|
Haber:
Saffet Güler
|
Bilim Haberleri,
NASA
-
12 Nisan
2009 TSİ
21:15
Derin Solar Minimum
NASA: 2008 düşüş yılıydı.
Yılın 366 gününün 266’sında hiçbir güneş lekesi gözlenmedi (%73). Bunun daha
fazlasının olduğu bir yılı bulmak için 1913’e geri gitmelisiniz, o yıl 311
gün, güneş lekesi olmadı. Bu rakamların kışkırttığı bazı gözlemciler güneş
döngüsün 2008’de dibe vurduğunu ileri sürdüler.

1 Nisan 2009: Güneş
lekesi döngüsü biraz borsa gibi davranıyor. En dibe vurduğunu
düşündüğünüzde, daha da aşağıya iniyor.
Belki de vurmamıştır. 2009’un
güneş lekesi sayısı daha da aşağıya düştü. 31 Mart itibarıyla, yılın 90
gününün 78’inde güneş lekesi yoktu (%87).
Bu, kaçınılmaz bir sonuca
ekleme yapıyor: Goddard Uzay Uçuş Merkezinden güneş fizikçisi Dean Pesnell,
“Çok derin bir solar minimum deneyimliyoruz” diyor.
Marshall Uzay Uçuş Merkezinden
güneş lekesi uzmanı David Hathaway, “Bu, neredeyse bir yüzyıldır gördüğümüz
en sessiz güneş.” diyerek buna katılıyor.

Yukarıda: 1995’ten günümüze kadar güneş lekesi döngüsü. Sivri uçlu
eğriler gerçek güneş lekesi sayılarını belirtiyor. Düz eğriler verilere
uyuyor ve gelecek aktivitenin tahminci öngörüleridir. David Hathaway, NASA/MSFC
Sessiz güneşler 11 yılda bir
ortaya çıkıyor. Bu, güneş lekesi döngüsünün doğal bir parçasıdır, Alman
astronom Heinrich Schwabe tarafından 1800’lerin ortalarında keşfedildi.
Güneş lekeleri güneşin yüzeyindeki gezegen boyutundaki manyetizm adalarıdır;
bu lekeler güneş patlamalarının, koronal kitlesel püskürmelerin ve yoğun UV
(mor ötesi) radyasyonun kaynaklarıdır. Schwabe güneş lekesi sayılarını
haritalayarak, güneş aktivitesinin zirvelerini her zaman göreli bir sakinlik
çukurunun izlediğini gördü – 200 yıldan fazladır geçerli olan bir saat
mekanizması modeli.
Şu andaki solar minimum bu
modelin bir parçasıdır. Aslında, tam zamanındadır. “Beklendiği gibi biraz
sessiz – ve işte burada” diyor Pesnell.
Ancak onun bu kadar sessiz
olması bekleniyor muydu? 2008’de, güneş aşağıdaki kayıtları verdi:
Solar
rüzgar basıncında 50 yıldaki en düşük değer:
Ulysses uzay aracı tarafından
alınan ölçümler 1990 ların ortalarından bu yana güneş rüzgar basıncında %20
lik bir düşüşü ortaya koydu – 1960’larda bu ölçümlerin başlamasından bu yana
en düşük nokta. Solar rüzgar, galaktik kozmik ışınların iç güneş sisteminin
dışında tutulmasına yardımcı olur. Solar rüzgarın zayıflamasıyla, daha fazla
kozmik ışının girmesine izin veriliyor, bu da astronotlar için sağlık
risklerinde artışla sonuçlanıyor. Daha zayıf solar rüzgar ayrıca Dünya’da
daha az joemanyetik fırtınalar ve auroralar anlamına geliyor.
Güneş
“parlaklığında” 12 – yıllık en düşük değer:
Birçok NASA uzay aracı
tarafından yapılan dikkatli ölçümler, 1996’daki solar minimumdan bu yana
güneşin parlaklığının görünür dalga uzunluğunda %0.02, aşırı UV
dalgaboylarında %6 azaldığını gösteriyor. Şimdiye kadar olan değişiklikler,
küresel ısınmanın rotasını tersine çevirmeye yeterli değil, ancak bazı diğer
önemli yan etkileri var: Dünya’nın üst atmosferi güneş tarafından daha az
ısıtılıyor ve bundan dolayı daha az “şişiyor”. Alt Dünya yörüngesindeki
uydular daha az atmosferik sürüklenme deneyimliyor, bu da onların operasyon
ömürlerini uzatıyor. Ne yazık ki, uzay çöpleri Dünya yörüngesinde daha uzun
süre kalıyor, bunların uzay araçlarına ve uydularına verdiği zararı
artırıyor.

