|
Yazar:
Ümit Öder
‖
Sayı 43 | Kategori:
Yaşam |
01 Nisan 2009 09:00 UTC+2
Öğretmenlerimizin
Atanamamasının Çözümleri
Atamaların en yok olanında; Yapı Öğretmenliği
mezunu olarak yazıyorum. Ancak Türkiye'de bir şeyleri zorlamanın
ve girişimciliğin gerekliliğine inanıyorum.
Arkadaşlar,
sadece atanınca iş bitmiyor. Atandıktan sonra da iyi birer
öğretmen olma yolunda savaş var bence. Evet ülkenin aldığı
yanlış kararlar malum ancak atanan öğretmen arkadaşlara da
baktığımda durumun içler acısı olduğunu görmekteyim. Bizim
mesleğimiz herhangi bir teknik alan çalışması gibi değil. Bizler
insan yetiştiriyoruz; bu noktada da o kadar az öğretmen
arkadaşımın rehberlik bilgisine sahip olduğunu görüyorum ki, bu
beni daha da üzüyor. Bununla birlikte, hükümetin bu noktada
siyasi kararlarla atama yapması daha derinden yaralıyor beni.
Hatta birçok lisans mezunu arkadaşımın çok cüzi ücretlerle vekil
öğretmen veya ücretli öğretmen adı altında çalıştırılması da bu
işin bir başka yönü. Bu arada bazılarını da görüyorum; emekli
olup bu milli eğitim sisteminde çarkın bir parçası olmayı
bırakın, eğitimi bir rant olarak görme çabası da mevcut.
Türkiyemiz’de eğitime ciddi anlamda sahip çıkıp pürüzleri
temizlememiz gerekiyor. İyi politikalar oluşturmalı, yeni
projeler ortaya koymalıyız. Bakın mesleki eğitimde şu an durum
içler acısıdır. Dershanecilik sisteminin mağduriyetlerini bugün
meslek liseleri yaşamaktadır ve aynı zamanda siyasi bir karar
olan imam hatiplerin acısı meslek liselerine çektirilmektedir.
Ancak görüyorum ki neredeyse sayısı yüzlere varmayan meslek
liseli ancak hakkını savunuyor. Bunun yanında neredeyse tüm imam
hatip mezunu arkadaşlar sahneye çıkıyor.
Evet, bakınız bizler Türkiye'nin ara teknik eleman açığını
kapatmak bu anlamda üretimi daha kaliteli ve uluslararası
standartlara getirmek için kalifiye insanlar yetiştirme derdinde
olan teknik eğitim veren teknik öğretmenlerken bugün gelinen
konumda atanamaz olmuşuz. Bakınız yapı alanında kaç tane
yetişmiş insan var soruyorum arkadaşlar. Ya doğudan gelmiş
vasıfsız, hayatında bir kaç tuğla örmüş insanlar bu alanda
çalışırlar ya da işsiz kalmış insanların ekmek kapısıdır yapı
sektörü. Ancak Avrupa’da ya da uluslararası standartları
yakalamış ülkelerde durum tam tersinedir. Ve sonra bu teknik
eleman azlığından kaliteli yapılar yerine sorunlu yapılar
oluşmakta ve bu eğitimsiz insanların müteahhit olmaları
durumunda daha da büyük vahametler ortaya çıkmaktadır.
Az
önce belirttiğim gibi, gerek Türk Eğitim Sendikaları olarak bu
konuda fikir geliştirebilecek yeni projeler ortaya koyabilecek
ekipler oluşturulmalı, gerekse de bu konuda mağdur olan
atanamayan arkadaşlar tarafından projeler ve yeni yasa
önergeleri düzenlenmeli. Bakanlıkla diyaloglar geliştirilip
çalışmalara hız kazandırılmalı. Bu işler sadece eylemle değil
bizler birey bilinci ile devletin birer parçası olarak kendimizi
görüp sorunun bizim sorunumuz olduğunu kavrayıp konuya sahip
çıkarak, çözümcü bir mantıkla bizzat uygulama yönünde
fikirlerimizi hayata geçirmeliyiz. Gerekirse öğretmenlerimiz
için yeni girişim alanları geliştirip bakanlıkla bunları ortaya
koymalı ve bu noktada projeler geliştirip çeşitli fonlardan
destek alarak yeni atanamayan arkadaşlarımıza da istihdam
imkanının yanı sıra halkımızın eğitimsiz kalan kısmının da bir
an önce eğitim hayatına katılmasını teşvik etmeliyiz.
Benim iki yıl kadar önce Yapı Öğretmenliği mezunu olup
atanamayan başarılı arkadaşlarıma yönelik Yapı Eğitim Merkezi
Projem vardı. Bunu üniversite bünyesinde uygulayıp orada direkt
istihdam ortamı üretecek aynı zamanda şu an hali hazırda çalışan
inşaat elemanlarının eğitimini sağlayacaktık. İşte tüm
arkadaşlarımdan da bu tür girişimleri ve daha fazlasını
bekliyorum ve eminim ki daha iyilerini yapacaklardır.
Karamsarlık Atatürk'ün öğretmenlerine hiç bir zaman yakışmadı
yakışmayacak ta. Mesleğinizin ulviyetini ubudiyetini her zaman
taşıyınız değerli arkadaşlar. Çünkü sizler Türkiye'nin geleceği
ve aydınlığı olacaksınız. İster bu işi dört duvar arasında bir
maaşla yapın ister dört duvarı olmayan herhangi bir yerde olun.
Adınızı öğretmen olarak yansıttığınız anda sizden parlayan o
ışık eminim ki birçok Türk Gencinin ilelebet aydınlatacak ve
ülkemizi en güzel yarınlara taşıyacaktır. Hepinize yürekten
inanıyor ve yapacağınız Türkiye Cumhuriyeti adına aydınlık ve
geleceği tevelli eden, bu ülke bizim koruyacak kurtaracak ta,
ilerletecek te bizleriz şiarıyla tüm çalışmalarda maddi manevi
her zaman yanınızda olduğumu bildirirken Mustafa Kemal
Atatürk'ün şu veciz sözüyle sözlerimi bağlamak istiyorum:

Mualimler!
Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler
yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin
kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip
bulunacaktır.
(Atatürk)
|
|
INDIGO
©
2005
http://indigodergisi.com
|
Son güncelleme:
24 Kasım 2011 20:25 |
|
|
Telif
ve kopyalama:
Bu
içerik,
sayfa linki
ve yazar ismi 'kaynak gösterilmek' suretiyle
yayımlandığı
tarihten '1 ay sonra' başka mecralarda kullanılabilir.
Ticari alıntılar için tarafımızdan izin
alınması yasal zorunluluktur.
Sayfa
linki içermeyen alıntılar veya bozuk (kırık)
linkler, telif ve kopyalama
kuralı
ihlaline neden olmaktadır.
Emeğe saygı amacıyla yazının bütünü kopyalamak yerine
yazı linkinin, Facebook gibi sosyal medya alanlarında paylaşılmasını
rica ediyoruz.
Telif ve Kopyalama Kuralları
|
İletişim:
indigo@indigodergisi.com |
|