|
Yazar:
Erol
Erdoğmuş
|
Ağustos
2009
Adalet Bakanını Yargı Atamalı
Yargı erkinin kuvvetler
ayrılığı ilkesi gereğince bağımsızlığını, sözde değil özde
gerçekleştirebilmek için; Adalet Bakanı'nın, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve
Danıştay Başkanlarınca ataması yapılmalıdır.

Oybirliğiyle verecekleri
kararla, kamuoyunda tarafsızlığıyla tanınan akademisyen veya pratisyen bir
hukukçuyu, Adalet Bakanı olarak atamalıdırlar. Bu atamaya yasama organının,
cumhurbaşkanının ve başbakanın herhangi bir müdahalesi söz konusu
olmamalıdır.
Siyasi parti genel
başkanlarının siyasi iktidar olarak tek başlarına ya da koalisyon ortakları
ile birlikte, bağımsız yargı erki adına; partilerinden ya da
sempatizanlarından birini, Adalet Bakanı olarak atamaları, kuvvetler
ayrılığı ilkesine aykırıdır.
Yargı erkinin bağımsızlığının
teminatı, güvencesi; Adalet Bakanı'nın yargı erkince atanmasıdır. Böylece
Adalet Bakanı siyasi kişi olmayacak, Adalet Bakanlığı devlet içinde
özerkleşecektir. Çünkü, her ne kadar kuvvetler ayrılığı ilkesinden söz
edilse de; çoğu kez gözlemlenen odur ki, siyasi parti genel başkanları
atadıkları milletvekili adaylarını halk'a seçtirerek, yasama organını halkın
atadığını iddia etmektedirler...
Milletvekillerini atayarak
denetimleri altına aldıkları yasama organındaki çoğunluklarına dayanarak,
iktidar olmakta ve yürütme organını da denetlemektedirler. Bir de kendi
partilerinden veya partilerinin sempatizanlarından birini Adalet Bakanı
olarak atadılar mı, bağımsız yargıyı da denetleyerek kuvvetler ayrılığı
ilkesini özde değil sözde bırakmaktadırlar. Böylece Yasama, Yürütme, Yargı
tek elde toplanmış olmaktadır.
Rasyonel Demokraside, Adalet
Bakanı bağımsız yargı organınca atanmalıdır.
2005-2009
©
http://indigodergisi.com
Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı
yapabilirsiniz. |