Yukarıda: Toplam güneş parlaklığının ölçümleri (Parlaklık tüm
dalgaboylarından toplandı). C. Fröhlich’in araştırmasından alınan bu grafik
2008 Sonbaharındaki AGU toplantısında, “Solar Minimum Nedir ve neden Dikkat
Etmeliyiz” isimli konferans sırasında Dean Pesnell tarafından gösterildi.
Solar
radyo emisyonlarında 55 – yılın en düşük değeri:
2'nci
Dünya Savaşından sonra, astronomlar radyo dalgaboylarında güneşin
parlaklığının kayıtlarını tutmaya başladılar. Kayıtlar 1950’lerin başına
kadar uzanıyor. Radyo teleskopları şimdi 1955’den bu yana en belirsiz “radyo
güneşi” kaydediyor. Bazı araştırmacılar, radyo emisyonlarının azalmasının
güneşin küresel manyetik alanındaki zayıflamanın göstergesi olduğuna
inanıyor. Ancak, bu uzun zamandır gözlenen radyo emisyonlarının kaynağı tam
olarak anlaşılmadığından hiç kimse emin değil.
Tüm bu azalmalar, devam
etmekte olan solar minimumun “olağandışı, garip”, “aşırı” veya sadece olağan
dışı bir şekilde yoğun solar maksimum dizisini izleyen gecikmiş “pazar
ayarlaması/düzeltmesi” olup olmadığı ile ilgili bir tartışmayı ateşledi.
Hathaway şöyle ekliyor,
“1950’lerde Uzay Çağının başlamasından bu yana, güneş aktivitesi genel
olarak yüksek oldu. Kayıtlardaki on adet en şiddetli güneş döngüsünün beşi
tanesi son 50 yılda gerçekleşti. Bu tür derin sakinliğe alışık değiliz.”
Derin sakinlik yüzyıl önce
epeyce olağandı. Örneğin, 1901 ve 1913’ün solar minimumu şu anda
beklediğimizden çok daha uzundu. Bu minimumları derinlik ve uzunluk
açısından karşılaştırırsak, şu andaki minimum en azından bir yıl daha devam
etmek zorunda.
‘Bir bakıma, sakinlik heyecan
verici’ diyor Pesnell. “Çünkü tarihte ilk kez, derin bir solar minimumun
gerçekte neye benzediğini göreceğiz.” Solar ve Heliosferik Gözlem (SOHO),
ikiz STEREO uzay roketleri, beş adet THEMIS uzay roketi, Hinode, ACE, Wind,
TRACE, AIM, TIMED, Geotail ve diğerlerini kapsayan bir uzay aracı filosu,
100 yıl önce mevcut olmayan teknolojiyi kullanarak haftanın her günü 24 saat
boyunca güneşi ve onun Dünyaya etkilerini araştırıyor. Bunların solar
rüzgar, kozmik ışınlar, parlaklık ve manyetik alan ölçümleri, solar
minimumun herhangi birinin umduğundan çok daha ilginç ve derin olduğunu
gösteriyor.
Yanda:
Bir sanatçının NASA’nın Solar Dinamikler Gözlemevi konsepti. İleri
sensörlerle dolu olan “SDO”nun bu yıl fırlatılmasına karar verildi, devam
eden solar minimumu incelemek için mükemmel zamanlama.
Ancak, modern teknoloji bundan
sonra gelecek olanları tahmin edemiyor. Düzinelerce üst seviye güneş
fizikçilerinin rekabet eden modelleri, bu solar minimumun ne zaman sona
ereceği ve sonraki solar maksimumun ne kadar büyük olacağı ile ilgili olarak
bazen keskin şekilde uyuşmamaktadır. Pesnell bilimsel literatürü inceledi ve
kehanetlerin aralığını gösteren bir “piyano grafik” hazırladı. Büyük
belirsizlik tek bir basit gerçekten geliyor: Hiç kimse güneş lekesi
döngüsünün temelindeki fiziği anlamıyor.
Pesnell güneş lekesi
sayılarının yakında “muhtemelen bu yılın sonuna kadar”, tekrar
yükseleceğine, bunu 2012 veya 2013’te ortalamanın altında bir yoğunlukla bir
solar maksimumun izleyeceğine inanıyor.
Ama diğer tahminciler gibi, o
da yanılabileceğini biliyor.
|