Sayı 58 | Temmuz 2010                Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sinema Life

Nasıl Daha İyi Yaparım?

Mor İnovasyon

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

a

Yazar: Ümit Öder - Nisan 2009

Öğretmenlerimizin Atanamamasının Çözümleri

Atamaların en yok olanında; Yapı Öğretmenliği mezunu olarak yazıyorum. Ancak Türkiye'de bir şeyleri zorlamanın ve girişimciliğin gerekliliğine inanıyorum. 

Arkadaşlar, sadece atanınca iş bitmiyor. Atandıktan sonra da iyi birer öğretmen olma yolunda savaş var bence. Evet ülkenin aldığı yanlış kararlar malum ancak atanan öğretmen arkadaşlara da baktığımda durumun içler acısı olduğunu görmekteyim. Bizim mesleğimiz herhangi bir teknik alan çalışması gibi değil. Bizler insan yetiştiriyoruz; bu noktada da o kadar az öğretmen arkadaşımın rehberlik bilgisine sahip olduğunu görüyorum ki, bu beni daha da üzüyor. Bununla birlikte, hükümetin bu noktada siyasi kararlarla atama yapması daha derinden yaralıyor beni. Hatta birçok lisans mezunu arkadaşımın çok cüzi ücretlerle vekil öğretmen veya ücretli öğretmen adı altında çalıştırılması da bu işin bir başka yönü. Bu arada bazılarını da görüyorum; emekli olup bu milli eğitim sisteminde çarkın bir parçası olmayı bırakın, eğitimi bir rant olarak görme çabası da mevcut.  

Türkiyemiz’de eğitime ciddi anlamda sahip çıkıp pürüzleri temizlememiz gerekiyor. İyi politikalar oluşturmalı, yeni projeler ortaya koymalıyız. Bakın mesleki eğitimde şu an durum içler acısıdır. Dershanecilik sisteminin mağduriyetlerini bugün meslek liseleri yaşamaktadır ve aynı zamanda siyasi bir karar olan imam hatiplerin acısı meslek liselerine çektirilmektedir. Ancak görüyorum ki neredeyse sayısı yüzlere varmayan meslek liseli ancak hakkını savunuyor. Bunun yanında neredeyse tüm imam hatip mezunu arkadaşlar sahneye çıkıyor.  

Evet, bakınız bizler Türkiye'nin ara teknik eleman açığını kapatmak bu anlamda üretimi daha kaliteli ve uluslararası standartlara getirmek için kalifiye insanlar yetiştirme derdinde olan teknik eğitim veren teknik öğretmenlerken bugün gelinen konumda atanamaz olmuşuz. Bakınız yapı alanında kaç tane yetişmiş insan var soruyorum arkadaşlar. Ya doğudan gelmiş vasıfsız, hayatında bir kaç tuğla örmüş insanlar bu alanda çalışırlar ya da işsiz kalmış insanların ekmek kapısıdır yapı sektörü. Ancak Avrupa’da ya da uluslararası standartları yakalamış ülkelerde durum tam tersinedir. Ve sonra bu teknik eleman azlığından kaliteli yapılar yerine sorunlu yapılar oluşmakta ve bu eğitimsiz insanların müteahhit olmaları durumunda daha da büyük vahametler ortaya çıkmaktadır. 

Az önce belirttiğim gibi, gerek Türk Eğitim Sendikaları olarak bu konuda fikir geliştirebilecek yeni projeler ortaya koyabilecek ekipler oluşturulmalı, gerekse de bu konuda mağdur olan atanamayan arkadaşlar tarafından projeler ve yeni yasa önergeleri düzenlenmeli. Bakanlıkla diyaloglar geliştirilip çalışmalara hız kazandırılmalı. Bu işler sadece eylemle değil bizler birey bilinci ile devletin birer parçası olarak kendimizi görüp sorunun bizim sorunumuz olduğunu kavrayıp konuya sahip çıkarak, çözümcü bir mantıkla bizzat uygulama yönünde fikirlerimizi hayata geçirmeliyiz. Gerekirse öğretmenlerimiz için yeni girişim alanları geliştirip bakanlıkla bunları ortaya koymalı ve bu noktada projeler geliştirip çeşitli fonlardan destek alarak yeni atanamayan arkadaşlarımıza da istihdam imkanının yanı sıra halkımızın eğitimsiz kalan kısmının da bir an önce eğitim hayatına katılmasını teşvik etmeliyiz.  

Benim iki yıl kadar önce Yapı Öğretmenliği mezunu olup atanamayan başarılı arkadaşlarıma yönelik Yapı Eğitim Merkezi Projem vardı. Bunu üniversite bünyesinde uygulayıp orada direkt istihdam ortamı üretecek aynı zamanda şu an hali hazırda çalışan inşaat elemanlarının eğitimini sağlayacaktık. İşte tüm arkadaşlarımdan da bu tür girişimleri ve daha fazlasını bekliyorum ve eminim ki daha iyilerini yapacaklardır. Karamsarlık Atatürk'ün öğretmenlerine hiç bir zaman yakışmadı yakışmayacak ta. Mesleğinizin ulviyetini ubudiyetini her zaman taşıyınız değerli arkadaşlar. Çünkü sizler Türkiye'nin geleceği ve aydınlığı olacaksınız. İster bu işi dört duvar arasında bir maaşla yapın ister dört duvarı olmayan herhangi bir yerde olun. Adınızı öğretmen olarak yansıttığınız anda sizden parlayan o ışık eminim ki birçok Türk Gencinin ilelebet aydınlatacak ve ülkemizi en güzel yarınlara taşıyacaktır. Hepinize yürekten inanıyor ve yapacağınız Türkiye Cumhuriyeti adına aydınlık ve geleceği tevelli eden, bu ülke bizim koruyacak kurtaracak ta, ilerletecek te bizleriz şiarıyla tüm çalışmalarda maddi manevi her zaman yanınızda olduğumu bildirirken Mustafa Kemal Atatürk'ün şu veciz sözüyle sözlerimi bağlamak istiyorum: 

Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.”


  2005-2009 © indigodergisi.com


  Dergimizi kaynak gostererek alinti yapabilirsiniz.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ümit Öder, 1980, Lüleburgaz doğumlu. 2000 yılı İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümü, 2002 Anadolu Üniversitesi Açıköğretim İşletme Fakültesi ve 2008 Trakya Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Yapı Öğretmenliği mezunu. Detaylı Bilgi


E-posta: umitoder@hotmail.com  

Web: http://www.yurteli.com.tr.tc

Web: http://site.mynet.com/umitoder/umitoder


+ Yorum yapmak için tıklayın


 Facebook'ta Paylaş


  Yazara Ait Son Yazılar

 

•  Öğretmenlerimizin Atanamamasının Çözümleri

•  Seçilme Yaşının 25’ Çekilmesi ve "Gençlerin Milleti Temsil Yeteneği" Kazanması

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Blog | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik