Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

Abonelik

Arşiv

Reklam

Kariyer

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara


Yazar: Mehmet Karaarslan

Bilim | 26 Ağustos 2009 TSİ 06:47

Galileo’nun Teleskopu 400 Yaşında 

1608 yılında Hollandalı bir gözlük üreticisi olan Hans Lippershey tarafından icat edilen ve 1609 yılında Galileo Galilei tarafından ilk defa, gökyüzü gözlemleri yapmak amacıyla kullanılan teleskop, bugünün teknolojisiyle, milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksileri görüntülemekte kullanılıyor. 

Uzaydaki cisimlerden yansıyarak veya doğrudan doğruya gelen, gözle görülen ışıklar, ultraviyole, kızılötesi ışınları ve hatta radyo dalgaları gibi her türlü elektromanyetik yayın, evren hakkında geniş bilgi toplamak için en önemli kanıtlar içermektedir. Tüm bu kanitlar ise optik teleskoplarla veya çok daha modern radyo teleskoplarıyla inceleniyor. 

Teleskop yapı olarak objektif, oküler ve bu mercekleri muhafaza eden bir tüpten meydana geliyor. Objektif cinsine göre iki tür teleskop bulunuyor. Uzaydan gelen ışıklar teleskop içinde bir aynaya çarpıp, prizmadan geçtikten sonra göze geliyorsa bu türe yansımalı teleskop deniyor. Uzaydan gelen ışıklar merceklerden doğrudan geçip göze geliyorsa bu türe de kırılmalı teleskop deniyor. 

Teleskopun gücü, topladığı ışık miktarıyla orantılıdır. Teleskopun objektif çapı büyüdükçe ışık toplama kabiliyeti artıyor. Örneğin, 50 mm çaplı bir teleskop 5 mm çaplı gözbebeğine oranla (50/5)² veya 100 kat daha çok ışık toplayabiliyor. Teleskoplarda yansıma kayıpları olabileceği için bu miktar yüzde on kadar azalıyor. 

Astronomlar parlaklık farklarını logaritmik artan değerler şeklinde tarif etmişlerdir. Parlaklıktaki 100 kat fark, teleskop skalasında 5 değeriyle görülür. Karanlık gecede insan gözü ışık şiddeti 5 değerli yıldızı görebilir. Kaliforniya'daki Palomar Dağında bulunan Hale Teleskopu objektif çapı 5 metredir. Bu teleskop göze nazaran bir milyon kat ışık toplayabiliyor. 

Teleskopta teşekkül eden görüntünün netliği, atmosferin menfi yönde etkisine bağlı olarak değişir. Teleskoptaki kararlılık 2 yay saniyesi için geçerlidir. Atmosfer şartları, bazen bu açıyı 0,25 yay saniyeye kadar düşürür. Bu durumda inceleme yapılan yıldız değil de yakınındaki yıldıza ait görüntüler kaydedilebilir. 

Galileo Galilei (1564-1642)

Bir İtalyan fizikçi, matematikçi, gökbilimci ve filozofu olup, bilimsel devrimde büyük bir rol oynamıştır. Galileo, modern gözlemsel astronominin babası olarak adlandırılmaktadır. 

Galileo, 1564'te İtalya'nın Pisa şehrinde doğdu. Döneminin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galilei'nin oğlu olan Galileo, ilk tahsilini Floransa'da yaptı. 1581'de Pisa Üniversitesi'nde tıp tahsiline başladı. Ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583'ten itibaren matematiğe ilgi duyan Galileo, bu konudaki çalışmaları sayesinde, 1589'da Pisa'da profesörlük elde etti. 

Sarkacın, yüzen cisimlerin ve hareketin Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo, Pisa Kulesi'nden ağırlık düşürerek Aristo'nun yanlışlığını açıkça gösterdi. Yani bütün şartlar eşit olduğu takdirde, bir cismin düşüş hızı, ağırlığından bağımsızdır. Bu davranışı yaşlı profesörlerle anlaşmazlığa düşmesine sebep oldu. 1592'de Pisa'yı terk ederek, Padova Üniversitesi’nde bir bölüm olan matematik kürsüsüne geldi. 

1597'de pratikte çok faydası olan pusulayı ticari olarak piyasaya arz etti. 1600’den hemen sonra ilkel bir termometre, insan kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç ve 1604'te serbest düşüşün matematik kanunlarını keşfetti. Ancak düzgün ivmeli hareket kavramı hatalıydı. 

1609'da Hollanda'da teleskopun bulunduğunu işitti. Ve kendisi daha ileri bir alet yaparak bunu astronomi gözlemlerinde kullandı. 1610'da Aydaki dağlar, yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine ilk tespitlerini yayınladı. Bu arada Jüpiter'in dört uydusunun varlığını bildirdi. Bu kitabı çok ilgi uyandırdı ve Floransa'da saray matematikçisi olmasını sağladı. 

1611'de Roma'ya gitti ve oradaki Bilim Akademisi'ne üye seçildi. Floransa'ya dönüşünde hidrostatik üzerine pek çok profesörün itirazına sebep olan kitabı ile 1613'te güneş lekeleri üzerine yazdığı eserini yayınladı. Bu eserinde Kopernik sistemini açık bir şekilde müdafaa etti. Bundan dolayı papazların ağır hücumuna uğradı. 

1615'te bizzat Roma'ya giderek iddiasını müdafaa etti. Ancak 1616'da Papa Beşinci Paul tarafından kitaplarını tetkik için bir komisyon kuruldu. Bu komisyon Galileo'nun kitaplarını yasaklamadı. Sadece Dünya'nın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi. 

