|

Yazar: Can
Duman
| Temmuz 2009
Savunma Dilekçesi
Biliyorum
Hep suçladın beni
Hain diye diye
Artık ne olur sus
İlk ve son kez
Beni dinle
Ama biliyorum
Sen susamayacaksın
Davullar
çalacaksın
Nasıl yaptın
diyeceksin
Nasıl kıydın bana
Nasıl yaptım
bilmiyorum
Ama yaptım işte
Göz göre göre
Kulak sağır
edesiye
Binlerce ses
duyasıya
Aklımın karşısında
Yürek boğul boğul
ağlarken
İkiyüzlüce
Terk ettim işte
Biliyorum
Ne sözler ettiğimi
Unutacağım halde
Yalan oldu her
biri
Koşumladım
hislerimi
Çünkü benim de
Sevdalara susamış
Çiçek bal
ilişkisinden bir medet uman
Serseri bir yanım
var
Çünkü ben de
Aslında hıyanet
ediyorum
Kendi ruhuma ve
Beni bırakma diye
seslenen
Yürek
çığlıklarına.
Oysa…
Ben ne sevdalardan
geçtim
Ne yürekleri
zincirledim
Gönül limanlarımda
Yaktığım her gemi
Kendi parçammış
meğer
Arkamda kalan her
tayfa
Gemimin direğiymiş
Bilemedim
Oysa ben düşmeyi
seçtim
Sevilmeyi umarak
İrtifa kaybından
sonra
Rezil bile
olamadım
Vezirse zaten
değil.
Sonra onu gördüm
Gözlerim kör oldu
Kulaklarım sağır
Başka hiçbir şeyi
seçemez,
Hiçbir ses duyamaz
oldum
Yalnız o vardı
Ve eksikliğindeki
hüzün…
İşte o
Karşıma dikildi
ve;
Ne sandın yani
Sevmek çocuk
oyuncağı mı
Diye haykırdı
yüzüme
Bakarken buz gibi
Başımı önüme eğmem
gerekirken
Başımı diktim
Yürüdüm elbet
Köle miydim
Ama ya kalbim
Aman Yarabbim
Deli gibi çarptı
Beni esir aldı
Ve sonra:
Terk edilmenin
acısını anladım
Kalbimdeki bin
keder
Bir kalpten
çaldığım hüznün
Binde biri bile
değildi
Anladım.
Öz cehennemimde
yandım.
Ve artık
Ben de bir
insandım.
Can,
4
haziran 2009
2005-2009
©
http://indigodergisi.com
Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı
yapabilirsiniz. |