|
Yazar:
Ümit
Çilingiroğlu
Astroloji Servisi
- 21 Haziran 2009
TSİ
07:00
Duygu Benim
Yengeç 2009 (21
Haziran - 21 Temmuz)
Kuzey
yarıkürede Yaz Gündönümü. Güneş, 22 Temmuz’a kadar Yengeç burcunda.
Kuçık, Seretan, Keşef ve Cancer gibi isimleri de olan burç, eski
Mısır’da bok böceği, Yunan’da ise kaplumbağayla sembolize edilirdi.
Şimdilerde yengeç ve Ay’la simgeleştirilip, sonsuzluk işaretine benzer
bir sembol kullanılmakta.
Bu ay, duygularımızla
yüzleşeceğiz. Burcun yöneticisi, karanlıkları aydınlatan, ışık olan Ay,
duygularımıza hükmedecek. Değişik duygu formlarını deneyimleyeceğiz.
Gelgitlerle suları hareketlendiren Ay, hepimizde farklılıklara neden
olur. Küçük bir Ay Oyunu’nu bu aya uyarladım. Ayın evreleriyle [Yeniay
(başlama), İlkdördün (ilerleme), Dolunay (gelişme), Sondördün (sonuç)]
uyumu yakalamak, farkındalıkları geliştirmek için, ister bu ay
isterseniz başka bir ay deneyebilirsiniz.
22 Haziran’daki Yeniay’la,
yeni bir şeye başlanabilir. Anneliğin burcunda, bebeğiniz gibi bakıp
besleyeceğiniz, büyüteceğiniz, bir ilişki, bir proje, bir iş, bir kitap
veya diyet olabilir. Özellikle yeni bir şey yapın ve takipçisi olun. 29
Haziran, ilk dördüne kadar gelişmeleri izleyin, ve onu güçlendirmeye
çalışın. 7 Temmuz’daki Dolunay, dönüşüm ve olgunlaşma dönemi, tamda Ay
tutulmasının olduğu gün. Zorlayıcı etkiler olsa da 15 Temmuz Son
dördün’e kadar eksiklikler, aksaklıklar, yerine oturur. 21 Temmuzda,
sonuç için en önemli bilgi elinizde olur. Çeşitli kaynaklarda
bulabileceğiniz gibi, Ay’ın evrelerini bu köşeden de takip
edebilirsiniz.
Duygularımızla,
içgüdülerimizle bağlantıda olan Ay, bilinçaltımızın karanlık yönlerini
aydınlatır. Orda ne varsa su yüzüne çıkartır. Dolunay dönemlerindeki
kurt adam ve drakula efsanelerinin temelinde yatan budur. Dişil enerji
ve benin karanlık tarafı birleştiğinde ve koru yada korun ikileminde
kalındığında, Yengeç duygularıyla çıkış bulacaktır. Sert kabuğun
altındaki yumuşacık kalp, karşıdakini anlamaya, yansımaya ve yansıtmaya
yardımcı olacaktır. Değişken yapı, kimi zaman kendini duygu
patlamalarıyla gösterecektir. Ay, değişik hallerde görünse de gerçekte
hiç değişmez. Yengeç’te böyledir. Duygusal dalgalanmalarına karşın hep
aynı insandır. Derin duygularla enerjileri absorbe edip, dikkatli bir
empati kurar. Sevgi dolu, sıcacık bir anne kucağı gibi sarıp sarmalar.
Bazen çok sıktığının farkına bile varmaz. Emniyet duyguları ağır
bastığında, dışa kapanıp, içe dönse de tedbirli hareketlerle büyük
mesafeler alabilir. Tedbiri son derece abartıp, karamsarlık denizinde
boğulabilir.
Hayallerin
harekete geçtiği, sezgilerin güçlendiği, algıların açıldığı bu dönemde,
mistik yolculuklar, öngörüler, ruhsallık ve şifacılık artabilir. Ancak
bilinçaltındaki gizli yaratıcılığı, açığa çıkarmakta zorlanılabilir.
Anılar, geçmişle bağlantılı hatıralar canlanıp, rüyalar renklenebilir.
Köklere, aileye, anneye ilgi artabilir. Evcil duygular ve yurtseverlik
güçlenebilir. Misafirlikler, ev ziyaretleri, ziyafetler artabilir.
Duyarlılık yalnızca insanlarla sınırlı kalmaz. Doğaya, özellikle suya
bağlılık ve yaşamın sürekliliği üzerine odaklanılır. Tüm öncü burçlarda
olduğu gibi, su burçlarının ilki Yengeç’te, bağımsızlık ve liderlik
yeteneklerini ortaya koymaya çalışır. Hissediyorum ve biliyorum der.
Yumuşak, duygulu, çalışanlarını besleyen ve destekleyen bir lider
olabilir.
Yengecin en önemli
özelliği affediciliğidir. Merhametli bakışları, şefkatli sözleriyle
koşulsuz sevgi gösterebilir. Sevgisini söylemek yerine hissettirmeyi
tercih eder. Duygusal desteğe önem verir. Kendine ihtiyaç duyulmasına
ihtiyacı vardır. Her şeyini cömertçe paylaşabilir ama bunu akıllıca
yapar. Verirken mutlaka kendi güvencesi için bir kenara ayırdığı vardır
ve onu çok güzel saklar. Kalın kabuğu sır saklamaya çok elverişlidir.
Ondan gizlenecek sırda pek yoktur.

Yengeçlerin Ay’dan
aldıkları anlaşılmaz bir göze çarpma yetenekleri vardır, üstelik bunun
için uğraşmazlar.
Yengeç, yaşamının yarısını
toprakta (kumda) yarısını da denizde geçirir. Bu nedenle, bir ay boyunca
suyla bağlantımız gözle görülür şekilde artabilir. Deniz yolculukları,
göl kenarlarında, sahillerde piknik çoklukla yapılabileceklerden. Daha
fazla banyo yapıldığının ve su içildiğinin farkına varılabilir. Parlak
sarı, gümüş pırıltıları yaşama ışıltı ve güç katabilir. Süreçte, hislere
ve duygulara odaklanmalı, göğüs kafesine gelebilecek darbelerden
sakınmalı, iç organlara ve kadınlarda rahme dikkat edilmeli. Kalbe giden
yol mideden geçer sözü Yengeç’e çok uyar, ama yemeği abartmak ve
sıkıntılı anlarda yemeğe saldırmak rahatsızlıkları başlatır.
Burcun son günü 22
Temmuzda, tüm duyguları bombardımana tutacak, etkileri uzun sürecek bir
Güneş tutulması yaşayacağız. Detaylar Temmuz yazımızda. Zorluklar
hepimiz içindir ve bilgiler bilinçle kullanıldığında aşılmayacak zorluk
yoktur. |