|
Haber:
Saffet Güler
Bilim | 20
Haziran 2009 TSI 20:30
Eğme Tahrikleri
Işıktan Hızlı Bir
Uzay Gemisi Kara Delik Yaratabilir

"Star Trek"in ışıktan hızlı
yolculuğu kolay görünüyor, ancak İtalyan fizikçilerin yaptığı yeni
hesaplamalara göre, bir warp drive (eğme/bükme tahriği) bir uzay gemisindeki
yolcuları yakıp kül edecek ve sonra Dünya’yı kara deliğe emecek olan bir
kara deliği kolayca yaratabilir.
Normal
fizikte, hiçbir şey ışık hızından daha hızlı hareket edemez. Einstein’ın
görelilik teorisi bunu geçersiz kılıyor. Normal uzayda ışık hızına yaklaşan
herhangi bir nesnenin kütlesi üssel olarak artar ve onu ileriye itmek için
gereken güç miktarında üssel bir artışı gerektirir.
Ancak bu kuralın iki istisnası var. Birincisi genel olarak
solucan deliği olarak adlandırılan şey; uzayın iki farklı bölümünü
birleştiren bir köprü. Bu köprüden geçen bir gemi ışık hızının altında
ilerleyecek, ama yine de bir ışık demetinden önce ulaşacaktır.
Eğme tahrikleri ikinci ve daha çok çekici olan seçenektir.
Bir gemi uzayda ışık hızından hızlı hareket edemez. Ama yeterli enerji ile,
uzayın kendisi ışık hızından daha hızlı hareket edebilir.
İtalya’nın İleri Araştırmalar Uluslararası Okulu’ndan
Stefano Finazzi “Eğme tahrikleri ışıktan hızlı yolculuk elde etmek için
şimdiye dek en iyi durum senaryosudur” dedi. Bu çalışma “eğme tahriklerini
kavramayı tamamen imkansız olmasa da, çok daha zorlaştırıyor.”
1990’larda fikri orijinal olarak geliştirmiş olan Meksikalı
fizikçi Michael Alcubierre’nin adıyla bilinen Alcubierre eğme tahriği
geminin arkasında bir enerji baloncuğu ve geminin önünde enerji eksikliği
yaratır, aynen bir uzay gemisinin sörf yapabileceği dev bir kozmik dalga
gibi. Uzayın bu özel bölümü çevredeki uzayda ışık hızından hızlı seyahat
edebilir ve bu baloncuğun içindeki veya üzerindeki herhangi bir şey bu uzay
bölgesiyle birlikte hızlanır.

Finazzi ve çalışma arkadaşları muazzam miktarda “ekzotik
madde” veya karanlık enerji kullanarak bu uzay – zaman baloncuğunu yaratmayı
öneriyor. (Bu baloncuğun tam olarak nasıl yaratılacağı hala bir gizem).
Onların hesaplamalarına göre, baloncuğu yaratmak dev miktarda enerji
gerektirir ve sonra çok fazla itici karanlık enerji içeren enerjinin
miktarını artırmayı gerektirir.
En sonunda enerji tükenecektir. Baloncuk feci etkilerle
parçalanacaktır. Baloncuğun içindeki sıcaklık yaklaşık 10^32 derece Kelvin’e
yükselecektir, bu kabarcığın üzerindeki her şeyi yok eder. [°C= Kelvin –
273.15]
Gemiyi yakından izleyen biri daha iyi durumda olmayacaktır.
Finazzi “Eğme tahriğinin istikrarının bozulacağını
biliyoruz” dedi. “Ancak sonuçta patlayıp patlamayacağını ya da kara deliğe
çöküp çökmeyeceğini bilmiyoruz.”

Diğer fizikçiler bir noktaya kadar İtalyanların
hesaplamalarını kabul ediyorlar.
Çalışmayı gözden geçiren Baylor Üniversitesi’nde fizik
profesörü olan Gerald Cleaver, “Bu iyi bir çalışma; onların sonuçları
sağlam, güvenilir. Sonuçlar en azından, 1 + 1’in 2’ye eşit olduğu bir
evrende ekzotik madde kullanarak eğme tahriği yaratıldığı zaman bir anlam
ifade ediyor” dedi.
1 + 1’in 3’e eşit olduğu bir evrende, İtalyanlar tarafından
kullanılan yarı – klasik fizik yerine iplik teorisi ile stabil bir eğme
tahriğinin varlığını sürdürebilme olasılığı vardır.
Geçen yıl Cleaver ve ortak – yazar Richard Obousy (karanlık
enerjinin baloncuğu yerine) iplik teorisi tarafından öngörülen minik,
dürülmüş boyutların birinin genişletilmesiyle bir uzay- zaman baloncuğu
yaratan, iplik teorisine dayanan eğme tahriğini ayrıntılandırdılar.
Ekstra boyuta – dayanan bir eğme tahriğinin en büyük
çıkmazı? Buna güç vermek için Jüpiter’in tüm kütlesi saf enerjiye
dönüştürülmelidir.

Gerçek soru eğme tahriğinin stabil olup olmayacağı değildir.
Evrenin temelleri ile ilgilidir; 1 + 1’in 2 veya 3’e eşit olduğu bir evrende
mi yaşıyoruz? Bilim insanları bu soruyu yanıtlayabilinceye kadar, evrenin
bilimsel modellerinin önemli sınırlamaları olacaktır.
Cleaver “Bu çalışmalar yapabileceğimiz ve yapamayacağımız
şeylere sınırlamalar öne sürüyor” dedi “Bilim insanları olarak bu
çalışmalardan keyif alıyoruz, çünkü bu sınırlamaları aşmanın yollarını
arayabiliriz.”
|