|
Haber:
Gülşen Kaş
|
Sağlık |
Sayı 46 |
Temmuz 2009
Tiroid
Hormonu Geleceğinizi Etkiler!
Cinsellik, beyin ve psikolojik durum tiroid hormonlarından
etkileniyor...

Vücudumuzdaki tüm
organ ve hücreleri kontrol eden tiroid hormonu, az çalıştığında;
kolay yorulma, yorgunluk, bitkinlik, enerji azlığı (yaygın)
hatırlamada zorluk, unutkanlık, yavaş düşünme, konsantre
olamama, hareketlerde yavaşlık gibi sorunlara neden olurken,
hızlı çalıştığında; çarpıntı, sinirlilik, aşırı heyecanlanma
veya duyarlılık, uyku bozuklukları, cinsel güçte azalma, kolay
yorulma gibi daha pek çok sorunu da beraberinde getiriyor.
Yaşam kalitesini
olumsuz etkileyen bu hayati hormon, tedavi edilmediğinde kansere
neden olabiliyor. Biz de vücudumuz için oldukça önemli olan bu
hormonu, Endokrin ve Tiroid Uzmanı Prof. Dr. Metin Özata'ya
sorduk.
Tiroid hormonunu
bizlere tüm yönleri ile anlatan Prof. Özata'ya verdiği bu çok
önemli ve yararlı bilgiler için İndigo Dergisi olarak çok çok
teşekkür ederiz.
Röportaj:
Gülşen Kaş

Gülşen: Tiroid nedir?
Prof. Dr. Metin
Özata: Tiroid bezi boynumuzun ön tarafında bulunan bir
organımızdır. Tiroid bezinin görevi tiroid hormonlarını
üretmek, depolamak ve gerektiğinde kana vermek ve böylece
metabolizmamızı ayarlamaktır. Tiroid bezi küçük bir bezdir;
15-20 gram kadar ağırlığı vardır ve bir ceviz büyüklüğündedir.
Bo-ynun ön tarafında cildin altında
bulunur ve kelebek şeklindedir. Kelebeğin kanatları sağ ve sol
lob olarak adlandırılırken, bu iki lobu birleştiren ortadaki
kısma istmus adı verilir. Her lob 4 cm uzunluğunda ve 1-2 cm
enindedir.
Tiroid bezi “adem
elması” denen nefes borusu çıkıntısının (gırtlak) tam
arkasındadır ve yutkunmakla aşağı yukarı hareket eder. Doktorlar
muayene sırasında bu nedenle yutkunmanızı isterler. Tiroid bezi
gıda ve suyla alınan iyot minerali ile tiroid hormonları yapan
bir organdır. Su ve gıdalarla alınan iyot bağırsaklardan kana
geçtikten sonra boynumuzda bulunan tiroid bezine gelir ve tiroid
hormonlarının üretilmesinde kullanılır. Tiroid bezine giren
iyot burada tirozin isimli aminoasitle birleşerek T3
ve T4 adı verilen tiroid hormonlarının oluşumunu sağlar. T4
hormonun yapısında dört tane iyot molekülü olduğu için T4, T3
hormonun yapısında ise 3 tane iyot molekülü olduğu için T3 adı
verilmektedir. Tirozin aminoasiti yediğimiz proteinli gıdalarla
sağlanır. Görüldüğü gibi “tiroid hormonlarının yeteri kadar
yapımı için protein ve iyodun gıda ve suyla vücuda yetecek kadar
alınması gerekmektedir”. Bezde oluşan T3 ve T4 hormonları
daha sonra kan dolaşıma salınarak vücudun bütün organlarına ve
hücrelerine girer ve etkilerini gösterir.
