|
Yazar:
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Teknoloji
| 16
Ağustos
2009 TSİ
07:26
3G(n) Teknolojisi ile
Gelen Yeni Yaşam Biçimimiz ve Teknoloji
Okuryazarlığının Gerekliliği
İletişim çağında
cep telefonunda yaşanan devrimler ile başlayan kimlerine göre 3G
İngilizce ifadesi ile 'third generation' cep telefonunu
bugünlerde en çok kullanılan kavramlardan biri. Ben 3G yerine
Türkçe tabiri ile N3 (üçüncü nesil) demeyi daha uygun görüyorum.

3N telefonlar
yalnızca görüntülü görüşme değil birçok yönden yeni iletişim
olanakları sağlayan, bir çok işin uzaktan yönetilmesini
sağlaması bakımından önemlidir. 3N ile hızlı internete
bağlanabilir, resim çeker, eşimize dostumuza örüntü ve belge
iletebiliriz. Umarım eğitim ve düşünsel düzeyi çok oturmamış
toplumlarda bu teknoloji amacına uygun kullanır. Diğer türlüsü
sorun ve bağımlılık yaratır.
İletişimin Önemini İlk Çocukluğumda Hissetim
Çocukluğumda
iletişimin in önemini köy yerinde ölen akrabalardan birinin ölüm
haberinin yaylada koyun yaylatan amcamıza haber vermek için bir
gencin at sırıtanda iki günlük yolculuk ile ulaşması süreci ile
anlamıştım. Sonraları Almanya'ya giden gurbetçilerin yine
yurtdışından getirttikleri teyplere yakınlarının teybe
okudukları sesin posta ile iletilmesine şahit oldum. İlerleyen
yıllarda (1970'lı yıllarda) büyük kente gidip telefon
bağlatılması bunu takip eden süreçte köyde bakkal dükkânındaki
tek telefon ve evlere telefon bağlanması süreci derken bugün
köylerin ücra köşelerinde görüntülü telefon ile köylülerimiz
yıllardır göremedikleri yakınları ile yüz yüze canlı olarak
görüşüyorlar.

İnternet İletişimin En İleri Teknolojisidir
Tabii internetin
yaşamımıza girmesi ile yaşam çok kolaylaştı. İlk defa bilgisayar
ile üniversitemize Almanya'dan Hohenheim anlaşması çerçevesinde
getirtilen bir bilgisayar ile tanışmıştık. Bilgisayardan sorumlu
bir hocamız görevlendirmişti. Rahmetli hocamız Prof. Dr. Şefik
Yeşilsoy eski Toprak-Su teşkilatında toprak su içeriğini
hesaplamak için altı ayda hazırladığı tezinin verilerinin
bilgisayarda birkaç saniyede hesaplanması ve grafikleri ile
birlikte dökümünün kâğıda aktarılması sonucu "ben de Allahın
kulu değil miyim" diyerek sevincini ve tepkisini dile getirmesi
bende derin bir sorgulama yaratmıştı. Çok sınırlı sayıda kişinin
kullanabildiği bilgisayar o zaman bazı akademisyen hocalarımız
bizden geçti, gençler öğrensin dediler. Halen bilgisayara
dokunmadan emeklilik noktasına gelen hocalarımız olduğu gibi
bilgisayarı ileri yaşında öğrenen ve kullanan hocalarımız da
var.
Tabii bilgisayar
bilgi işleyen ve elektronikli hafızalı daktilo olmaktan çok
sonradan internet ile daha da önemli konuma geçti. İngiltere'de
1991 yılında ilk defa e-posta iletimine geçtik. Türkiye'deki
arkadaşlar ile sanırım 1993 yılından itibaren e-posta ile
görüşebiliyorduk.
Yakın geçmişe
kadar bir akdemiysen olarak makale veya bir yerden bir yere bir
dosyayı göndermek için posta parası ile baş edemiyorduk. Bugün
dergilere göndereceğimiz makaleler ve proje başvuruları internet
üzerinden alınmaktadır. Bir zamanlar dört ayda posta ile
alamadığımız makaleleri şimdi istenilen bilgiye anlık iletişim
yolu ile ulaşıyoruz. İletişim teknolojisi çoğumuzun hayatına çok
büyük kolaylıklar katmıştır.
İletişimde
Uydu Teknolojisinin Önemi Kişinin Hâkimiyetini Artırıyor
Bugüne gelince
yerde uzay bilimi ve iletişim çağı öyle olanaklar sağladı ki
gideceğiniz bir yeri büronuzdan görerek veya alanın fotoğrafını
önceden görerek ve çıktısını alarak gedeceğiniz yeri elinizle
bulmuş gibi sağlayabilirsiniz. Araçlara yerleşen Negivator
sistemi ile gitmek istediğiniz yerin GPS sistemi ile adresini
yükleyerek aracınız görüntülü ve sesli uyarı ile yönlendirerek
götürdüğü biliniyor. 2004 yılında ilk defa İsviçre'de gördüğüm
teknoloji büyülemişti. Bütün yolların haritası mevcut ve uydu
yönlendirmesi ile adresler artık rahatlıkla bulunmaktadır. Yeni
algoritmalara sahip navigasyon sistemleri geliştirilerek
arzulanan adrese ulaştırmaktadır. Araçlardaki navigasyon sistemi
GPS uydusu aracılığı ile güçlendirilerek portatif cihaz ile
radyo servisi ile bağlantı kurularak trafik bilgisini de
alabiliyor. Yeni sistem yardımı ile sürücü planında bir
değişiklik anında kısa sürede sistem yeni rota hesaplanması
yaparak sürücüyü uyarmaktadır.
Teknoloji Sürekli Yenileniyor, Bizde Kendimizi
Yenilemeliyiz
Dün birinci nesil,
bugün 3N ve ileride muhtemel N4 nesil cep telefonları ve buna
bağlı olarak evlerde uygulanan bilgisayarlı sistemler artık
teknolojinin yaşamın bir parçası olduğunun göstergesidir. Dün
lüks olan teknoloji bugün ihtiyaç konumuna gelmiştir. Benim
halen bırakın 3N, birinci 1N düzeyinde ilk çıkan bir Nokia
telefonum var. Ancak halen ihtiyaçlarımı karşılayan telefonumun
bazı fonksiyonlarının zaman zaman sorun çıkması nedeniyle
değiştirme sırasının geldiğini düşünüyorum. Yalnız 3 N uyumlu
telefon alır mıyım bilmiyorum. Yoksulluk sınırında maaş alan ve
maaşı dışında geliri olmayan bir profesör olarak yaşam
standardımla ve ihtiyaçlarım ekseninde davranacağım.
Teknoloji günden
güne yenileniyor. Yenilikleri izlemeliyiz. Kendimizi de çağa
uygun hale getirecek bilgi ve donanıma hazır hale getirmeliyiz.
Ancak yaşam kalitemizi düşürüp paramızı ihtiyaç üstü araçlar
için de harcamayalım.

Teknoloji Sarhoşu Olmayalım, Teknolojiyi
Anlayalım
İlk defa cep
teflonu çıktığında bir çok kişinin telefonu bir araç olarak
görmekten çok gösterişe dönüştürdükleri çok konuşulmuştu.
Telefon bir alet ve işimizin kolaylaşmasını sağlamaktadır.
Kesinlikle amaç değildir. Ancak telefonu hele 3N uyumlu olan
amaç dışında ve ihtiyaç dışı amaçlar için kullanılması toplumun
teknolojiye karşı tepkisini oluşturur.
3N bize dünyayı
avucumuzun içine taşıyabilir. İstediğimiz TV programını
izleyebiliriz. Bu bir özgürlüktür. Her özgürlüğün bir bedele
bağlı olduğunu bilmek gerekir. Ancak bu özgürlüğün nasıl
sağlandığının sorulması gerekir. Bu aletlerin nasıl yapıldığının
bugüne kadar insanlığın ne tür bir süreçten geçtiğinin sorulması
anlamlı. Ayrıca hangi ülkeler bu tür teknolojiyi yapabiliyor biz
ve bizim gibi ülkeler neden bu teknolojiyi yapamıyor? Bu
toplumların temel esprisi nedir? Bizim toplum olarak eksiğimiz
nedir, eksikliğimizi nasıl kapatabiliriz? Ülke olarak neleri ne
tür bir eğitim sürecinden geçirmemiz gerektiğini sormamız
yararlı olacaktır.
