Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

Abonelik

Arşiv

Reklam

Kariyer

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara


 

Röportaj: Burçin İvren | Ağustos 2009

Sporda Zihinsel Hazırlık

Belkıs Kahraman

Belkıs ile aynı okulda öğretmeniz ve ve aynı zamanda ev arkadaşım. Kendisi 12 yıldır spor ile ilgileniyor. Kendimi onun yanında çok güvende hissediyorum. J

Kariyerine gelir isek, Tekvando Dünya üçüncülüğü ve Türkiye ve Uluslar arası müsabakalarda birçok kez şampiyonluğu olan milli bir sporcu. Onunla beraber maç öncesi zihinsel hazırlığın önemini inceledik.

Zaten, konu hakkındaki yapılmış bilimsel araştırmaları da buradan bulabilirsiniz.

Bir sporcuyu şampiyonluğa ulaştıran şey sadece fiziksel çalışması değildir. Başarı kazanan bir sporcu mutlaka zihninde şampiyonluğu hayalinde defalarca yaşamıştır. Bu imge o kadar yoğunlaşır ki, tek gerçek halini alır.

 

Röportaj: Burçin İvren


Spordaki bu başarını sadece fiziksel çalışmaya mı borçlusun?

Tabi ki hayır! Çünkü birçok sporcu şampiyonluk için gerekli fiziksel çalışmayı yapıyor. Öne geçiren şey şansı göz ardı edersek, müsabakaya hazırlık evresinde ve maç sırasındaki konsantrasyon yani bir şekilde psikoloji diyebiliriz.

Maçlara çıkmadan önce nasıl bir zihinsel hazırlık yapıyorsun?

Müsabaka anına kadar motivasyon çalışmaları yapıyorum. Bunu gerek daha önceki başarıları zihinde camlandırarak gerekse elde etmek istediğim başarının hayalini kurarak yapıyorum. Özellikle branşım gereği zihinsel hazırlık performansımı inanılmaz derecede etkiliyor. Öyle ki bunun için mental antrenman denilen özel çalışmalar bile yapılıyor. Ama en önemlisi müsabaka anında hedefe kilitlenebilmek.

Mental antrenman dediğin şey nedir?

Mental antrenman sporcunun fiziksel olarak değil de zihinsel olarak çalışmasıdır. Bu ya daha önce elde edilmiş olan en iyi performansın zihinde canlandırılması ya da hedeflenen performansın hayal edilerek zihinde canlandırılmasıdır.

Özellikle elit sporcuların performansının zirvesine çıkmış bir sporcunun performansını koruması fiziksel çalışmanın yanında mutlaka zihinsel çalışmalarla da desteklenmelidir. Eğer zihinsel anlamda hiçbir çalışma yapılmazsa fiziksel performans bir yerde tıkanıp kalabilir.

Bu canlandırdığın şeyin bir kesitini bizimle paylaşır mısın?

Şimdi bir tekvandocu olarak size hoş gelmeyecek şeylerin hayalini kuruyorum tabi ki J Spor işleyişindeki sistem gereği, kafaya yapılan vuruşlar artı puan getiriyor ve hatta nakavt şansını da arttırıyor. Böyle bir durumda zihnimde canlanan şey rakibime üst seviyede yaptığım etkili vuruşlardır. Ve bunu yaparken de en iyi yapabileceğim ve güvenebileceğim teknik canlanıyor zihnimde.

Bazen antrenmanda dikkatimi toplayamadığım zamanlar oluyor yada fiziksel olarak çok yorgun olduğum zamanla oluyor. İşte bu noktada iş zihnime düşüyor.”

Başarılı olmak isteyen her sporcu zayıf bir noktada vazgeçmemesi gerektiğini bilir. Ve zihinde bırakmayıp çalışmaya devam ettiği sürece çalışılan her anın başarıya bir adım daha yaklaşmak olduğunu bilir. Bu da sporcuyu çalışmaya motive eder. Ve düşen performans eskisinden daha iyi hal alır.

Maçlarda karşı tarafa nasıl bir psikolojik baskı uyguluyorsunuz ya da bu psikolojik baskıya nasıl direniyorsunuz?

Yerinde bir soru oldu bence. Çünkü sporcuların antrenman performansları ile müsabaka performansı arasında bazen uçurumlar olabiliyor. Aradaki dengeyi kurabilmek çok önemli!

Psikolojik baskı bireysel sporlarda inanılmaz boyutlarda. Çünkü birebir mücadele söz konusu! Rakip sporcular arasındaki bakışmalar bile güce dönüşür. Hazırlık evresinden geçen bir sporcu eğer o kadar güçlü değil ise bu onu korkutur.

Antrenör, hakem, seyirciler de bu baskının içinde yer alabiliyor. Ama sporcu gerçekten hazır ise müsabakaya ve istediğini biliyor ise bu tür baskılar sporcuyu yıpratmayıp kamçılar.

Bunları dengelemenin en güzel yolu her anlamıyla hazır olduğun ve şampiyonluk hayali kurduğun müsabakada kendin dışında olumsuz etki yaratabilecek olan hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi dikkate almamak...

Sporculuğunun meslek yaşamına ya da özel hayatına katkısı oldu mu?

Spor sayesinde hayata bakış açım bile çok değişti. Hayata karşı güçlü bir duruşumun olmasına katkı sağladı. Olaylara dönük anlık analiz yapıp karar verme yeteneğimi geliştirdi.  Sonuç olarak; “ne istediğine karar var, mücadele et ve başar” benim her alanda kullanabileceğim sloganım oldu.

 

 

©

Kopyalama Hakkı: İNDİGO DERGİSİ, her türlü yazı, görsel ve içeriğinin kopyalanmasına, yalnızca web adresinin http://www.indigodergisi.com şeklinde kaynak gösterilmesi suretiyle izin vermektedir. | 2005-2010 © İndigo Dergisi | Telif ve Kopyalama Kuralları

| Başka  Paylaş



YAZAR HAKKINDA

Burçin İvren, 1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği mezunu. Bir devlet okulunda öğretmenlik yapıyor. Detaylı Bilgi


  Yazara Ait Son Yazılar

 

•  Ruhsal Gelişim Adı Altında Misyonerlik

•  Pazarlanan “Farkındalık”

•  Sporda Zihinsel Hazırlık: Belkıs Kahraman

•  İlk Öğretmenlik Deneyimlerim

•  Seda Diker İle Kuantum Aşkı Yakalama

•  Penceremden Dışarı

•  Sırrın Sırrı

•  Reiki’ye Kuantumsal Bir Bakış

•  Kemal Koçak ve İnsani Gelişim

•  Haluk Berkmen ile Kuantum Fiziği

•  Cüceloğlu ile Gönlünün Muradını Yaşamak

 Duaydı Tüm Yolculukların

•  Kozmik Bilim Açışından Oruç

•  Karanlık Sokaklarımdan

•  "The Secret" Hatalarına Çok Yönlü Bir Bakış

•  Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye

•  Akupunkturun Bilinmeyenleri

•  Doğu Tıbbında Enerji Meridyenleri

•  Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları

•  Şifacı Doktor İnci Erkin

•  Okuyanlarıma Sesleniş

•  Düşünce ve Sözcüklerde Enerji Var

•  EFT Duygusal Özgürleşme Tekniği

•  Enerji & Tıp


Subscribe  Abone Olun



 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye  ▪  Dünya  ▪  Bilim  ▪  Sağlık    Kültür Sanat    Çevre    Eğitim  ▪  Çocuk    Röportaj    Yaşam  ▪  Astroloji  ▪  Foto  ▪  Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı  ▪  Bağlantılar

Reklam  ▪  Abonelik  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005-2011 © İndigo Dergisi