Sayı 52 | Ocak 2010       Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Blog |  Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

 

 

Yazar: Firdevs Burçak | Temmuz 2009

Her Şey “Hayal Etmekle” Başlar!

Hayaller… Kimi zaman eşsiz renk şöleninin hakim olduğu bir gökyüzünde gün batımını izlerken sahilde, kimi zaman sessizliğin hakim olduğu bir zaman diliminde doğanın kucağında oturmuşken bir Zerdüşt misali, kimi zaman da gecenin büyülü karanlığının hakim olduğu yıldızlarla bezenmiş bir gökyüzüne ilişmişken gözler… Beliriverir çoğu kez; beynin kıvrımlarımdan süzülmekte olan düşünce kırıntılarının içerisinde. Ardında ise dudaklarda bıraktığı garip bir tebessüm kalmıştır sizlere, bir hatıra misali. 

Hayaller değil midir ki hem; yüzlerce rutinlerin ördüğü kafeslerimizde yaşamlarımızı girdaba sokmaktan bizi alıkoyan ve birazcıkta olsa nefes alabilmemizi sağlayan?   

Klişelerle yaratılmış kısır bir hayat döngüsü içinde, amansızca sürüklenmekte olan bir güruh tarafından, oysa ne kadar da küçümsenir oldular, son zamanlarda. Hayal kurmayı becerememiş bu insanlara aslında her şeyin hayal etmekle başladığından bahsetmek, anlamsızlığın derinliğinde boğulmaktan başka ne olabilirdi ki? Oysa bilselerdi ki, adına düzen denilen bir kaosta var olabilmenin yegâne yolunun hayalden geçtiğini, hala ısrar ederler miydi; hayale karşı sürdürdükleri bu aşağılayıcı tavırlarında, bilinmez?  

İnsanoğlunun, yeryüzündeki var oluşundan itibaren yarattığı her şey, hayal etmekle başladı. Evet, her şey hayalle başladı çünkü; Edisonlar, Einsteinlar, Karl Benzler, Lilienthallar… Dünyada geniş yankılar uyandıran ve teknolojinin hız kazanmasında önemli yeri olan buluşlarına, hayal basamaklarından çıkarak ulaştılar. Çünkü onlar hayal etmenin keşfetmek olduğunun ve özünde sınırsız yaratıcılık olduğunun bilincindeydiler. 

"Hayal kurabilirsiniz, onu gerçekleştirebilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını asla unutmayın." diyen W. Disney’ e kulak tıkamak, gerçekle ne kadar bağdaşabilir ki? Disney’in, küçük bir otel odasında gördüğü, yuvasından çıkan sevimli fındık faresinden aldığı ilhamla ortaya çıkardığı ve tren seyahatleri sırasında geliştirdiği “Mickey Mouse” dünyada geniş yankılar uyandırdı. Ardından “köpek Pluto”, “Goofy” ve “Donald Duck” gibi sevilen karakterleri yaratarak ününü parlatan Disney, yarattığı zincire son olarak Disneyland’ ı da ekleyerek dünyanın en büyük eğlence parkını var etti. 

Rutin hayat döngünüzde zamanınızı doldurmaktayken, beyninizin kıvrımlarında hayallere rastlamıyorsanız artık; hayal etmiyorsunuz demektir. Bu da yaşamayı bırakalı çok olduğunuzun aşikâr bir kanıtıdır.  

“İnsanlar ancak hayalleriyle yaşar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler.” diyen Voltaire’ inde belirttiği gibi, hayat klişesi içerisinde birikerek devleşmeye yüz tutmuş ve bizim perspektifimizle “olumsuz” olarak etiketlendirdiğimiz bazı durumlar, beynimize zaman zaman perde çekebilir. Ama o perdeye inat sımsıkı tutunabilirseniz hayallerinize, yaşamaya başladığınızı göreceksiniz.  

“Peşinden gidebilecek kadar cesaretiniz varsa, bütün rüyalarınız gerçek olabilir.” diyen W.Disney’ in sözünü, hayal sahnesinde var ettiğiniz yaşamlarınızın her bir döngüsüne kazıdığınızda, rüyalarınızı gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olduğunuzu fark edeceksiniz. 

Hayallerle dolu bir hayal sahnesinde, dans etmeniz dileğiyle…


  2005-2009 © http://indigodergisi.com


  Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.

| Başka  Paylaş

YAZAR HAKKINDA

Firdevs Burçak: "Paradokslar zinciri olarak tanımladığım hayata, 17 Şubat 1988’de Denizli sınırları içerisinde başladım. Bu zincirin bir halkası olarak yoluma; hayatı, kendimi, var olma nedenimi bulmaya..."  Detaylı bilgi


E-posta: frdws_x@hotmail.com



  Yazara Ait Son Yazılar

 

Siz, Hayat Romanınızın Hangi Karakterisiniz?

Hayatın Eşsiz Merhemi: Umut

Siz Alışmak Paradoksunun Neresindesiniz?

Mutluluk ve Yaratıcısı

Yalnızlık Senfonisi

Özgürlüğün Katlediliş Hikâyesi

Umut Dolu Yarınlara Koşan Gençlik

Yaşamak Sanatı


Subscribe  Abone Olun


 


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

 İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı