedesi bu durumdan rahatsız oluyor ve artık
bu çocuğa bir şeyler öğretmeliyiz. Dil öğrenmeli, matematik öğrenmeli,
coğrafya öğrenmeli, diye düşünüyor. Anneanne ise bilge bir yanıt
veriyor:”…Onu ancak kendimiz gibi yapabiliriz ve biz hiçbir şeyiz. Ona
kendisi olması için bir fırsat ver.”
“Bir meşe
tohumuna ağaç olmayı öğretemezsin, uygun koşullar verildiğinde meşe
tohumu serpilip ağaç olacaktır. Çocuk da kendi yetenekleri ve
potansiyelleri doğrultusunda kendisi olacaktır” (Karen
Horney).
Çocukların
doğalarındaki potansiyeller, yetenekler 5-6 yaşlarında fark edilir.
Bazısı hoplayıp zıplamayı fazlaca sever, müziğe daha duyarlıdır ya da
resim yapmayı eğlenceli bulur; bazısı arkadaşları ile oyun kurmayı
onları organize etmeyi sever; bazısı teknik şeylere meraklıdır, legolardan
şehirler kurar; bazısı uzaya meraklıdır, yıldızları izler, galaksilere
seyahat eder ya da dinozorlar hakkında sorular sorar, kimisi doğaya
tutkundur, sokakta gördüğü kedileri, köpekleri sever, sizin korktuğunuz
bir canlıyla çok rahat iletişim kurar.
Çocuğun
kendi doğasını yok saymak ebeveynler ya da eğitimciler olarak olmadığı
kişi olmaya zorlamak nasıl ki sizin de istemediğiniz bir şey ise
yaşamınızda onun da direnç gösterdiği bir şey olacaktır. Belki söz
dinleyen, uslu mu uslu bir çocuk olacak, sizin başarı kriterleriniz için
çok başarılı olacaktır; bununla birlikte kendi doğasından uzaklaşacak,
olmadığı bir kişiyi oynamaya başlayacaktır. Çocuk artık oyuncakları ile
değil kendisine verilmiş onun da kabul ettiği onayladığı rolleri
oynamaya başlayacaktır. Bu hep böyle sürecek midir? Ne zamana kadar?
Kendini hatırlayıncaya kadar… Bir gün gelecek fark edecek kişi, içindeki
uykuda bekleyen ejderhayı, cevheri. Kendim olmak istiyorum, artık
olmadığım kişi olmayı bırakıyor ve kendim oluyorum, diyecektir.
Anahtar o
zaman, çocuğun özünü gerçekleştirmesine fırsat vermemiz; ancak o zaman
mutlu, sağlıklı, kendisi için toplum için tüm insanlık için en sağlıklı
bireyin var olmasına katkı sağlamış oluruz. Bunun için başlangıcımız da
aslında yine kendimize dönüp bakmak. O zaman bir çocuğun gözlerindeki
pırıltıyı fark
edebiliriz. |