Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

Abonelik

Arşiv

Reklam

Kariyer

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara


Yazar: Berke Yağmur | Mart 2010

Mahya 

Daha yedi yaşında. Elinde bir kutu mendil, eve para götürmeye kalkıyor kışın soğuğunda. Yavaştan yüzüme doğru vuran kuru soğuğu gölgelercesine bir atkı boynumda. Rüzgarla dans eden uzun saçlarımın arasından koyu kahve gözlerim, o küçük çocuğa takılmış.

Nasıl da mahmur mahmur bakıyor önünden geçen arabalara, yorgunluğun üzerinde yarattığı kötü hazla. Bir kaygı bir telaş içerisinde ''Ya bugün de eve ekmek götüremezsem'' düşüncesiyle. Aynı telaş ve kaygıyla ağır adımlarla yanına yöneldim. İsteğim karşılıksız şekilde ona yardım etmekti. Usulca kırık dökük kaldırımın üstüne bağdaş kurarak, ''Adın ne ufaklık'' dedim. Ses tonumda alay etme manasının tersine bir sıcaklık vardı.

 ''Mahya efendim, bir paket mendil ister misiniz?'' dedi. ilk duyduğumda şaşırmıştım. ''Neden olmasın ufaklık'' dedim, ve yavaşça başını okşadım. Adı gerçekten de dikkatimi çekmişti. ‘Mahya’ Ramazan ayında, kandillerde, dinsel bayramlarda ve camilerde iki minare arasında gerilen ipler üzerine yazılan ışıklı yazıydı. Titrek bir ses tonuyla; ''Adımın ne anlama geldiğini sormayacak mısınız efendim, halbuki çoğunlukla bilmezler ne anlama geldiğini garipserler biraz'' dedi. ''Zaten biliyorum ufaklık'' değişim hala dün gibi kulağımda.

Ne acıyan gözlerle bakmıştım ona. Belki milyonlarcası bu haldeydi. O an ki merakımın nerden geldiğini hala anlayamıyorum ama neden sana böyle bir ad koyma gereği duymuşlar diye sorduğumu hatırlıyorum. Aldığım cevap adım gibi kazınmıştı beynime. Şöyle demişti aynen ürkek tavırlarla; ''Ben ramazan ayında doğmuşum. Ailemin dini inancı benim adımla kutsanmış. Ben onlara zor durumlarında bir umut ışığı olmuşum.

O yüzden bana bu isim verilmiş'' Aslına bakarsan acıyarak bakıyordum ona, ne duruma gelmişti hayatın zorlu maratonunda hem de daha yedi yaşında. Evet yaşını başkasından para dilenirken söylemesiyle işitmiştim. Diyordu ağlayan gözlerle; ''Babam kanser, benim kahramanım hasta ayağa kalkacak hali bile yok, lütfen abi, yedi yaşındayım çalışamıyorum yardım et!''

Ne durumda olan insanlar var acıların arasında bir yer ararken kendilerine, yaş, dil, din, ırk hiçbir şey fayda etmiyor hayat girdabına kapılmalarına. O gün ağlayan çocuğun gözlerinde kendi acılarımı yeşerttim. Bir kıyaslamayla otuz yaşına gelen kendimin o yedi yaşındaki çocuğun yaşadığı kadar hiçbir şey yaşamadığını gördüm. Meğer hayat zamana bağlı değil, görüp geçirdiklerine bağlıymış.

 

 

©

Kopyalama Hakkı: İNDİGO DERGİSİ, her türlü yazı, görsel ve içeriğinin kopyalanmasına, yalnızca web adresinin http://www.indigodergisi.com şeklinde kaynak gösterilmesi suretiyle izin vermektedir. 2005-2010 © İndigo Dergisi | Telif ve Kopyalama Kuralları

| Başka  Paylaş



YAZAR HAKKINDA

Berke Yağmur: Marmaris, ne diyebilirim ki 1994 yılında dünyaya geldim. İç çekerek bahsettiğim tek yerdir Marmaris. İzmir’de doğmuş olsam da formalite işte, çok önemli bir ayrıntı değil... Biyografi


E-posta: Berke.16@windowslive.com


  Yazara Ait Son Yazılar

 

Mahya

Bütünün Parçaları

Aşkın Betimlendiği Duygular

Kimsesiz

Tanrı ve Sevgi

Sen ve Senin Kokun



 


 


Subscribe  Abone Olun

 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye  ▪  Dünya  ▪  Bilim  ▪  Sağlık    Kültür Sanat    Çevre    Eğitim  ▪  Çocuk    Röportaj    Yaşam  ▪  Astroloji  ▪  Foto  ▪  Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı  ▪  Bağlantılar

Reklam  ▪  Abonelik  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005-2011 © İndigo Dergisi