Teknoloji, meslek
ve uzmanlık alanlarından sonra ürün üretimi ile
sonuçlanmaktadır. Bu sürecin toplumların aydınlanmasına katkısı
da bulunmaktadır.
Bilim Tarihi Teknolojinin Felsefesiz
Olamayacağını Gösteriyor
Bilim tarihinin
geçmişine bakıldığında teknoloji üretebilen toplumların
başarısında, bilimsel çalışmalar ve felsefi tartışmalar
aydınlama sürecini başlattı. Felsefi tartışmalar ve sorgulamalar
aydınlanmayı getirdi. Aydınlanma berberinde bilimin daha iyi
anlaşılmasına ve topluma mal edilmesine neden oldu. Bilimsel
bilgi teknolojiye dönüştürebilen toplumlar günden güne az
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden farklılaşmaktadır.
Teknoloji ve onun yaratığı etki ekonomik düzeyli bir yapı
oluşmaktadır. Bugün dünyanın gerçeği bu eksende ilerlemektedir.
Bugün dünyanın batı yarımküresindeki %15'lik dünya nüfusu dünya
gelirinin %87'ini kontrol edebilmektedirler.

Teknoloji Satın Alan Değil Üreten Ülke Olalım
Yakın geçmişte
bilimsel bir toplantıya katıldığım Finlandiya cep veya
taşınabilir telefonun keşfedildiği ülke. Finlandiya'nın kenti
Nokia'nın ana üssünün bulunduğu kentin geçimi Nokia üzerine
oturmuştur.
Ayrıca teknolojiyi
ve iletişim araçlarını bir eğlence aracı gibi görürsek ve de
teknolojinin önemini kavramayıp onu geliştirmesek ülke olarak
sürekli teknoloji satın alan ve bağımlılıktan kurtulamayan bir
ülke oluruz. Yoksa sürekli teknoloji satın alan ve teknoloji
mezarlığı olmaktan kurutulamaz ülkemiz. Yoksa Afganistanlı
savaşçıların sırtında dünyanın en ileri stinger füzelerinin
yalnızca düğmesine basarak yine milyon dolarlık uçakları düşüren
insanlar konumuna düşmeyelim. Füzenin hangi fizik ve matematik
bilgisi ile sağlandığını, tonlarca ağırlığındaki uçağın nasıl
sesten hızlı uçurtulabildiğini bilmeden onu başkalarının çıkarı
için alaşağı edebilen insanlar durumuna düşmeyelim.
Başkaları sürekli
zenginleşir ve kişi başına milli gelirini artırırken bizler
eğitim kalitesini kaybetmiş sürekli teknoloji satın alan, lüks
tüketimi teşvik edilmiş bir toplum oluruz. İşte bu durumda
teknolojinin bize sunduğu özgürlük yeniden bizi bağımlı hale
getirir ve özgürlük sorgulanır olur.
Üniversiteler Teknoloji ve Teknoloji Okuryazar
Bölümleri Açabilmelidir
Teknolojinin
gelişmesi ile bazı mesleklere duyulan ihtiyacın azalmasına
karşın yeni meslek alanlarının doğmasına neden olmaktadır.
Teknoloji mühendislik bilimlerini geliştirmekle kalmadı,
biyoloji ve ilgili alanlarda yeni alanların oluşmasına neden
olmuştur. Bütün bu gelişmeler teknoloji okuryazarlığı artık
yaygınlaştırarak her alanda gereksinim duyulur hale gelmiştir.
İnsan bu ekipmanlar ile daha çok bilgi elde edecektir. Daha çok
merak eden insanlar oluşacağı muhakkak. Ancak bu sayı sınırlı
birkaç meraklının ötesine geçmesi yararlı olacaktır.
Bütün bu olanaklar
insanlığın evrenselleşmesi ile birlikte artan iletişim
teknolojisi ile küçülen dünyanın bir anda bütünleşmesi ile
sağlandı. Sebep sonuç ilişkisi içinde iletişim teknolojisinden
kopmamak gerekir ancak ülke olarak sürekli iletişim araçları
satın alan ve beklenenin ötesinde yüksek miktarda dövizi
dışarıya aktarma konusunda da düşünmemiz gerekir.

