|
Yazar:
Nesrin Dabağlar |
Araştırma | Ekim 2009 |
Sonraki
Sayfa 1/10
Kader
DNA'nın
Neresinde?
DNA ve Genler
Çözüldükçe sırrı artan çok bilinmeyenli bir
bulmaca gibi DNA’larımız…
Hücrelerimizde çok sayıda DNA taşırız. Genetik bilgi bir dil
gibidir. Alfabemizdeki harfleri bir araya getirerek kelimeleri,
sonra da kelimeleri birleştirerek cümleleri, sonra paragrafları
ve kitapları yazarız. DNA’da:
•
Alfabe sadece 4 harften ibarettir
•
Her harf baz veya nükleotid denilen kimyasal bir molekülü temsil
eder
•
Kodon adı verilen genetik kelimeler bu harflerden oluşmuştur
• Genetik
dilde bütün kelimeler (kodonlar) sadece 3 harften oluşmuştur
•
Bu kelimeler bir araya gelerek genler adını verdiğimiz cümleleri
oluştururlar
•
Bütün cümleler bir araya gelerek genetik bilginin tamamını
içeren bir kitabı yani genomu meydana getirirler.
(DNA (Deoksiribonükleik asit); karbon, hidrojen, oksijen, azot,
fosfat atomlarından oluşan ve hücrenin bütün hayati
fonksiyonlarında rol alan dev bir moleküldür. DNA’yı oluşturan
nükleotidler üç bölümden meydana gelmişlerdir. İnsan
hücrelerinde bulunan DNA yaklaşık 3 milyar baz çiftinden
oluşmuştur ve yaklaşık 1 metre uzunluğundadır.)
Hurda
DNA Nedir?
Genler; “İnsanın tüm özelliklerini belirleyen bilgileri kodlayan
zincirler” olarak tanımlanırlar. Genlerimiz DNA’nın %10 luk bir
kısmını oluşturur ve proteinleri kodlayarak fiziksel ve
fonksiyonel özelliklerimizi belirler. Geriye kalan %90 lık DNA
kısmına ise “kodlamayan DNA” denir. Kodlamayan DNA kendi içinde
üç gruba ayrılmıştır.
1. Genler arasında
sıkışmış durumda bulunan intronlar,
2. Aynı
nükleotid dizisinin art arda sıralanmasıyla oluşmuş daha uzun
zincirler meydana getiren tekrarlı (repetitive) DNA’lar,
3. Genlerdeki
kompleks dizilimi andıracak şekilde sıralanmış sahte genler(pseudogene).
2000 yılı başlarına kadar %90'lık bu DNA
grubuna; Junk DNA yani (çerçöp – hiçbir işe yaramayan anlamında)
hurda DNA denmiştir. Evrimcilerin tanımlamalarına göre evrimsel
süreçten arta kalan gereksiz yığınlar olduğu iddia edilmiştir.
2001 yılından itibaren DNA’nın hurda denilen kısmına ait yapılan
ilginç çalışmalar, “var olan hiçbir şeyin anlamsız olmayacağı”
gerçeğini bir kez daha hatırlatmıştır insanoğluna. Tıpkı bir
zamanlar bademcik ve apandist için işe yaramayan vücut parçaları
denmesini hatırlayıp insan doğasında bulunan hiçbir şeyin çöplük
olmayacağı aslında hiç tartışılmamalıdır. İhtiyatlı davranıp
“şimdilik neye yaradığını çözemedik” demek daha akıllıca ve
bilimseldir. Son on yıllık süreçte epigenetik çalışmalar ile
kodlamayan ve fiziksel bir fonksiyonu yok diye kenara atılan
hurda DNA’ların doğrudan protein kodlamasalar da bizim şimdiye
kadar bilmediğimiz farklı komutlar ve kodlar taşıdığı ortaya
çıktı.
Hurda DNA’lar Asıl Genlerin Kodlayıcıları Mı?
İşe
yaramaz dediğimiz çöp DNA’lar, kodlayan DNA’ları (yani
genleri)kodluyormuş meğer! Yani hiyerarşik bir yönetim kadrosu
gibi kademeli ve gizli bir komut sistemi var imiş DNA’larımızda…
•
Hangi proteinin nerede, nasıl ve ne kadar, ne zaman
kodlanacağını; ne zaman durdurulup ne zaman başlatılacağını;
•
Hangi genin hangi genle ya da hangi proteinin hangi proteinle
birleştirileceğini; nereden nereye götürüleceğini;
•
Hangi hücre ve dokunun hangi organda ne kadar ve ne zaman
yapılacağını;
•
Büyüme ve gelişmenin nerede nasıl düzenleneceğini;
•
Kök hücrelerin nerede hangi hücre, doku
ve organlara dönüşeceğini;
•
Hangi genin hangi koşullarda susturulup çalıştırılmayacağını ya
da daha önce sessiz kalıp fonksiyon göstermeyen hangi genin
hangi koşullarda yeniden çalışmaya başlatılacağını;
•
Bir gen okunurken hangi bölümün okunup hangi bölümün
okunmayacağını, ne zaman, nereden nereye atlanacağını;
•
Hücrelerin hangi koşullarda çoğaltılacağını ya da
öldürüleceğini;
•
Ne zaman kanser geliştirileceğini, hücre çoğalma ve bölünmesini,
kromozomların yapısını, belirleyen bir nevi şalter konumunda
bekliyor hurda DNA’lar… O şalterleri neyin komutladığı ise bir
üst programda yazılı ve şimdi artık sıra bunun gizemini
araştırmakta!
|