|
Yazar: Gülden Kaplan
|
Şubat
2010
Ruhsal Coğrafyanıza Yolculuk:
Sabır’a Sabır Elde Var Mutluluk

Varlığımızın bilincini keşif için
çıktığımız bu yolculuk, bütün yolculuklar gibi; kimi zaman keyifli, kimi
zaman ilginç kimi zaman da zorlu geçecek. Kısaca olması gerektiği gibi…
Yeni yerler görmenin büyüsü, farklı deneyimler yaşamanın heyecanı ve
kendinizi bu ödüllendirmeyle şımartmanızdan duyduğunuz mutluluk… Zaten
tüm bunlar seyahatlerin çıkılma amacı ve kaçınılmaz sonu değil midir?
Kabul edin; yaptığınız hiçbir yolculuğun dönüşünde yine aynı kişi olarak
kalmazsınız.
İnsan neden var olduğunu, nasıl
var olduğundan daha fazla sorgular. Oysaki “nasıl kısmı” , insana yaşamı
boyunca kılavuzluk eder. Varlık mahiyetini kavramak istedikçe, öğrenip
geliştirdikçe ancak o zaman “neden kısmı”na verecek oldukça fazla cevap
bulabilir. Aslında tam da bu nokta için tüm
çabamız: İnsanlığa bu bilinci kazandırabilmek… Böylelikle hayat,
insanların kendi içlerinde ve dışlarında daha yaşanır hale gelecek.
Bu yazımda da sizin
bilinmeyenlerinizi ya da bildiğiniz halde gündelik yaşam karmaşalarının
arasında dikkatinizden kaçan bilgileri hayatınıza aktarmaya devam
edeceğim.
Etrafınızı saran enerji
kıyafetimizden geçen yazımda bahsetmiştim. Peki, bu kozmik giysimizin
düğmelerini merek ediyor musunuz? Vücudumuzda 7 önemli şakra bulunur.
Her bedende titreşim frekansları farklılık gösterir. Erkekte sağa doğru
olan enerji merkezinin dönüşü, kadında sol tarafa doğrudur. Bu merkezler
tıpkı birer anten gibi davranarak bizim çevremizle, doğayla ve evrenle
bağlantımızı sağlar.
“Yaratılmış en ayrıcalıklı canlı
insandır. Çünkü içinde muazzam şifreler
barındırır.”
1. Şakra (Kök Enerji Merkezi)
Yeri:
Makat ile cinsel organlar arasında bulunur.
Rengi:
Parlak kırmızı tonlarıdır.
Taşı:
Kırmızı lal ya da mercan.
Etki
Alanı: Koku alma duyusu, omurga yapımız,
prostat, diş tırnak gibi sert dokularımız ve kan yapımız.
Görevi: Vücudun ısı potansiyelini düzenler.
Yaşam gücü ve bağlılık dengelerini kurmaya yardımcı olur.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlıklar:
Kısırlık, şişmanlık, kabızlık, mutsuz ve umutsuz bir manevi hayat.
Ayrıca halsizlik ve yorgunluk görülür.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Güneşin batışını ya da
doğuşunu seyredin. Giysi, takı ve aksesuarlarınızda kırmızı tonlara daha
çok yer verin.
Kokusu: Karanfil ya da sedir.
2. Şakra (Hara Enerji Merkezi)
Yeri:
Kuyruk sokumu ve göbeğin altındaki bölgede bulunur.
Rengi:
Turuncu tonlarıdır.
Taşı:
Akik ve aytaşı.
Etki
Alanı: Tat alma duyusu, anne sütü, böbrek
üstü bezleri, adet akıntısı ve organik sıvılar.
Görevi: Kadın ve erkeğin üreme merkezleri bu
bölgededir. İletişim kurma, tatmin genel ifade ile fiziksel, ruhsal,
zihinsel olarak haz alıp vermeyi sağlar.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlıklar:
Böbrek ve mesane yolu rahatsızlıkları, psikolojik ve bedensel
tatminsizlik bunun yanı sıra bağışıklık sisteminde zayıflık görülür.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Turuncu lamba ışığında
her gün 10 dakika dinlenin, dolunayı izleyin, su kenarlarında yürüyüşler
yapın, turuncu renkte sebze ve meyve tüketin.
Kokusu: Sandal ağacı veya ylang ylang.
3. Şakra (Karın Enerji Merkezi)
Yeri:
Göbeğin yaklaşık iki parmak altında bulunur.
Rengi:
Sarı tonlarıdır.
Taşı:
Topaz ve amper.
Etki
Alanı: Görme duyusu, sindirim sistemi ve
sinir sistemini kapsar.
Görevi: Yağ, protein, karbonhidrat
sindiriminde yardımcı olur, vücuttaki şeker ve insülin dengesini ayarlar
ayrıca insanlarla olan ilişkilerin kontrolünü sağlar, heyecan,
kızgınlık, korku, sevgi gibi titreşimleri düzenler.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlıklar:
Stres ve beraberinde duygusal problemler yaşanmasına sebep olur. Azim,
hırs, özgürlük, ego gibi manevi unsurlarda denge sorunları görülür.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Güneş ışığını
seyredin. Altın, çinko gibi metalleri üzerinizde bulundurun.
Kıyafetlerinizde sarı renge ağırlık verin. Sarı renk çiçekler yetiştirip
belirli sürelerde seyredin. Sarı renk besinleri özellikle tüketin.
Kokusu: Biberiye ya da lavanta.
4. Şakra (Kalp Enerji Merkezi)
Yeri:
Göğüs boşluğunda, kalbin tam hizasında bulunur.
Rengi:
Yeşil tonlarıdır.
Taşı:
Kuvars, yeşil akik veya zümrüt.
Etki
Alanı: Dokunma duyusu, kalp, solunum ve
dolaşım sistemleri ile mide sinirlerini kapsar.
Görevi: Bağışıklık hücrelerinin üretildiği
timüs bezi bu bölgede olduğundan dolayı, vücudun kan ve lenf sistemini
içine alarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Fiziki enerjileri ruhsal
enerjilere dönüştürür. Hayata bağlılık enerjisini arttırır. Bu bölgedeki
enerji saflığı, kişinin hem kendisine hem de çevresine şifa verebilme
yeteneğini geliştirebilir.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlıklar:
Deri ve dokunma duyusu ile bağlantılı olduğundan dolayı cilt
hastalıklarına yol açabilir. Buradaki herhangi bir enerji dengesizliği
genel beden sağlığı için olumsuz etki eder.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Kaldığınız ortamda
yeşil bitki bulundurun. Yeşil renkle aydınlatılmış alanda 5–10 dakika
boyunca dinlenin. Kır gezintilerine çıkın. Yeşil renk ile meditasyon
yapın.
Kokusu: Gül yağı.
5. Şakra (Boğaz Enerji Merkezi)
Yeri:
Boyunla boğaz arasındaki çukurda, boyun omurunun hizasındadır.
Rengi:
Mavi tonlarıdır.
Taşı:
Akuamarin ve turkuaz.
Etki
Alanı: İşitme duyusu, boğaz, boyun, sesler,
broşlar, troit ve paratroit bezleri, yemek ve soluk boruları ile ayrıca
kollarımızı kapsar.
Görevi: Hücrelerin kalsiyum dengelerini
ayarlar. Kişisel ihtiyaçlar ile ilgili sorumluluk alabilmeyi sağlar.
Ruhi ve genetik dengemizi kurar.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlıklar:
Konuşma yeteneğimizin merkezi konumunda olduğu için kulak, ağız ve
seslerdeki herhangi bir sorun iletişim eksikliğine neden olur. Duygu ve
düşünceler topluluk içerisinde rahat ifade edilemez. Konuşurken
kekelemekte yine bu merkezdeki bir problemden kaynaklanır.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Gündüz gökyüzünü
seyredin. Mavi renk giysiler giyin. Mavi taşlardan takı ya da
aksesuarlar kullanın. Mavi ışık ile aydınlatılmış ortamda 10 dakika
dinlenin.
Kokusu: Ada çayı ya da okaliptüs.
6.
Şakra (Üçüncü Göz Enerji Merkezi)
Yeri:
Alnın ortasında, burun köprüsü üzerindedir.
Rengi:
Lacivert tonlarıdır.
Taşı:
Mavi safir ya da sodalit.
Etki
Alanı: Algılama duyusu başta olmak üzere,
sinüsler, beyin, beyincik ve sinir merkezini kapsar.
Görevi:
Hipofiz bezinin etkisi ile diğer organlarla bağlantıyı sağlayan sistemi
düzenler. Hafızayı güçlendirir, yaratıcı fikirlerin oluşmasında
etkilidir. Sezgi gücünü arttırır. Anlama yeteneğine derin boyutlar
kazandırır.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlıklar:
Başta depresyon gibi ruhsal hastalıklara neden olur. Zihin
fonksiyonlarının düzensiz çalışmasından dolayı unutkanlık artabilir.
Stres, bıkkınlık, gerçeği idrak etme zorlukları yaşanabilir. Bu şakranın
tıkanması ya da ters yönde dönmeye başlaması, bireyin olumsuz fikirler
üretmesine neden olur.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Gece gökyüzünü
seyredin. Bulunduğunuz ortamda özellikle iş yerinizde lacivert
tonlarında objeler bulundurun. Yine bu renkte giysi giyin veya giyim
aksesuarlarınızda kullanın.
Kokusu:
Nane ya da yasemin.
7. Şakra (Taç Enerji Merkezi)
Yeri:
Başın tam tepesinde yer alır.
Rengi:
Beyaz ve ya mor tonlarıdır.
Taşı:
Ametist ve kaya kristali.
Etki
Alanı: Özellikle epifiz bezi yardımı ile
başta tüm zihin faaliyetleri ile fizik ve duygu bütünlüğünü kapsar.
Henüz daha nelere etki ettiği tam olarak bilinmemektedir. Titreşimi en
yüksek şakradır.
Görevi: Evrensel alandan gelen kozmik
enerjiyi çekip diğer enerji merkezlerinden geçerek, kök enerji merkezine
ulaşır ve bedendeki tüm olumsuzlukları ortadan kaldırabilir. Bu merkez
sayesinde kozmik çevre ile iletişim kurarız. Manevi hislerimizi
geliştirip, varlığımıza bir mana yükleyebiliriz.
Düzensiz Çalışması Durumundaki Rahatsızlar:
Bu merkez sağlıksız ise, tüm şakralar düzensiz çalışır. Kişi duygusuz,
amaçsız hissiyatlar besler. Çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Hatta
insan kendi varlığını sonlandıracak olumsuz duygu ve davranışlara
sürüklenebilir.
Koruma
ve Faydalanma Yolları: Yaşam alanlarınızda
beyaz renge daha çok yer açın. Sessizliği dinleyin. Beyaz çiçekler
yetiştirin. Takı ve kıyafetlerinizde beyaz rengi bolca kullanın. Ayrıca
mor renkli gıdalar tüketin ve mor ışıkta dinlenin. Tabiatı seyretmekte
bu enerji merkezini güçlendirmek için oldukça faydalıdır.
Kokusu: Lotus ya da reyhan.
Şakraları
Teşhis Metotları:
Enerji merkezlerimizdeki tıkanıklıkları gidermek ya
da ters işleyişleri ortadan kaldırıp, enerjiyi düzenli ve verimli
kullanabilmek aslında oldukça kolaydır. Bedendeki enerji
dağılımı ve bunların evrenle alışverişini dengeleyecek kişi yine
sizsiniz. Hiçbir yan etkisi bulunmamakla birlikten güzel yanı ise
buna inansanız da inanmasanız da öneri ve metotları uyguladıkça fayda
görüp, içinizde ve dışınızda bir şeylerin eskisinden farklı olduğunu
hissedeceksiniz.

Her gün sayısız iş ve işlem yapan elleriniz
mucizevi bir dedektördür, desem şaşırır mıydınız? Avuç içlerinizi enerji
merkezlerinizin üzerine tuttuğunuzda hem elinizin iç kısmında hem de
tutulan şakranın etrafında yayılan titreşimleri hissedeceksiniz. Nasıl
mı? Elinizi 15cm. civarı bedeninize yakın tutarak ve çalışacağınız şakra
üzerine geldiğinizde onu temsil eden rengi düşünüp, halkalar oluşturarak
döndüğünü imgeleyerek… Enerji merkezlerinizin faaliyet raporunu
düzenli olarak isteyin ki, yaşamdan daha fazla verim alın.
Olumsuz enerjilerden korunma metodu olarak ta
ellerinizi kenetleyebilirsiniz. Böylece enerji akışını kesip bloke eder
ve bundan etkilenmemiş olursunuz.
Bir diğer metot da sarkaçlı saat kullanılarak
uygulanan metottur. Beyaz kuvars kristalinden yapılmış sarkaç,
elektromanyetik alanlara karşı daha hassas olduğundan özellikle yeni
başlayanlar için faydalı bir tekniktir. Sarkacı, öndeki ya da sırttaki
enerji merkezlerinin yaklaşık 15cm. kadar üzerinde sabit tutun ve
zihninizi tamamen boşaltın. Odaklanın, enerjiniz bırakın sarkaca doğru
aksın. Buna inanarak ve isteyerek yapmayı en azından deneyin. Bir süre
sonra sarkaç sallanmaya başlayacaktır. Dönüş yönüne göre de merkezin
açık ya da kapalı olduğunu öğreneceksiniz.
Kristaller
konusuna gelince… Asıl maddesi toprak olan cam kristallerle, tıpkı
sarkaçlarda kullanılan teknik kullanılarak enerji merkezleri
uyarılabilir. Özellikle sivri uçlarından yayılan enerji, kapalı olan
merkezleri açmakta en güvenilir metottur. Bu konuya ilerleyen zamanlarda
daha kapsamlı olarak yer vereceğim şimdilik bu kadar değinmemiz yeterli.
Görüldüğü gibi sadece deriyle ambalajlanmış bir
bedenden ibaret değiliz. O ışıl ışıl bakan gözleriniz, aşık olduğunda
bir şelale gibi coşup kabaran yüreğiniz, bir yerden bir yere her
defasında anlamsız bir telaşla sürüklediğiniz ayaklarınız, ısrarla
kendinizin ve çevrenizin sesini duymamak için tıkadığınız kulaklarınız
yalnızca olması gerektiği için mi var? Peki, ne için var? Nelere cevap
için, neyi sorgulamak için, ne kadar anlamak için var?

Her sabah
uyandığınızda “Kahretsin, yine her şey aynı…” diyerek değil, hala sahip
olduklarınıza ve olmadıklarınıza ulaşabilmek için de gereken ruh, zihin
ve beden bütünlüğünüzün tümünün yerinde olduğuna şükran duyarak güne
başlayın.
Korkmayın
bu polyannacılık değil. Bildiğim kadarıyla ben de bir sevgi kelebeği
değilim. Ancak hep gerçekçi düşünerek bir süre sonra mantığın hep hayal
gücünü daralttığını ve bir yerden sonra zihnimi sınırladığını gördüm.
İşte bu yüzden diyorum ki; sahip olamadığınız şeyleri elde etmek için
daha önce yapmadığınız şeyleri deneyimleyin.
Nasıl ki Evren, görünenin ötesinde yüzyıllardır bir
gizemse hala, bizler de O’nun bir parçasıysak eğer, formülümüz bu kadar
kolay, anlaşılır ve tanımlanmış olmamalı. Çevrenizden değil, kendinizden
başlayın denklem oluşturmaya… Denklemlerinizi çözümledikçe, her biri
mucizevi yöntemleriniz olacak her tıkanmışlığınızda… Ancak adım adım,
derin nefesler alarak, her “acaba”nızda durup dinlenerek ve her
keşfettiğinizin heyecanını özümseyerek ilerleyin.
Gerçekçi olmak gerekirse aslında sabırsız
varlıklarız. Çoğu kez “şimdi değilse ne zaman?” diye direttiğimiz olur.
Bu hoşnutsuzluk enerjisinden tamamen sıyrılmamız oldukça güç. Ancak en
aza indirgeyebiliriz. Evren maddi ve manevi hazineleri bize
sunmak için hep doğru zamanı bekler. Kendi iç disiplinini
oluşturamamış bir insanın her istediğini gözü kapalı elde ettiğini bir
düşünsenize… Bu hem birey için sağlıksız hem de toplum için büyük bir
adaletsizlik olurdu. İşte bu yüzden biraz daha denge, biraz daha düzen
ve sabır diyoruz. Beyin hazır değilse gözler görmez, ruh
hissetmez. Varlık bilincinizin oluşumu zamanla boyut kazanır. Bu
oluşuma da sabır ekleyerek destek vermelisiniz.
Fiziksel ve ruhsal bütünlüğünüzü bir sonraki
yolculukta da aramızda görmek, beni ve Evren’i inanın mutlu edecektir.
Kaynaklar:
*Prof. Dr.
Ahmet Maranki-Elmas Maranki (2008) Kozmik Bilim ve Bilinçle: Yaşam
Enerjisi, Mozaik Yayınları, 78.Basım, İstanbul
*Aykut Oğut
(2009) Evrenden Torpilim Var, Dharma Yayınları, İstanbul
*Sanaya
Roman (1995) Ruhsal Büyüme, Akaşa Yayınları (Çevirmen: Jale Gizer Gürsoy)
AYIN
İNCİSİ:
“Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Önemli
olan dünkü halimizden üstün olmamızdır.” (Hint Atasözü) |