Üniversiteler Uzay Bilimleri Çalışmalarını
Gündemlerine Almalıdır
Gelişmeler bize
üniversitelerin artık uzay teknolojileri alanlarına girilmesini
önemini vurgulamaktadır. Günümüz teknolojisi ayrıca uzay
teknolojisi alanına yatırım yapamayan üniversitelerin ileride
gelişmeleri izlemekten zorlanabileceğini gösteriyor. Bu arada
konunun nano-teknoloji ve diğer ileri teknoloji konuları ile
bütünleştirilmesi bugünden planlanmalı ve hayata geçirilmelidir.
Geleceğe ilişkin olarak 4N alanındaki gelişmeleri şimdiden
görmeliyiz. Çağı yakalamak için çağı ve gelişmeleri iyi bilmek
ve hazırlıklı olmak gerekir. Temel bilimler olmadan teknoloji
olamayacağı için, temel bilimler her yönü ile iyi kavranmalı ve
buradan teknolojiye geçilmelidir. Gelişmenin yol haritasının ve
felsefesinin temel bilimler üzerinde inşa edilmelidir.
Teknoloji Okur Yazarlığı Önemlidir
Evde kullanılan en
küçük cihazdan ev yönetiminde tutun da araçlarımıza kadar her
taraf teknoloji ve elektronik olarak yönetilmektedir. Elektronik
bilgisi artık zorunluluk haline gelmiştir. Enformasyon bilgisine
sahip insanların artması, teknolojiyi kullananların artması
bunun eğitimde kullanılması ve bu konuda öğrenme yöntemlerinin
geliştirilmesi önemli bir kazanım olacaktır.
Bu arada
hayatımızın her alanına giren teknolojinin anlaşılması için
teknoloji okuryazarlığı önemlidir. Bilgisayar öğrenmek yetmiyor.
Teknolojinin mantığını bilmek gerekir. Teknoloji geliştikçe,
teknoloji kullanımı doğal olarak insanların ihtiyaçlarını da
farklılaştırıyor. Fen okuryazarlık gibi teknoloji okuryazar
olarak kendi teknolojimizi biz yaratmalıyız. Teknoloji ve onun
oluşturulduğu etki insanda merak oluşturmalı. Merak edenlerin
sayısını artırmak ve buna uygun eğitim sistemi geliştirmeliyiz.
Teknolojinin
yenilenmesi doğal olarak eski bilginin eskimesi ve yenileme
ihtiyacı doğurmaktadır. Bir zamanlar 3 yıllık ilkokul mezunu
olmak yetiyordu, sonra lise mezunu şimdi üniversite mezunu olmak
yetmiyor; çünkü teknolojinin yenilenmesi ve bilgi katlanarak
gelişmesi üniversite bilgilerinin de kısa sürede eskimesine ve
daha fazla eğitim yanında teknoloji okuryazarlığı da önemli
olacaktır. Bugün birçoğumuzun evindeki ekipmanların elektronik
ve bilgisayarlı olması nedeniyle çalıştırması veya en küçük bir
sorunda teknik personel çağırılmasını gerektirmektedir. Artık
her vatandaşın biraz teknoloji okuryazar olması gerekiyor.

Sonuç
olarak bilginin hızla
yenilendiği ve kümülâtif olarak katlandığı iletişim
teknolojileri çağında yaşıyoruz. Çağı yakalamak için insanımızın
her yönü ile hazırlıklı olmak gerekir. Toplumun eğitime, bilime
ve teknolojiye önem vermesi gerekir. Önemli olan teknoloji satın
almak ve bunu bir aksesuar olarak kullanmak değil, amaca uygun
olarak kullanmak ve bundan yararlanarak ülkemizin eğitimini ve
ekonomimizi geliştirmek ve insanımızın sağlık ve kültürel
kalitesini artırmaktır. Yoksa başkasının ürettiği teknolojiyi
satın almak için koşturur dururuz.
Ülkemiz
üniversitelerinde teknoloji okuryazarlığını programlarına
yerleştirmeli. Bu konuda yeni bölümler ve fakülteler
açılmalıdır. Üniversiteler ve araştırma kurumaları bilimsel
olarak desteklenmelidir. Ancak önce fen bilgisi öğrenimi
gelişmiş öğrencilerin üniversiteye hazırlanması gerekir. Her ne
kadar son 700 bin kişi fen sorularına dokumamış olsa da yinede
gençlerden gelecekten umutluyum.
2005-2009
©
http://indigodergisi.com
Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı
yapabilirsiniz. |