Galileo, bir müddet bilimin pratik yönüne döndü, mikroskobu geliştirdi. Ancak 1618'de üç kuyruklu yıldızın görülmesiyle kiliseyle münakaşaya girdi. Arkadaşının Sekizinci Urban olarak Papa seçilmesinden cesaret alarak yazdığı "İki Kâinat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eserini 1632'de yayınladı. Ancak kitabı daha önce yapılan uyarılarla çeliştiği söylentilerine rağmen Roma’da mahkemeye çağrıldı. 1633'te bu kitap yasaklandı ve Kutsal Engizisyon'ca müebbet hapse mahkûm edildi. Cezası kendi evinde göz hapsine çevrildi. Yetmiş yaşında hapsedilen Galileo kör oldu ve 1642 yılında hayatını kaybetti. 

Teleskopa geri dönecek olursak, 1983 yılı, astronomi alanında önemli bir milat olarak kabul edilmektedir, çünkü o tarihte uzun mesafeleri daha hassas görebilmek amacıyla çok maksatlı uzay teleskopu dünya etrafındaki yörüngesine oturtuldu. 

Uzay teleskopu, ışığı toparlayan 2,4 metre boyunda Cassegrain reflektörü yardımıyla ultraviole astronomisinde çığır açmıştır. Bu proje NASA (National Aeronautics and Space Agency) ile ESA (European Space Agency)'nın ortak yapımıdır.

Uzay teleskopunun faaliyete geçmesiyle:

Gözlemler yer yüzeyinden 500 km yükseklikten gece-gündüz devam eder.

Atmosferin yuttuğu bazı elektromanyetik radyasyonlarla ultraviole ve infraruj ışınların bir kısmı tespit edilir. Yeryüzünden en yüksek dağ tepesinden dahi bu radyasyonlar kaydedilmemektedir.

Atmosferin özelliği dolayısıyla cisimlere ait görüntülerin birbirine etkisi ortadan kalkabilir. Böylece küçük bir cisimden gelen ışığın teferruatlı incelenmesi mümkün olur.

Uzay teleskopu dört ana sistemden meydana gelir:

Teleskop, ışığı toplayıp cihazlar bölümüne gönderir.

Cihazlar bölümü, teleskoptan gelen ışığı analiz eder.

Jeneratör, güneş enerjisini elektrik enerjisine çevirerek teleskop ve cihazları besler.

Kontrol sistemleri, ısı ve elektrik kontrolünü yapar, dünya ile irtibat sağlar.

Uzay mekiği aracılığıyla yörüngeye yerleştirilen uzay teleskopunun çalışma süresi 15 senedir. Her 2,5 senede bir astronomlar tarafından ara bakımlarının yapılması gerekmektedir. Büyük onarımlar için uzay mekiği aracılığıyla dünyaya geri getirmek de mümkündür.


kaynak: viki


  2005-2009 © http://indigodergisi.com


  Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.

 Bookmark and Share    Paylaş


YAZAR HAKKINDA

Mehmet Karaarslan, 1983 Marmaris doğumlu. İstanbul Bilgi Üniversitesi, TV Gazeteciliği  mezunu. TAMUCC’de İletişim yüksek lisanna devam ediyor. Kurucusu olduğu İndigo Dergisi'nin yayıncılığını ve genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 

Detaylı Bilgi



  Yazara Ait Son Yazılar

 

Parapsikoloji ve Sözdebilim

Dünyanın En Büyük Güneş Enerjisi Projesi

Sesimi Duyan Var mı?

Manyetizma Kaşifi: Hans Christian Ørsted

Adalar Müzesi’ne Doğru

İnsanın 10 Gizemi

Galaksi Gözü

Eskimoların Hayatı Değişiyor

Türk Basın Bayramı

HIV'li Erkeğin Sünneti Eşini Korumuyor

Pamukkale Travertenleri Bing’de

Güney Kore Eğitimi ve Öğretmenleri Çok Önemsiyor

Yaşayan Efsane Michael Jackson

Dünyanın En Küçük Ülkesi: Sealand

İran'da İnternetteki Yasaklar Nasıl Aşılıyor?

NASA Marduk Sorularını Cevapladı

İstanbul’da Gizemli Bir İngiliz Müzisyen: Sean Parker

Ölümsüzlük Bulundu Mu?

Dünyanın En Önemli Arkeolojik Kazısı Türkiye’de

Fok Katliamını Durdurun!

Atlantis Bulundu Mu?

Çocuk-Robot iCub

Avrupa’nın En Çalışkan Ülkesi Türkiye

Bill Gates: Sadece Fakirler Mi Hastalanacak?

Yok Olmadan Önce Görülecek 10 Yer

Fast Food’a Gizli Müdahaleler

Demokrasi’yi Sorgulayan Pabuçlar

Adalet? İnsanlık?

2008 Yılında Cevaplanamayan Sorular

Emniyet Kemeri Hayata Bağlıyor

Uzay Heparı “Sonsuza”

2008’in En İyi Buluşu: 23&Me

İnsanoğlu Evrimini Tamamladı Mı?

Geleceğin İnternetinde Türk Dehası


 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye  ▪  Dünya  ▪  Bilim  ▪  Sağlık    Kültür Sanat    Çevre    Eğitim  ▪  Çocuk    Röportaj    Yaşam  ▪  Astroloji  ▪  Foto  ▪  Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı  ▪  Bağlantılar

Reklam  ▪  Abonelik  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005-2011 © İndigo Dergisi