Vücudumuzdaki tüm
hücreler tiroid hormonlarından etkilenmektedir. İnsanın, anne
karnındayken gelişimi, doğduktan sonra büyümesi ve tüm
metabolizma faaliyetleri tiroid hormonları tarafından kontrol
edilmektedir. Tiroid hormonlarının vücudumuzda etkilemediği
organ veya hücre yok gibidir. Kalp hızı, kan kolesterol düzeyi,
vücut ağırlığı, kasların güçlü olması, adet düzeni, cilt ve
tırnaklar, kemikler, seks organları, beyin ve psikolojik durum
tiroid hormonlarından etkilenmektedir.
Tiroid bezinden
iki türlü tiroid hormonu salgılanır. Bunlardan daha fazla
salgılananı T4 (%80 oranında salgılanır), daha az salgılananı
(%20’si) ise T3 hormonudur. Hücrelere giren ve etkili olan
hormon T3 hormonudur; T4 hormonu hücreye girmez. Bu nedenle T4
hormonu vücudumuzda özellikle karaciğerde ve diğer
organlarımızda deiyodinaz enzimleri ile T3 hormonuna
dönüşmektedir. Bu dönüşümün bozulması durumunda T3 yeterince
oluşamaz ve tiroid hormonları etkisini gösteremez.
Ailesinde Graves hastalığı olanlar dikkat!
Gülşen: Kaç tip tiroid hastalığı var ve
hangisi daha tehlikeli?
Prof. Dr. Metin
Özata: Tiroid bezinin büyümelerine Guatr denir. Tiroid bezi
içinde oluşan yumrulara nodül denir. Tiroid bezinin az
çalışması yani hipotiroidi, çok çalışması yani hipertiroidi
hastalıkları ve tiroid bezi iltihapları (tiroiditler) vardır.
Ayrıca Tiroid kanseri de önemlidir. En tehlikesi tabiî ki tiroid
kanseridir.
Gülşen:
Tiroid hastalıklarının sebebi nedir?
Prof. Dr. Metin
Özata: Tiroid hastalıkları genellikle iyot eksikliği,
genetik nedenler ve çevresel nedenlerden dolayı oluşur.
Guatr nedenleri:
• İyot yetmezliği
• Selenyum
yetmezliği
• Genetik eğilim
veya ailede guatr olması
• Tiroid bezinin
iltihabi hastalıkları (Hashimoto veya tiroiditler)
• Psikiyatrik
hastaların kullandığı lityum ilacı
• Soya yağı veya
fasulyesi fazla yemek (iyot yetmezliği ile beraber)
• Tiroid hormon
oluşumundaki genetik bozukluklar
• Sigara içmek
• Demir
yetmezliğine bağlı kansızlığı olanlar
• Gebelik (iyot
yetmezliği olan bölgelerde)
• Beyinde bulunan
hipofiz bezinden aşırı TSH hormonu salgılanması
Gülşen: Bazı
ailelerde zehirli guatr (graves) hastalığı daha çok
görülmektedir, bunun sebebi nedir?
Prof. Dr. Metin
Özata: Zehirli Guatr yani Graves
hastalığına genetik eğilim katkıda bulunmaktadır. Bazı ailelerde
bu nedenle Graves hastalığı daha fazla görülür. Ailesinde Graves
hastası olan kişiler risk altındadır ve “genetik veya kalıtımın”
hastalığın gelişmesinde en önemli etken olduğu saptanmıştır.

Stres, üzüntü,
sigara içmek, fazla iyotlu tuz yemek ve bazı ilaçlar bu
hastalığın oluşumuna neden olabilir.
Stresin Graves
hastalığı sıklığını artırdığı İkinci Dünya Savaşı sırasında ve
Yugoslavya’da ki iç savaş sırasında saptanmıştır. İsveç’te
yapılan bir araştırmada Graves’li hastaların bir kısmında
hastalık ortaya çıkmadan önceki yıl içinde üzücü olaylar
yaşadıkları saptanmıştır. Bu hastalarda ki sıkıntılı psikolojik
durum (anksiyete) tedavi edildiğinde hastalığın nüks oranında
azalma olmuştur.
Graves hastalığı
daha çok yılın “ılık mevsimlerinde” ortaya çıkar. Bu
mevsimsel özelliğin nedeni tam bilinmemektedir. Sigara içenlerde
göz belirtileri daha şiddetli olduğu gibi, sigara içmeye devam
edenlerde göz hastalığı şiddeti artmaktadır. “Allerjik yapısı
olanlarda veya allerjik riniti olanlarda Graves hastalığı daha
çok görülmektedir”.

Fazla iyot alımı hafif seyreden hastalığı şiddetlendiriyor
Yeni bir düşünce
ise gebelik sırasında bebeğin hücrelerinin annenin kanına
karışarak annenin tiroid bezine yerleşmesi ve bunların hastalık
yapmasıdır. Bu nedenle de kadınlarda bu hastalığın daha fazla
görüldüğü iddia edilmektedir.
Yapılan çalışmalar
Graves hastalığının % 79 oranında genetik olarak eğilimli olmak
sebebiyle ortaya çıktığını, % 21 hastada ise çevresel faktörler
denilen üzüntü, stres, iyot alımı gibi nedenlerle ortaya
çıktığını göstermiştir.
Tiroid hastalıkları kadınlarda, erkeklere oranla daha çok
görülüyor!
Gülşen: Ülkemizde tiroid hastası kaç kişi
var? Karadeniz bölgesinde daha fazla görülmesinin sebebi nedir?
Prof. Dr. Metin
Özata: Guatr dediğimiz tiroid bezinin büyümesi durumu
ülkemizde her 100 kişiden 30’unda görülürken bazı bölgelerimizde
bu oran %50’lere çıkmaktadır. Tiroid bezindeki nodül dediğimiz
oluşumlar veya “nodüler guatr” ise neredeyse toplumdaki her 100
kişiden 50 veya 60’ında saptanmaktadır. "Tiroid bezinin az
çalışmasına hipotiroidizm, çok çalışmasına hipertiroidizm adı
verilir". Hipotiroidizm doğuştan olabildiği gibi ileri yaşlarda
özellikle "menopozdan ve doğumlardan sonra artar”. Bu nedenle
ülkemizdeki her 2-3 kişiden birisinde yaşamının bir döneminde
tiroid hastalığı ortaya çıkmakta ve yaş ilerledikçe de sıklığı
artmaktadır. Tiroid hastalıkları özellikle kadınlarda daha
sıktır ve erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülür. Bu nedenle
kadınlar tiroid hastalıkları konusunda daha uyanık olmak
zorundadır.
Adet düzensizliği
olan, gebe kalamayan (kısırlık sorunu olan), menopoz döneminde
ve özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlarda tiroid hastalığı çok
sık görülür. Elli yaşın üzerindeki her 5 kadından birinde
tiroid bezi yetmezliği vardır ve çoğu bu hastalığın farkında
değildir.
Gebelik
döneminde tiroid yetmezliği olan bir kadın tedavi olmazsa
çocuğunda "zeka geriliğinin" ortaya çıkma olasılığı yüksektir.
Bu nedenle yeni doğan bebeklerde, kısırlık sorunu olan
kadınlarda, tüp bebek yaptıracaklarda, gebe kalan her kadında ve
50 yaşın üzerindeki bayanlarda tiroid hormon ölçümünün yapılması
gerekir.
Guatrın Karadeniz
bölgesinde sık görülmesinin nedeni iyot yetmezliği nedeniyledir.
Ancak guatr İç Anadolu bölgesi, Göller Bölgesi, Burdur ve
Isparta’da yaygındır.
Farklı tiroid tipleri farklı belirtiler
gösteriyor...
Gülşen: Tiroid hastalıklarının belirtilerinden
bahseder misiniz? Hastalık farklı tiroid tipleri için farklı
belirtiler gösteriyor mu?
Prof. Dr. Metin
Özata: Hastalıkların belirtileri farklıdır. Bunları ayrı
ayrı anlatmak lazım:
GUATR:
Guatrlı hastaların çoğunda herhangi bir şikayet yoktur. Guatr
çok büyük olursa nefes borusu ve yemek borusuna baskı yaparak
öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetler yapabilir. İyot
yetmezliği aşırı ise, tiroid bezi yetmezliği yani tiroid hormon
salgılanmasında azlık (hipotiroidi) ve ona bağlı şikayetler
olabilir. Erken devrede ve çocuklukta yumuşak ve düz bir guatr
vardır. Erişkinlerde ise her zaman guatr içinde nodüller ve kist
oluşur. Tiroid hormon tetkikleri genellikle normal sınırlar
içindedir. Başlangıçta guatr içinde nodül yokken yaşın
artmasıyla nodüller ve kist gelişebilir. Volüm arttıkça yani
guatr büyüdükçe TSH hormonunda azalma oluşur. Bu hastalarda
anti-TPO antikoru kanda yüksekse o zaman guatrın “Hashimoto
hastalığı” nedeniyle geliştiğini düşünürüz.
B) ZEHİRLİ
GUATR (HİPERTİROİDİ): Zehirli Guatr
yani hipertiroidi hastasında çarpıntı, sinirlilik, aşırı
heyecanlanma veya duyarlılık, uyku bozuklukları, cinsel güçte
azalma, kolay yorulma, hareketlilik, ishal, aşırı terleme,
sıcaktan hoşlanmama, soğuğu tercih etme, ufak bir yürüyüşle
hemen yorulma ve nefes darlığı, kilo kaybı, iştah artışı,
susama, ağız kuruması, adetlerde azalma, uyku bozukluğu ve bazı
psikolojik bozukluklar olabilir. İştah artışına rağmen kilo
kaybı bu hastalığın en önemli belirtilerinden birisidir.

Hipertiroidi,
metabolizmayı hızlandırdığından aşırı yemek yenmesine rağmen
kilo kaybı olur. Çok nadiren kilo artışı da olabilir.
•
Çarpıntı veya
kalp atım sayısında ve nabız sayısında artış her 100
hastadan 96’sında görülür. İstirahatte iken nabız hızı
dakikada 89’tan fazladır.
•
Saç kılları
incedir. Yaygın veya hafif saç dökülmesi görülebilir.
•
Hastalarda
huzursuzluk ve aşırı sinirlilik vardır; ajite haldedirler ve
yerinde duramazlar. Bazen birden öfkelenirler. Kalabalık
yerlerden hoşlanmazlar. Ufak tefek şeyler için bağırıp,
çağırırlar.
•
Kas güçsüzlüğü
bazen çok şiddetli olur ve hasta sandalyeden kalkmakta veya
merdiven çıkmada zorluk çeker.
•
Tırnaklar
yumuşaktır ve kırılabilir. Tırnaklarda çekilme özellikle 4.
ve 5. parmak tırnaklarında görülür.
•
Hastaların %
10’nunda bacaklarda, kolda ve diz ekleminde ağrı olabilir.
Bu ağrılar bazen kendiğinden düzelebilir.
•
Cilt ince,
ılık ve nemlidir. El ayalarında kırmızılık ve kaşıntı
olabilir. Ürtiker denilen cilt allerjisi ve vitiligo
(ciltte renksiz veya beyaz alanlar olması) da sıklıkla
birlikte bulunur.
•
Oftalmopati
denilen göz belirtileri Graves’li hastaların % 25-30’unda
saptanır. Gözlerde öne doğru fırlama vardır. Bazı
hastalarda çift görme şikayeti olur. Görmede bozukluk,
ışıktan rahatsız olma ve gözde kaşıntı ve yanma meydana
gelebilir. Bakışlar canlıdır ve üst göz kapağında gecikme ve
tam kapanma olmayabilir. Bazen şaşılık oluşabilir.
•
Ellerde ince
titreme vardır. Bunu daha iyi anlamak için eller uzatılır ve
üzerine ufak kağıtlar konur. Kağıtlarda ellerdeki titremeyle
paralel titremeler daha belirgin olarak ortaya çıkar.
Bazen dilde ve
göz kapaklarında da titreme olabilir.
Az çalışan Tiroid
hormonu, tiroid bezinin küçülmesine ve
iltihaplanmasına neden oluyor
C) HİPOTİROİDİ
(TİROİD AZ ÇALIŞMASI): Tiroid bezi az çalışan ve tiroid
hormonları kanda azalan bir kişide şu belirtiler olabilir:
Tiroid bezi
yetmezliğine ait şikayetler, hastalığın şiddetine göre değişir.
Bazen hiçbir şikayet yok iken bazı hastalarda çok şiddetli
belirti ve şikayetler ortaya çıkar. Bazı belirtiler özellikle
yaşlı kişilerde yaşlılığa bağlanır ve hastalık akla gelmez ise
atlanır.
•
Kolay yorulma,
yorgunluk, bitkinlik, enerji azlığı (yaygın)
•
Hatırlamada
zorluk, unutkanlık, yavaş düşünme, konsantre olamama
•
Hareketlerde
yavaşlık
•
Sabahleyin
uyanmada zorluk, daha çok uyku isteği, gün içinde uyuklama
•
Üşüme veya
kendini soğuk hissetme
•
Terlemenin
azalması
•
Kuru, soğuk,
kalın ve kaşınan bir deri
•
Sarı veya
portakal renginde bir deri
•
Kuru, kaba ve
kolay kırılan tırnaklar
•
Saç dökülmesi,
saçlarda azalma, kaşlarda dökülme
•
İştah kaybı
•
Kilo alma ve
kiloyu verememe
•
Horlama
başlaması
•
Kas krampları
ve eklemlerde ağrı oluşması
•
Kaslarda iğne
batması hissi veya karıncalanma
•
Kabızlık
olmaya başlaması
•
Göz etrafının
ve gözaltının şişmesi
•
El, ayak ve
eklemlerde şişlik
•
Karpal tünel
sendromu denilen el bileğinde sinir sıkışması ve ağrı
•
Adet
kanamalarının daha fazla miktarda olması, adetlerde kramp
olması ve adet öncesi dönemin kötü geçmesi
•
Gebe kalamama
(kısırlık)
•
Libido (Cinsel
istek) azlığı ve empotans
•
Bazı
kadınlarda adet sıklığının azalması veya adetlerin kesilmesi
•
Depresyon
gelişmesi ve hiçbir şeyle ilgilenmeme
•
Sesin
kalınlaşması ve ses kısıklığı
•
İşitmede
azalma oluşması
•
Guatr oluşması
(Hashimoto hastalarında olur)
•
Tiroid bezinin
küçülmesi (tiroid bezi iltihaplarına veya Hashimotonun son
evresine bağlı olarak)
•
Kalp hızının
ve nabız sayısının azalması
•
Kan kolesterol
düzeyinde artma
•
Reflekslerin
yavaş olması
•
Kekemelik
D) NODULER
GUATR
Tiroid bezinin
içinde normal tiroid dokusundan farklı bir yapıdaki yumru
şeklinde veya leblebi, nohut, bazen de nadiren ceviz veya
portakal büyüklüğünde olabilen anormal doku büyümelerine nodül
adı verilir. Nodüllerle birlikte çoğu zaman tiroid bezi de
büyüdüğünden bu hastalığa nodüler guatr adı da
verilir. Bir nodülün hasta ve doktor açısından önemi nodülde
kanser olup olmadığının öğrenilmesidir. İkinci önemli nokta ise
nodülün aşırı hormon salgılama özelliği olup olmadığının ortaya
konmasıdır.

Tiroid bezi iltihabı, farenjit belirtileri gösterebilir
E) TİROİDİT (TİROİD
BEZİ İLTİHABI) Tiroid bezinde yani
boyunda ağrı vardır. Bu hastalarda ateş, halsizlik ve yorgunluk
olabilir. tiroid bezi iltihabının en önemli özelliği “boyun
ön bölgesinde şiddetli ağrı” olmasıdır ve bu ağrı tek
taraflı olarak kulak ve çeneye yayılır. Ağrı ortaya çıkmadan bir
kaç hafta önce kas ağrısı, ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve
yutkunmakta zorluk bulunabilir. Bazen hastalık farenjit ve
boyunda ağrı ile başlar ve ağrı ve hassasiyet giderek artar.
Ateş 37.5 ºC - 38.3 ºC ve hatta 40°C olur. Bazı hastalarda
halsizlik, yorgunluk, ateş ve eklem ağrıları olabilir.
Ağrı tiroid
bezinin bir tarafından öbür tarafına kayabilir. Bazen ağrı
yayılmadan olduğu yerde kalır. Bazı hastalarda ağrı “çene ve
kulaklara yayılır” ve “ağrı yutkunmakla, öksürmekle ve baş
hareketiyle artar”. Ağrı bazı kişilerde gece daha fazla olur. %
50 hastada çarpıntı, kilo kaybı, sinirlilik, ellerde nemlilik ve
titreme olabilir. Tiroid bezinde hassasiyet, sertlik, nodül
gelişimi ve büyüme olabilir. İltihabın olduğu bölge hassas ve
serttir. Tiroid bezi o kadar ağrılıdır ki hasta muayene
edilmesini ve elle dokunulmasını istemez. Bu hastalık 6 hafta
veya bazen 2-5 ay sürebilir ve çoğunlukla kendiliğinden düzelir.
Ses kısıklığı ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi, tiroid kanseri
belirtisi olabilir

F) TİROİD
KANSERİ: Tiroid kanserli hastaların
çoğunda hiçbir belirti veya şikayet yoktur. Bir kısmında boyunda
bir şişlik gelişir; çoğunda ise bir nodülden yapılan biyopsi
sonucu kanser saptanır. Biyopsi normal çıktığı halde ameliyat
edilen bezin nodül dışındaki bir alanında bazen milimetrik
boyutta küçük kanser odağı saptanabilir. Tiroid bezinin hızlı
büyümesi ve sert olması kanser şüphesini artırır. Ses kısıklığı
ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi de tiroid kanser şüphesini
artırır.
Bazen özellikle
çocuklarda boyundaki lenf bezlerindeki büyüme ilk bulgu
olabilir. Çok nadiren bir kanser ağrılı ve baskı şikayetleri
dediğimiz ses kısıklığı, nefes darlığı veya yeme zorluğu ile
ortaya çıkar. Bazen hastalar ilk olarak vücudun diğer
tarafındaki lenf bezi büyüklüğü, kemik kırıkları veya çok
nadiren tiroid bezi fazla çalışması (hipertiroidizm) ile
karşımıza çıkabilir. Bununla beraber çoğu hastada hiçbir şikayet
yoktur.
Boyundaki
kitlenin veya nodülün nefes borusuna yapışık olması, sert
olması, son zamanlarda hızlı büyümesi, yeme zorluğu, ses
kısıklığı veya ses kalınlaşması ve büyümüş lenf bezleri kanser
olasılığını kuvvetlendirir.
Devam edecek...
INDIGO
©
2005 |
http://indigodergisi.com
Telif
hakkı:
Bu
içerik,
sayfa linki
ve yazar ismi kaynak gösterilmek suretiyle
yayımlandığı
tarihten 1 ay sonra başka mecralarda kullanılabilir.
Ticari alıntılar için tarafımızdan izin
alınması yasal zorunluluktur.
Sayfa
linki içermeyen alıntılar veya bozuk (kırık)
linkler, telif ve kopyalama hakkının
ihlaline neden olmaktadır.
Telif ve Kopyalama Kuralları
|
İletişim: indigo@indigodergisi.com |