|
Haber:
Saffet Güler
Bilim Haberleri
- 7 MAYIS
2009
Uzayın Uzak
Mesafelerinden Gelen Gizemli Gürleme
Uzayın tipik olarak çok sessiz
bir yer olduğu düşünülür. Ancak bir astronom ekibi umulandan altı kat yüksek
gürültü çıkaran garip bir kozmik parazit keşfetti. Gürleme uzak bir
kozmostan geliyor. Ona neyin neden olduğunu hiç kimse bilmiyor.

Şüphesiz, ses dalgaları
vakumda yolculuk yapamaz (uzayın büyük bölümü vakumdur) veya en azından çok
etkili olarak yolculuk yapamaz. Ama radyo dalgaları yolculuk yapabilir.
Radyo dalgaları ses dalgaları değildir, ama hala düşük – frekansta ve ışık
spektrumunun sonunda yerleşik olan elektromanyetik dalgalardır.
Evrendeki yıldızlar ve
kuasarlar da dahil bir çok nesne radyo dalgaları yayar. Yuvamız Samanyolu
galaksisi bile statik bir tıslama yayıyor (ilk kez 1931’de fizikçi Karl
Jansky tarafından belirlendi). Ancak bugün burada Amerikan Astronomi
Topluluğunun 213'üncü toplantısında tanımlanan, yeni
belirlenen sinyal astronomların umduğundan çok daha yüksek.
NASA’nın Greenbelt’teki Uzay
Uçuş Merkezi’nden Alan Kogut, “evrende yeni ve ilginç bir şeyler oluyor”
dedi. Kogut’un yönetimindeki bir ekip sinyali ARCADE isimli, balon
tarafından taşınan bir enstrüman ile belirledi.
Temmuz 2006’da enstruman
Texas’taki NASA’nın Columbia Bilimsel Balon
Tesisi’nden fırlatılmıştı ve atmosferin uzayın vakumuna inceldiği,
36,500 metre
yüksekliğe ulaşmıştı.
ARCADE'nin misyonu yıldızların
ilk neslinden gelen zayıf ısı sinyallerini araştırmaktı, ancak bunun yerine
evrenin uzak mesafelerinden gelen gürlemeyi işittiler.
Kogut “Evren gerçekten bizi
bir dönemece fırlattı” dedi. “Bulmayı beklediğimiz zayıf sinyalin yerine,
herhangi birinin tahmin ettiğinden altı kat daha yüksek olan bir gürleme
sesi vardı”.
Sinyalin ayrıntılı analizleri,
kendi galaksimizin dış halesindeki gazı, en eski yıldızları veya herhangi
bilinen radyo kaynaklarını diskalifiye etti.
Diğer radyo galaksileri de bu
parazit için hesaba katılamaz – onlardan yeterince yok. Ekip üyesi “Maryland
Üniversitesi’nden Dale Fixsen, “Bunları evrene sardalye gibi istif etmek
zorunda olurdunuz” dedi. “Bir galaksi ve sonraki galaksi arasında herhangi
bir boşluk kalmazdı.”
Sinyalin, evrendeki tüm
bilinen radyo kaynaklarının birleşik emisyonundan altı kat daha parlak
olduğu ölçüldü.
Şimdilik,
sinyalin kaynağı bir gizem olarak kalıyor.
“NASA’nın Pasadena,
Kaliforniya’daki Jet Propulsion Laboratuarın’ndan ekip üyesi Michael
Seiffert, “bunun ne olduğunu gerçekten bilmiyoruz” dedi.
Ve bu, astronomlara sadece
yeni bir bilmece sunmakla kalmıyor, en erken yıldızlardan gelen sinyallerin
arayışını da engelliyor. Ancak kozmik statiğin kendisi, evren çok genç iken,
şu andaki yaşının yarısından daha genç iken galaksilerin gelişimine önemli
ipuçları sunabilir. Çünkü radyo dalgaları ışık hızında yolculuk yaparak,
uzaklardan geliyor, bu nedenle bu dalgalar evrendeki daha eski bir zamanı
temsil ediyorlar.
Seiffert, “Bilimi bu kadar
heyecanlandıran budur” dedi. Bir şeyleri ölçmek için yola çıkıyorsunuz – bu
vakada, en başlangıçtaki yıldızlardan gelen ısı – ama tamamıyla başka, bazı
açıklanamayan bir şeye tesadüf ediyorsunuz.”
|