Sayı 52 | Ocak 2010       Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Blog |  Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

 

 

Yazar: Gizem Şıvka Pideci | Temmuz 2008

Ortaçağ’ın Manhattan’ı

Kuleler Şehri San Gimignano 

Ortaçağ’ın Manhattan’ı deniliyor, haksız değiller. Toskana’nın Roma’sı diye anılıyor, hak vermemek elde değil. Dahası lezzeti, şarabı, havası ve kültür turizmi ile bu kasaba Toskana Bölgesi’nin yıldızlarından biri olmayı çoktan hak etmiş bir kasaba. 

Unesco tarafından dünya hazineleri arasına alınmış olan bu kasabanın tarihi 3. yüzyıla dayanıyor. Ortaçağ’da Rönesans Dönemi’nde, Roma ve Vatikan’a giden Katolik dindarların durak yeri olması sebebiyle oldukça önem kazanmış. Bu yüzdendir ki sadece Ortaçağ’dan izler değil, aynı zamanda Katolik dünyasından da izler taşımaktadır. Etrafını çeviren bereketli topraklar sayesinde de özellikle tarım ile kendini besleyen kasaba kendini bugüne kadar başarıyla taşıyabilmiştir. 

San Gimignano’da göze çarpan en büyük özellik şehrin dokusunda yer alan taş kuleler. Ortaçağ’ın Manhattan’ı sıfatını fazlasıyla hak etmiş olan kasabadaki bu kulelerin hikayesi ise oldukça ilginç.  Vakti zamanında bu kasabada ikamet eden varlıklı aileler, refah ve zenginliklerinin sembolü olarak birer kule dikmişler. Öyle ki kulenin yüksekliği ve ihtişamı o ailenin ne kadar zengin olduğunu gösterirmiş.  


72 tane olduğu tahmin edilen kuleler zaman içinde doğal afetlere karşı koyamamış ve bugüne sadece on dört tanesi taşınabilmiş. 

Piazza Duomo Meydanı’nda yer alan 54 metre ile en yüksek kule olan Podestà or Torre Grossa turist ziyaretine açık. Kulenin içinde yer alan çeşitli odalar şapel hatta tedavi gibi çeşitli amaçlarla kullanılmış. Yine bir odada yer alan freskler ise dünya turuna çıkan kişinin hikayesini anlatıyor. 

Kulenin tepesine çıktığınızda ise sizi harikulade bir manzara beklemekte. Taş kuleler, uçsuz bucaksız yeşil alan ve kasabanın şirin dokusu fotoğraf makinanız için güzel bir kompozisyon yaratmaktadır. 

San Gimignano’da görülmesi gereken diğer yer ise kuşkusuz Collegiata Kilise’si. Önceden katedral olarak kullanılmış olan binanın duvarlarını  yine ihtişamlı freskler ve Rönesans Dönemi’nde yaşamış sanatçılara ait sanat eserleri süslemektedir.

Kasabada gezilecek daha birçok müze ve kültürel doku mevcut olsa da şimdilik iki örnekle yazının bu kısmına son veriyorum. 

Bu kasabaya özel bir şey edinmek isterseniz bu kesinlikle şarap olmalı Çünkü sadece kasabanın etrafındaki bereketli topraklardan elde edilen üzümlerle yapılan Vernaccia şarabı ilk olarak 1200’lü yıllarda üretilmiştir. Sokak aralarındaki hemen hemen her şarap dükkanında bu şarabı ücretsiz tadabilirsiniz. Oldukça ucuz olan bu şarabın içimi tahmin edeceğiniz gibi inanılmaz güzeldir. 


Tabi ki restoranlar… İtalya’da hele ki Toskana Bölgesi’nde olup da İtalyan yemeklerini tatmamak olmaz. 

Başka bir meydan olan Piazza delle Erbe’de yer alan cafe/restoran Bar La Cisterna size Ortaçağ meydanına bakarak harika lezzetler tatmanıza imkan verir. Konaklamak içinde uygun olan bir otele ait olan bu restoran 14. yüzyılda yapılmış bir binada yer almaktadır. 

Siena, Floransa, Assisi, Perugia, Pisa ve Montecino gibi diğer görülmesi gereken Toskana şehirlerine de yakın olan San Gimignano’dan ayrılırken sizi uğurlayan taş binaların ihtişamı aklınızda kalan son görüntü olacaktır.


  2005-2009 © http://indigodergisi.com


  Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.


YAZAR HAKKINDA

Gizem Şıvka Pideci, 1978 Ankara doğumlu. Üniversiteye kadar Gemlik’te yaşadı. 2000’de Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden mezun olduktan sonra kurumsal hayatta satış-pazarlama alanında kariyerine devam etti. 2006’da Brüksel’e yerleşti.

Detaylı Bilgi


Blog: http://gizempideci.blogspot.com/

E-posta: gizem@indigodergisi.com



 Facebook'ta Paylaş


  Yazara Ait Son Yazılar

 

 Film Seti Tadında Avrupa Şehri Monschau!

Montrö’de Kendi Masalını Yaratmak

AB ile Tıkanma Noktasında Baykal Brüksel’de

Montessori Eğitim Sistemi

Brüksel’de Begonyadan Halı

İstanbul’un Kıyı Semti, Tarih Özeti Büyükdere

İdil Biret: Harika Çocuk, Küçük Dev Kadın

Homeopati: Benzer Benzeri İyileştirir

Çocuk İçin Sanat

Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"

Brüksel Notları

Belçika’da Kurulamayan Hükümete Sivil Tepki

Heykellerin Üstadı

Costa Brava

Afrika Kraliyet Müzesi

İki Kültür Arasında Çocuk Yetiştirmek

Avrupa'nın Kalbinde Bir Türk Restoranı

Değişim Her Zaman Stres Yaratmalı Mıdır?


 

 


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

 İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı