|
Yazar:
Burçin İvren |
Ekim 2009
Pazarlanan “Farkındalık”

Büyüyorum çünkü artık içinde bulunduğum sistemin yanlışlarını
görmekteyim.
Evet, bende medyum aracılığı ile yazılmış kitaplar okudum. Ben
de onlara inandım.
Ben de konferanslara seminerlere gidip, ışık işçileri olan
benzerlerim ile tanışmak istedim.
Ben de gece bir vakit odamda, ruhsal rehberlerim ile iletişime
geçmek istedim.
Ben de bir kitapçıya gidip tüm o parapsikoloji serilerinden
medet umdum.
Bende zihnimde görüntü yaratmayı dua etmeye yeğledim.
Ben de benim düşündüklerimi düşünen insanlarla karşılaştıkça “aa
yalnız değilmişim” duygusu ile sevindim.
Ben de güya evrenle bir olmayı öğrenirken tüm bunlara uzak olan
insanlarla kendimi ayrı safta tuttum.
Ben de enerjisel eğitimlere para biriktirerek katıldım.
Ben de raflarımı “NLP, düşünce gücü” kitapları ile doldurdum.
Hepsi farkındalık satıyordu oysaki…
***
Bir kitap ne kadardı yayın evine giren?
Kaç kitap getirilip basılmıştı Türkiye’de? Reklamı iyi yapılmış
mıydı?
Hangi sırlı kitapla kişi zengin oluverirdi?
Kolay mıydı “kopyala yapıştır” ı yazarın?
Bir seminerin ücreti neydi eğitmenin cebini giren?
Bir kişi kaç dolarla ve kaç günde eğitmen olur kendine bir
etiket satın alırdı?
Bir beyin nasıl doldurulur ve gizlice yönetilirdi?
Bir din nasıl değişime uğratılır yerine ne getirilirdi? Yoksa
“yeniçağ” son dini kabul etmez miydi?
Neden yazılanlar Yahudi gizemciliğine ait “Kabala”dan
destekliydi?
“Sağlıklı yaşam, farkındalık, pozitif enerji” görünmeyenleri
iyi gizler miydi?
Mantralara yüklenen anlamlar nelerdi? Kişinin beyni bu şekilde
nelere açık hale gelmekteydi?
Meditasyonlarda kimin resmine konsantre olmak iyi gelirdi?
Ve tüm bunların ötesinde bunların arkasında ne vardı?
Daha büyük bir sistem adına tüm bunlar gelecek için neyin yatırı
mıydı?
*****
Evet tüm sorularım bunlar.
Sizin ve benim cevaplamamız gereken...
Düşünmek zorunda olduğumuz… Silkinmemiz gereken… |