|
Yazar: Hale Karaarslan
|
Mart
2010
Aşk
Tazelik Kokar
Yaşam yolculuğunda yolun aşkla
kavuştuysa eğer, acılarla olgunlaşıp tatlandıysan, renk renk gül olup
açtıysan, aşkın taze kokusu da yakındadır sana…

Bir erkek ve bir kadının yolu
aşkta birleştiyse, şükredilsin ki gelen tanrısal bir hediyedir. Sevgi,
dostluk, arkadaşlık, özgürlük, saflık, vermek, tazeliktir aşk…
Korkuyorsan eğer aşık değilsin,
tutkudur o! Geçer gider bir süre sonra. Aşkta sevgi ve nefret el eledir
bazen. Öfke ve şefkat… Birisi olmadan diğeri olmaz. Olsa da aşk tam
olmaz, tamam olmaz.
Dikkat edin aşıklar delicesine
severler. Senden nefret ediyorum çığlıkları atarken, yenilenen
aşklarıyla yeniden doğarlar. Aşık olmayan nefretten korkar, aşkını
kaybedeceğini sanır.
Sevgin yeterince güçlü olsa
korkmazsın, fırtınadan sonra yaşanan dingilikteki tazeliği solursun.
Yenilenirsin, taptaze aşk duygularıyla kenetlenmenin eşsizliğini
yaşarsın. Bir uçtan diğerine gidebilirsin, ortada kalma, bir yerde durma
yeter ki. Duruyorsan eğer kokuşur sevgin, ölür. Oysa aşk tazeliktir.
Aşkın kanatlarıyla uçabilmen için
her iki duyguyu yaşamaktan da korkma. Biri varsa, diğerinin olmasından
endişe duyma! İzin ver, her ikisi olan kanatlarınla uçabilirsin ancak…
Eğer aşıksan, senin aşkın,
karşındakinin bütünleşmesine, tamamlanmasına yardım eder. Kısıtlamaz,
engeller, kurallar koymaz. Aşkta tatlı bir uyum, bir salınım vardır.

Beklentisiz, sadece veren ol.
Verirken aşk ol, aşkın kendisi ol. Talep etme, talep ediyorsan o sevgi
değil, sahip olma tutkusudur. Aşıksanız, aşkınızla birbinize aitsiniz.
Aşk sahiplenmeden, özgürce, sana kendin olma hakkını verir.
Sahiplendiğinde, diğerinin ruhunu öldürürsün. Oysa aşk ruhu
zenginleştirir. Diğeri ahlaksızcadır. Hükmetmedir. Hükmetmek
saldırgancadır. Saldırganlık vardır. Ve aşık saldırmaz, aşık anlar. Aşık
özgür bırakır ve aşk koşarak gelir. Tazelenerek gelir. Aşkın özgür
olduğu sürece güzeldir. Tutsak eden bir aşığın güzelliği bir süre sonra
yok olur.
Aşk, erkek ve kadın arasında
yaşanıyorsa, o iki harika varlık arasında yaşanan bir kutsallıktır. İki
ruhun eşsiz buluşması, meditasyonu, ibadeti… Ve hiçbir şeyin bu
güzelliği bozmasına izin verme. Eğer aşık ise, aşıklar şükran
doludurlar. Onlar için ne mesafe, ne zamanın hükmü vardır. Enerjilerini
kilometrelerce öteden bile hissedip, yaşayabilirler. Kokularını
duyabilirler, coşkularını yaşayabilirler. Eski aşkları, aşıkları
hatırlayın, erkek savaşa gider, kadın bekler. Her günü aşk dolu, özlem
dolu bir bekleyişle bekler…
Heyecan kaybolursa, aşk bitiyor
duyguları varsa, o zaten hiçbir zaman aşk olmamıştır. İnsanların 3 yıl
sürer dedikleri aşk ta bu heyecan aşklarıdır. Aşk sonsuzdur. 3 yılda
biten aşklar aslında hiç doğmamıştır. Heyecan aşkı çabuk biter, yaz
aşkları gibi, mevsimsel, dönemsel, bedensel, şekilseldir. Oysa gerçek
aşk öyle mi? O yanıp, yıkılıp, küllerinden yeniden yeniden doğar.
Tazelenir. Çiçeklenir. Her günle birlikte yine bahar gelir.

O aşkla tek başınasındır aslında.
İki tek, birliğin muhteşem kavuşumuyla meyve verir yaşama… Gerçek aşk,
cicim ayları, balayı bittiğinde başlar. Belki bir an bitti mi, hepsi bu
mu dediğin noktadaki yakınlıktan yeniden taptaze bir aşk doğar. Yola
devam et, ileride yakınlık, zarafet, lütuf, incelik var... Tüm
yüzeysellik derinlere gömülecektir artık. Derinlere kök salacaktır aşk.
O zaman eğlence, her an yaşanan şenliğe dönüşecektir. Sevinç eşlik
edecek size. Sen tek başına kökleneceksin, O tek başına… Yenilenip,
öğretmek için döneceksiniz birbirinizin kollarına. Sarmaş dolaşlığınızdan dallanıp, budaklanıp, yapraklanacak, çiçek açacaksınız
aşkınızla. Tek başınalığında, özgürlüğünde sürekli devinim
halindesindir. Yaşıyorsundur, izlediğin geçmiş veya gelecek değil,
içinde olduğun andır. Çaba bitmiştir ve şu anda sadece aşk vardır. Aşk,
simyadır, büyüleyici güzelliktedir.
Şu an tazedir, aşk tazelik
kokar. |